Alışveriş Sepetinizdeki 6 Kitap | Pazar 6'lısı

14 Ocak 2018 Pazar


MERHABALAR!

Bu günkü Pazar 6'lısı konusuna baktınız mı? Muhteşem bir konu resmen! Normalde liste yapmayı çok severim,alışveriş listesi yapmak benim için daha da eğlenceli bir durum bu yüzden.Geçen haftanın konusu bana pek uymuyordu fakat bu haftanın konusu için resmen koşup listemi hazırladım.Zaten ışık hızıyla bitti listem çünkü sadece 6 kitap seçmemiz gerekiyordu.

Bir kitap kurdunun listesinde de her zaman alınıp okunmayı bekleyen kitaplar vardır.Eh işte bunlar da benim listemdeki kitaplar;

çavdar tarlasındaki çocuklar ile ilgili görsel sonucuoliver twist kitap ile ilgili görsel sonucu

Çavdar Tarlasındaki Çocuklar  - J.D. Salinger

Oliver Twist - Charles Dickens 


vampir akademisi 5 ile ilgili görsel sonucuİlgili resim

Vampir Akademisi 5-6 

ölümcül oyuncaklar 5 ile ilgili görsel sonucuölümcül oyuncaklar 6 ile ilgili görsel sonucu

Ölümcül Oyuncaklar 5-6

İnşallah bir gün bitirmemiş olduğum serileri bitiricem.2018 umarım bu hedefim için güzel bir sene olur da hepsini hemencecik okuyup bitirebilirim.Sizin listenizde hangi kitaplar var? Benim listemdeki kitaplardan okuduklarınız var mı? Ayrıca her zamanki gibi Pazar 6'lısı yazınızın linkini  yorum olarak bırakırsanız çok sevinirim! 
Hepinize iyi pazarlar!

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Soğuk Hava Dosyası | İçinizi ısıtacak diziler

12 Ocak 2018 Cuma

MERHABALAR!
Hazır herkesin yavaş yavaş sınavları bitmeye başlamışken sizinle benim listemde uzun zamandır bekleyen,bu kış soğuklarında içimizi ısıtıcaklarını düşündüğüm dizileri paylaşmak istedim.

Yani baştan diyorum ki benim de sizler gibi diziler hakkında bir fikrim yok.Fakat çoğunluğunu dizi zevkine gerçekten güvendiğim arkadaşlarım önerdiler,o yüzden gözüm kapalı listeme ekledim tüm bu dizileri ve listemde kalıcaklar.Sizin paylaştığım diziler hakkında bir fikriniz varsa yahut daha önceden izlemişseniz dizileri nasıl bulduğunuzu yorum olarak bırakırsanız çok sevinirim! Hatta daha da iyisi bana önerebileceğiniz bu tarzlarda dizi (gerçi her tarza açığım) varsa seve seve kabul ederim.Kim bilir belki bir sonraki yazımda sizin önerilerinizden oluşan bir yazımı paylaşırım ^^.

Eğer yazı boyunca sıkılırsanız blogumdaki başka yazılara bakabilirsiniz.

İlgili resim
1-Pushing Daises


İlgili resim
2-Golden Girls

İlgili resim
3-Gilmore Girls 
parks and recreation ile ilgili görsel sonucu
4-Parks and Recreation


will and grace ile ilgili görsel sonucu
5-Will and Grace 

Öhüm öhüm! Sizinle bu yazımda paylaşacaklarım bu kadardı.Okuduğunuz için çok teşekkür ederim.

