Almodovar Teoremi - Antoni Casas Ros | Kitap Yorumu

16 Haziran 2018 Cumartesi

16180223
Kitabın Adı: Almodovar Teoremi 
Orjinal Adı: Le théorème d'Almodovar
Yazarın Adı: Antoni Casos Ros
Yayınevi: Sel Yayıncılık 

Bir gece aniden yola fırlayan bir geyik, korkunç bir trafik kazası, kazada ölen bir sevgili, yok olan bir yüz, uçup giden hayaller, yalnız, düşünerek geçirilen yıllar ve aşkla, cinsellikle, edebiyatla yeniden, yepyeni bir hayat... Hayatını internetten matematik dersleri vererek devam ettiren Antoni Casas film yapacağını hayal eder. Gerçekle gerçeküstü, kurmacayla otobiyografik olanın arasındaki çizgiler yavaş yavaş silinir. Almodovar'ın "yüzü olmayan adama" en güzel hediyesi ise genç transseksüel Lisa'dır. Bir yandan edebiyat, bir yandan aşk, inzivaya çekilmiş yazarı "başka bir şenliğe" çağırır. İçinde yaşadığımız dünyaya dışarıdan, çekildiği inzivadan bakan yazarın gözlemleri ise oldukça çarpıcı. Yüzün, şeklin, görünüşün her şey olduğu bir dünyada, Almadovar Teoremi "çirkinliği güzelliğe çeviren bakışın gücü" üzerine kurulu.

Otobiyografiyle kurmacanın, edebiyatla sinemanın, matematikle şiirin, fizikle müziğin, Newton'la Almadovar'ın iç içe geçtiği Almadovar Teoremi, 2008'de İspanya'da en iyi roman seçildi.  

MERHABALAR!
  Öncelikle küçükten büyüğe hepimizin Ramazan Bayramı mübarek olsun! Umarım hepimiz güzel bir bayram geçiriyorsunuzdur.Ben de size bayram şekeri ikram edemediğim için düşündüm ki sizinle okuyup beğendiğim bir kitabı paylaşabilirim.Yine geç paylaşsam da (martta okuyup bitirmiştim) en azından her yorumu girmeye çalışıyorum.Kendimi de böyle avutabiliyorum arkadaşlar ne yapalım...
  Bursa kitap fuarı videomda bahsetmiştim,Sel Yayıncılıktan bu sene çok fazla kitap aldım.İçlerinden biri de Antoni Casos Ros'un yazdığı Almodovar Teoremi'ydi.Antoni Casos Ros'tan aldığım tek kitap bu da değil.Diğer kitaplarını da satın alma fırsatına eriştim.İnşallah onları da okuyup yorumlayacağım.

  Yaşadığı trafik kazasından sonra matematik kariyerine son verip yazar olan Antoni Casas Ros'un ilk romanı Almodovar Teoremi.Bu kitabın 2008 yılında İspanya da en iyi roman seçilmesinin ardından başka dillere de çevrilmiş ve yazar başarılı olduğunu anlayınca Enigma ve Son Devrimin Güncesi ile yazılarını yayınlatmaya devam etmiş.Şimdilik Türkçe'ye çevrilmiş üç kitabı var fakat Sel Yayıncılık'ın listesinde olan bir kitapları daha varmış.
  Almodovar Teoremi ise roman olmasına rağmen çok ince (yüz küsür sayfa) ve de hikaye ile deneme tarzının karışımı ile yazılmış.Kitabı okurken sayfaları çevirirken farklılığını,yazarın düşüncelerinin eşsizliğini hissediyorsunuz.Almodovar Teoremi Antoni Casas Ros'un yaşadığı trafik kazasını,çocukluğunu ve yaşamının değişik evrelerini anlatıyor.Az önce dediğim hikaye ile deneme tarzına böylelikle bir de biyografi eklenmiş oluyor.
  Yazarın hayatını açık açık okumakla birlikte,kurgusal öğeler de okuyoruz kitabın içinde,en azından bana öyle gelmişti.Doğruluğunu ve de yanlışlığını bilemiyorum.Yine de Antoni Casas Ros'un nasıl trafik kazası geçirdiğini,nasıl tüm hayatının yıkıldığını,annesiyle babasının o küçük yaştayken boşanmasını ve böylelikle İtalya'ya nasıl taşındıklarını ve hayata küsmesiyle,hayatla barışmasını anlatıyor.

 Açıkçası ben okurken kitabı çok sevdim.Dilinin hem yalınlığı hem de Antoni Casas Ros'un düşünceleri,anlatım tarzı beni etkiledi.Bir insanın yaşamı böylesine trajikken,onun hayata çoğu insandan farklı ilerlemesi de ilgimi çekti.Diğer yandan kitap bende,beni huzursuz eden,adını koyamadığım hisler de uyandırdı.Yine de sonunda,bitirdiğim de aklımdaki düşünceleri huzursuzluğu soru işaretleriyle değiştirmeyi başardı Antoni Casos Ros.Bence bir yazarda aranması gereken önemli özelliklerden biri de bu,duygularınızı değiştirebilmeleri.
  Demem o ki Almodovar Teoremi günümüzde okuduğunuz çoğu kitaptan daha eşsiz bir kitap.Yanlış anlamayın kesinlikle diğer kitaplara kötü söz söylemiyorum.Fakat bu kitap sizi düşündürüp,sizin duygularınızı değiştirebiliyor.Anlayacağınız benim kitap okumayı sevmemdeki temel taşları bana geri veriyor.
  Eh benim bu günlük söyleyeceklerim bu kadardı.Sizin kitapla ilgili düşünceleriniz neler? Kitaplığınızda bekliyor mu Almodovar Teoremi? Yahut almayı,okumayı düşündünüz mü bu yorumdan sonra? 

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Görme Biçimleri - John Berger | Kitap Yorumu

12 Haziran 2018 Salı


13104221


Kitabın Adı: Görme Biçimleri
Orjinal Adı: Ways of Seeing
Yazarın Adı: John Berger
Yayınevi: Metis Yayınları

Görme konuşmadan önce gelmiştir. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrenir. Ne var ki başka bir anlamda da görme sözcüklerden önce gelmiştir. Bizi çevreleyen dünyada kendi yerimizi görerek bulunuruz. Bu dünyayı sözcüklerle anlatırız ama sözcükler dünyayla çevrelenmiş olmamızı hiçbir zaman değiştiremez. Her akşam güneşin batışını görürüz. Dünyanın güneşe arkasını dönmekte olduğunu biliriz. Ne var ki bu bilgi, bu açıklama gördüklerimize uymaz hiçbir zaman.

MERHABALAR!

Bu gün sizlerle senenin başında okuduğum,normal okumalarımdan değişik Çağdaş Sanat dersim için okuduğum bir kitapla karşınızdayım; Görme Biçimleri.
Umuyorum ki bu günkü yazımla sizi Çağdaş Sanat'a ya da Antik Çağ Sanat'ına bir adım daha yaklaştırabilir ve ilginizi çekerek sizi benim işimin gözönünden olan kısmına odaklayabilirim.Sanat tarihinde,yayınladığı bir çok kitabıyla adını yazmıştır olan John Berger Görme Biçimleri kitabıyla BBC'nin bir serisini kitap halinde getirmiş.Hatta seriyi izlemek isteyenler için de linkini buraya bırakayım.Kısa,minicik sizi sıkmayacağını düşündüğüm hatta aydınlatacak bir seriyi izlemenizi tavsiye ederim.

Yedi bölümden oluşan kitabın üç bölümünde daha çok görseller üzerinde durulmuş,kitabın içinde açıklama ile konulan görseller incelemeye tabi tutulmuşlar,ki bu benim en sevdiğim özelliklerinden biri oldu kitabın.Dediğim gibi yedi bölümden oluşan Görme Biçimleri  daha çok makalelerin toplamından oluştuğu için bazı bölümlerde sıkıcı olabiliyor.Özellikle ilgi alanınız değilse biraz gözleriniz başka kitaplara kayabilir.Yine de tüm kitabı heba etmeyip en azından ilginizi çekecek bölümlere (özellikle altıncı ve yedinci bölümü öneriyorum,reklamcılığın ve sanatın iç içe geçmesini anlatan bir bölüm) bakmanızı tavsiye ederim.