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Audrey'i Bulmak - Sophie Kinsella | Kitap Yorumu

10 Ocak 2018 Çarşamba

Kitabın Adı: Audrey'i Bulmak
Orjinal Adı: Finding Audrey 
Yazarın Adı: Sophie Kinsella
Yayınevi: Artemis Yayınları

Audrey evden çıkamıyor. Hatta, evin içinde güneş gözlüklerini bile çıkaramıyor. Şey... Göz göze gelmek ve bazı başka şeylerle ilgili "minik" sıkıntıları var da!
Aslında... Ağabeyinin dev ışıklı, çok derinlikli arkadaşı Linus, o kapkara güneş gözlüğü camlarının ardından Audrey'nin hayatına sızmayı başarana kadar "vardı" diyelim. Zira Linus, aynen bir portakal dilimini andıran içten gülümsemesi, samimiyeti ve sırf Audrey ile iletişim kurabilmek için yazdığı komik notlarla genç kızı evden çıkarmayı başarıyor. Yani, Starbucks da bir başlangıçtır sonuçta! Tatlı Audrey, anlayışlı ve şefkatli Linus'un yanındayken en korktuğu şeyleri bile yapabileceğini hissediyor. Hem, kim bilir? Belki de o kara camların ardında güzel bir dünya vardır gerçekten de!
Kıssadan hisse... Kendinizi yok olmuş hissettiğinizde bile gerçek aşk sizi bulabilir ve hayat, bir nedenle her mücadeleye değer bir şeye dönüşebilir. Zaten bu işler her zaman bir bakış açısı meselesidir. Audrey ile birlikte gülmeye, hayal kurmaya ve umut etmeye hazır olun…

MERHABALAR!
Hala 2017 de okumuş olduğum kitapların yorumlarını yazmaya ve bitirmeye çalışıyorum.Biliyorum biraz uzun sürüyor fakat ben yine de eğlenceli olduğunu düşünüyorum.Sizce de eğlenceli değil mi? Sonuçta benim hobilerimden biri blog yazmak,kitap yorumu okumak ve kitap okumak.Hobilerimden biri deyip üç tane hobimi saydım.Yine de siz beni hoşgörün.

Bu gün aslında hiç bloga yorum yazmayı,hatta bilgisayarı açmayı bile düşünmüyordum.Ama yeni yıl hedeflerimden biri her ay kendime hedef koymak ve bu ayın hedefinde bloguma en azından 8 yazı yazmak var.O yüzden kendimi zorlayabildiğim kadar zorluyorum ve tadaa! Buradayım.

Her zamanki gibi lafı uzattım,kusura bakmayın.Hep böyle yapıyorum.Nedense bir yoruma başladığımda tüm özgeçmişimi yazasım geliyor.Tamam tamam artık kitapla ilgili olan bölüme geçicem.

Kasım ayında okuoku.com'dan bir sipariş vermiştim.O zamanlar -ki hala var, 9,90 indirimi vardı.Ben de o 9,90lık kitapların içinden Audrey'i Bulmak kitabını almıştım.Çünkü Sophie Kinsella'yı çok severim,çünkü onun dili de güzeldir,hikayelerinin konuları da.Ardından Christmas tatilinde Almanya'dan Türkiye'ye dönünce Audrey'i Bulmak'ı elime aldım ve okumaya başladım.Başladığım gibi bitti demek isterdim ama o kadar çok işim vardı ki ancak iki günde bitirebildim.Yine de kitap çok sürekleyici,okunası bir kitaptı benim için.

Peki konusundan bahsedelim birazcık;
Audrey adından bir genç kızımızın sorunlarından bahsediyor genel olarak.Fakat kitabın içine girdiğinizde bunun normal,sıradan ergenlik sorunları olmadığını ana karakterimizin yaşadıklarından kaynaklanan sorunları olduğunu öğreniyoruz.Ardından işin içine ailesiyle olan problemleri de geçince bayağı garip olaylar geçiyor Audrey'in başından.

Biliyorum kitabın konusunu size çok yansıtamadım.Yorgunluğumdan mı yoksa kitabın konusunu nasıl anlatacağımı bilmediğimden mi kaynaklanıyor çıkaramadım ama siz beni böyle kabullenin,böyle okuyun lütfen.