Birinci bölümde "Work of ART" adı altında sanatın ticari olarak satılması ve öyle görülmesi tartışılmış.Sanat eserlerinin ticari olarak "satılmalarının" ne kadar doğru olduğu ve bunun üzerinde birinci bölümdeki yazarımızın kendisiyle olan tartışma niteliğinde yazılmış bir bölüm okuyoruz.
İkinci ve üçüncü bölümlerde ise "kadının" sanata etkisini ele alınmış versiyonu çıkıyor karşımıza.Sadece kadınların bir görsel öğe olarak kullanılması da değil,kadınların çıplaklığı ve sanatlarında kadınları çıplak olarak resmeden sanatların amaçlarını,göstermek istediklerini ve anlatmak istediklerini anlatıyor bu bölümlerdeki yazarımız.
Ardından yağlı boyayla ilgili bölüme geçiyoruz.Yağlı boyanın yükselen çağda elitlerin elinde bir zenginlik göstergesi olmasını ve bunun tabiriyle,amaçlarıyla bu bölümdeki yazarın düşünceleri karşımıza çıkıyor.
Ve yavaş yavaş sonlara doğru altıncı ve yedinci bölümde dijital dünyada,sosyal medyanın yahut reklamların sanatı nasıl kullandıklarını,nasıl kopyalarını ve bunu bize nasıl belli ettirerek,belli ettirmeyerek yaptıklarını okuyoruz.Kısacası geçmişten günümüze  eğlenceli bir eleştirme söz konusu kitap boyunca.

WAYS OF SEEING by John Berger
Goodreadsten bir okuyucudan alınmış kitabın haritasıdır.

Kitabın içeriğini anlattım size kısacık bir de kapak hakkında konuşalım ne dersiniz? Kapak aslında Rene Magritte adında bir sanatçının Key of Dreams (Rüyaların Anahtarı) adlı tablosudur.Rene Magritte aslında sanatında gerçeği olduğu gibi yansıtmayı kendine ilke edinmiş olan bir sanatçıdır.Tabii bazı tablolarında gerçekle,hayali karıştırdığı da olmuştur.

Related image
Rene Magritte - Key of Dreams (Rüyaların Anahtarı)

Tabloya bakıldığında ise hepsinde birer nesne ve altlarında ise açıklamalar bulunmaktadır.Bu nesnelerin isimlerinin yazdığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.Sanatçının Fransızca yazdığı kelimeler tabloda gördüğümüz nesneden farklı anlamlar taşıyan kelimeler örneğin cam bardağın altında yazan portakal kelimesi gibi.Yahut bir bayan ayakkabısının ay olarak yazılmış olması gibi.Bu kelimeleri bazıları ise Rene Magritte'in rüyaları yorumlanın kendi versiyonu olduğunu söylerler.Mesela rüyanızda birini ölü olarak ya da ölüyor gördüğünüzde o kişinin ömrünün uzaması gibi,ki bu da Rene Magritte'in zekasının bir yansımasıdır.

Kitap benim bazı noktalarda bilmediğim yerlere değindiği için ve ilgi alanıma girdiği için de gayet hoşuma giderek okudum.Yine de benim bile okumam uzun sürdü.Fakat bunun sebebi içime sindirerek,her bölümü aklımda daha da anlamlandırarak okuduğum içinde olabilir.
Uzun uzun yazdığım bu yorumu umarım beğenmişsinizdir! Elimden geldiğince bilgilendirici,yönlendirici ve doğru yazmaya çalıştım.Fakat hatalarım olduysa affola,yalnız unutmayın benim yazım kitabın içindeki yazılar gibi bir makale yazısı değil,olamaz da zaten.Ben burada sadece sizinle görüşlerimi ve bilgimi paylaştım,özellikle de ilgimi çeken bir kitabı.
Yazımı umarım beğenmişsinizdir!

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Mim: Kitaplar Kalbimden Vurur

7 Haziran 2018 Perşembe

MERHABALAR!

  Geçen günlerde Eslem'le konuşurken beni mimlediğini söyledi.O gün bu gündür -aradan bir gün geçti sadece- mimi merak edip yapmak istiyordum.Ayrıca bloglarla ilgili en sevdiğim yazılardan biri de mim yazıları.Hem okumayı hem de yazmayı seviyorum,bana kalırsa gayet eğlenceli oluyorlar ve takip ettiğimiz blogları daha yakından tanıma şansı veriyorlar.
  Bu seferki mimimiz kitaplar ile ilgili,Eslem'in cevaplarını okurken soruları bayağı beğendim.Şimdi benim cevaplarımda sıra; 

-Okumayı size sevdiren ne oldu?

Aslında ben okumayı beşinci sınıftan sonra hatta ortaokula altıncı sınıfa geçince sevmeye başladım.Hatta çok iyi hatırlıyorum dördüncü sınıfta öğretmenimiz yaz tatilinde on beş kitap özeti vermişti ve sınıfta yapamayan sayılı öğrencilerden biriydim.On beş tatile yirmi tane kitap özeti verdiğinde ise -ceza olarak- yine okuyamamıştım,farklı bir ceza vermişti.Fakat ben altıncı sınıftayken Alacakaranlık serisi çıktı ve o zamana kadar okuduğum kitaplar (Karınca mişi,Lara deniz kızı lagününde) hafızamdan silinip bu mükemmel seriye gözüm kapalı başladım.O gün bu gündür kitap okumayı seviyorum ve elimden geldiğince de okumaya çalışıyorum.

-Hiç bir kitabı sayfalarını çevirerek biriyle okudunuz mu?

Annemin dediğine göre küçükken bize kitap okurmuş,büyük ihtimalle de okuyordu.Ben de takip ediyormuşumdur diye düşünüyorum.Tabii yine de bilemeyeceğiz.Çünkü bu konu hakkında bir şey hatırlamıyorum.O yüzden diyeceğim ki;hayır.

-Yolculuğa giderken yanınıza kaç kitap alırsınız?

Biliyorum çok illet bir cevap olacak ama almam.Yanımda kitap taşımıyorum,eğer ince değilse.Mesela şöyle söyleyim Almanya'ya giderken bir kitap bile almamıştım yanıma,ki orada altı ay kaldım.Oradan kitap satın aldım ama o ayrı konu.Onun dışında kısa seyahatlerim için ya da başka seyahatler için yanıma kitap almayı değilde telefonuma ve laptobuma bir süürüü e-book/e-kitap indirmeyi tercih ediyorum.Ama cidden çok fazla,mesela otuz kitap falan.Çünkü benim ruh halim hiç belli olmuyor ve kitapları ruh halime göre okumayı seviyorum.

-Kitapları renklerine göre mi, alfabeye göre mi sıralarsınız?

Bu sorunun cevabına da ruh halime göre diyeceğim.Kitaplığımı sık sık olmasa da belirli aralıklarla o zamanki ruh halime göre düzenliyorum.Ve bu düzenleme de hep farklı şekiller de oluyor ama genellikle yayınevine göre düzenliyorum.

-Okurken size eşlik edecek bir hayvan ister miydiniz?

Sanırım hem evet hem hayır.Eğer hayvan seçmem gerekirse kesinlikle kedi derdim,sevmesi çok hoş olabilir.Ama yine de yanımda sevdiğim bir insan olsa daha güzel olabilir.Bazen sesli şekilde sevdiğim insanlara kitap okumayı seviyorum,hoş oluyor.

-Bookstagram olarak kendi stilinizi oluşturduğunuzu düşünüyor musunuz?