Kitapla ilgili söylemek istediğim aslında çok fazla şey vardı.Söylemeye başlarsam spoiler vereceğimden ve sizi kitaptan uzaklaştıracağımdan korkuyorum.Sadece kitabın komik olduğunu,sürekleyici olduğunu ve normal "ergen" kitapları gibi olmadığını söylemem gerek.Sonuçta burada Sophie Kinsella'dan ve onun yazarlık yeteneklerinden de konuşuyoruz.Yani kitap sizi büyük ihtimalle hayalkırıklığına uğratmaz.

Yalnız okurken kitabı "böyle anneler de mi var?" gibi cümleler kurabilirsiniz,lakin ben çokça kurdum.Eh sanırım bu yorumum da bu kadardı,o zaman;

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

#şusıralar Son zamanlarda izlediklerim | filmler,diziler | kasım&aralık ayı

8 Ocak 2018 Pazartesi

MERHABALAR!

  2017'nin Aralık ayında gerçekten kendimi aştığımı söylemeliyim,ki bu durum şu son günlerde de devam etmekte,ama Ocak ayının izlediklerim yazısını bu ayın bitiminde paylaşmayı düşünüyorum.Ne diyordum?Evet,kitap okumadım,okuyamıyorum fakat bu aralar -bence- çok fazla dizi ve film izledim.Bütün bunların sebebi ise yurt arkadaşlarımla beraber Imdb'nin Top 250 listesi testini çözmüş olmamızdan kaynaklanıyor.Listeyi buraya bırakayım,eğer merak ediyorsanız çözersiniz.

  Yazı da her şeyi ayrıntılı bir şekilde listelediğimi düşünüyorum.Filmlerin ve dizilerin konularından bahsetmeyeceğim,sadece puanlarını ve de kendi kişisel yorumlarımı yazacağım çoğu zaman yaptığım gibi.Çünkü bayağı uzun bir liste sizi bekliyor nasıl yazdım ben de bilemiyorum.Artık yoruma geçebiliriz;

FİLMLER

the emperor's new groove ile ilgili görsel sonucu
1-The Emperor's New Groove
Hiç Disney Channel da "Kuzko" adlı bir çizgi diziye denk geldiniz mi bilemiyorum.Fakat ben küçükken sürekli kardeşimle beraber Kuzko'yu izlerdik.Gerçi şu anda isminin "Kuzko" olduğundan da emin değilim ya,neyse.Geçenlerde aklıma şarkısı geldi ve söyledim ardından google da arama yaparken bu filme denk gelince izlemeden geçemedim.Keyifli bir animasyondu.Önerir miyim,öneririm.
Benim puanım; 7/10

İlgili resim
2-Elf 
Arkadaşlarımla "Christmas havasına" girmek için izlediğimiz seçim oldu Elf bizim için.Yanlış anlaşılmasın ben müslümanım fakat onlar hristiyan oldukları için ve de Christmas'ı kutladıkları için ben de onlarla beraber Christmas havasına girdim.Malesef benim için Elf  bir daha izleyeceğim bir film olmadı.
Benim puanım; 5/10
devil wears prada ile ilgili görsel sonucu
3-Devil wears Prada
Aha bir klasik! En azından çoğu kadın için bir klasik olduğunu düşünüyorum.Eğer bu filmi izlemediyseniz gidip izlemelisiniz.Bence bir kadının ya da bir kızın hayatında ne kadar yol katedebileceğini,ne kadar başarılı olabileceğini ve aynı zamanda da iyi ya da kötü nasıl değişebileceğini gösteren mükemmel bir film.Aynı zamanda kitabı olduğunu da söyleyip öyle gideyim,hayır daha kitabını okuma fırsatını bulamadım.(bu arada kitabı da seriymiş.)
Benim puanım; 9/10
bridget jones diary ile ilgili görsel sonucu
4-The Bridget Jones Diary
Yukarıda bahsettiğim film ne kadar kadınların başarısı üzerine kurulmuşsa bence bu film ve kitap serisi de o kadar kadınların "aptallığı" üzerine kurulmuş.Aslında bu filmi izlerken ne kadar eğlensem de kadınlara hakaret dolu yorumlar içerdiğini de düşünmekteyim.
Benim yorumum;4