Hem evet hem de hayır yine.Bir yandan ruhum diyor ki evet,bir yandan başka hesaplara bakıyorum ve hayır diyorum.Amaan zaten öyle işlerde benim canım sıkılıyor.

Benim cevaplarım bu şekildeydi.Kimleri mimleyeceğimi bilemedim,o yüzden bu mimi yapmak isteyen herkes benden görüp yapsın diyorum.


BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

#şusıralar | filmler,diziler,kitaplar | Mayıs

5 Haziran 2018 Salı



MERHABALAR!
Çok geçmeden sizinle sık sık paylaşmaya çalıştığım ve genellikle ay sonu raporu şeklinde yayınladığım #şusıralar yazımın Mayıs yazısını yazmaya geldim.Bence mayıs ayı benim için her açıdan verimli bir ay oldu.Finallerim bitti ve finallerimin bitişiyle artık resmi olarak üniversite üçüncü sınıfımda bitmiş oldu.Dahası mayıs ayında normalde okuduğumdan daha fazla kitap okudum (normalde bir ayda iki kitap okurken bu ay beş kitap okuyabildim).Üstüne bir de aşırı film,dizi izlememi eklerseniz,ki bence dozları gayet iyi, mayıs ayını verimli olarak sayabiliriz.Normalde sizinle okuduğum kitapları bu yazıda paylaşmıyordum.Ama bu sefer normalden daha fazlalar diye paylaşmak istedim.Hala bir kitap blogu olduğum içinde kitapların ayrı ayrı şekilde yorumları gelicek.Sadece enerjimin gelmesini bekliyorum.

Kitapların yorumunu blogumda yazdıktan sonra tıklanabilir link şeklinde ekleyeceğim.Bu yazım normal yazılarımdan farklı olduğunun farkındayım.Uzun uzadıya yorumlarımı bu sefer yazamayacağım.Fakat umarım bir dahakine yazabilirim.

KİTAPLAR

-Jane Eyre - Charlotte Bront (605 sayfa)

-Kabuk Adam - Aslı Erdoğan (155 sayfa)

-Çavdar Tarlasında Çocuklar - J.D.Salinger (198 sayfa)

-Buzkentteki En Soğuk Kız - Holly Black (445 sayfa)

-Sevgili - Marguerite Duras (95 sayfa)

FİLMLER



-The Book of Henry | Film

-Unutursam Fısılda | Film

-Avengers Infinity War | Film | 2 Kere izlendi

-Game Night | Film | 12/05/2018

-Ready Player One | Film

-Suburban Girl | Film

-Jane Eyre (2011 versiyonu) | Film

-Blair Cadısı | Film

-The Hitmans Bodyguard | Film


DİZİLER

-UnREAL 1.sezon&2.sezon (toplam 20 bölüm)

-Young Sheldon 21.Bölüm

-Patrick Melrose (İlk üç bölüm)

-13 Reasons Why I Dead | 2.Sezon (10 Bölüm)

-Wok of Love | KDrama | (16 Bölüm)



BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Bir Başka Mavi - Amy Harmon | Kitap Yorumu

4 Haziran 2018 Pazartesi

27071231
Kitabın Adı: Bir başka mavi 
Orjinal Adı: A different Blue
Yazarın Adı: Amy Harmon 
Yayınevi: Yabancı Yayınları

TERSYÜZ’ün yazarından, hiç kimsenin "birisi" olmasının... alışılmadık bir dostluğun, umudun iyileşmeye ve kefaretin aşka dönüşmesinin hikâyesi.
Blue Echohawk kim olduğunu bilmiyordu. Gerçek adından ya da doğum gününden bihaberdi. İki yaşında terk edilmiş, bir başıboş tarafından büyütülmüş ve on yaşına kadar okul yüzü dahi görmemişti. On dokuz yaşına geldiğinde, yaşıtları üniversiteye ya da yeni hayatlarına doğru giderken, Blue hâlâ lise son sınıftaydı. Annesiz, babasız, inançsız ve geleceksiz Blue Echohawk aynı zamanda zorlu bir öğrenciydi. Sertti ve kendi bildiğini okuyordu. Ayrıca son derece çekiciydi. Yani, genç bir İngiliz olan ve sorun çıkaranları kanatları altına almaya meyilli ve Blue'yu çözmeye kararlı tarih öğretmeninin tam tersiydi.
Âşık olmak, kim olduğunuzu bilmediğinizde zor olabilir. Kim olduğunu ve sizinle neden birlikte olmaması gerektiğini tam olarak bilen birine âşık olmak ise imkânsızdır.

MERHABALAR!

Uzun zamandır blogda bir şey paylaşamıyorum.Zaten aktif olmadığımı siz de fark etmişsinizdir,umarım.Ama sizinle yazı paylaşmadığım süre boyunca hem bol bol kitap okumaya özen gösterdim hem de film,dizi izlemeye.Tabii bunlar dışında insan kendi kişisel hayatını da yoluna sokmaya,ilerletmeye çalışıyor.Çok şükür diyeyim ki her şey yolunda gidiyor.

Yine de bu günkü konumuz benim taaa mart ayında okuduğum,bitirdiğim üzerinden aylar geçmesine rağmen sizinle paylaşamadığım; Bir Başka Mavi kitabının yorumu.

Bir Başka Mavi giriş bölümüyle kafanızı karıştıran bir kitap.Çünkü giriş bölümünde Blue Echohawk'ın geçmişinden bir bölümü size habersizce sunuyor ve siz onu yarım yamalak düşüncelerle azıcık anlayabiliyorsunuz,en azından bana olan bu şekildeydi.Giriş bölümünden sonra gelen bölümlerde tabii ki taşlar yerlerine oturuyor ama tüm olaylar çözülene kadar biraz kafanızı karıştırıyor Amy Harmon.

Bir başka mavi  klasik New Adult tarzı sayılabilecek bir kitap.Yine de kitabın içinde biraz kişilik analizleri olduğunu da belirtmem gerek.
Kitap Blue Echohawk adında bir lise öğrencisinin normal,aynı zamanda da sıradışı hayatının öyküsüyle başlıyor.İlerledikçe ise sizi saran bir aşk hikayesine dönüşüyor.Fakat size ellerinizi birleştirip,iç çekiceğiniz tarzdan bir aşk hikayesi sunmuyor Amy Harmon.Daha çok sinirden bir sonraki sayfayı nasıl çevirdiğinizi anlayamadığınız bir aşk hikayesi sunuyor.Yine de olumlu tarafından bakarsak kişisel çözümlemeler barındıran Bir Başka Mavi tam bir aşk hikayesi sunuyor size.

O kadar şeyden bahsetmişim de Blue'nun o asi ruhundan ve benim "sevdiğim kadın karakterler" arasına girmesinden bahsetmemişim.Kitap boyunca Blue'nun gücüne,yeteneğine ve de gerçekten korkusuz olmasına hayran kaldım.Çünkü yanında kimse olmamasına ve de neredeyse beş parasız,meteliksiz olmasına rağmen hayallerini bırakmadan hatta onlara daha da sıkı tutunarak aşkı kovaladı kitap boyunca.Hangimiz böyle kitap karakterlerine özenmeyiz ki zaten? 

Ama bu kadar olumlu düşünceme rağmen kitap karakterleri arasındaki çoğu tartışmayı,diyalogu saçma bulduğum zamanlar oldu.Hatta bu zamanlar oldukça sık karşıma çıktı ve rahatsız oldum.Yine de tam bir NA bağımlısı olduğumda gözlerimi kapatıp dört yüz küsür sayfalık bu kitabın tadını çıkarmaya çalıştım.

Uzun zamandır sizinle kitap yorumu paylaşmayınca böyle oluyor,insan paslanıyor,kelimeler birbirlerine karışıyor ve en sonunda ortaya düşünülmemiş gibi görünen cümleler çıkıyor.O yüzden sizden af diliyorum sevgili okuyucularım.
Ve bu kitabı okumuş,benimle bir çift dedikodu yapmak isteyenleri de yorumlara bekliyorum.

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS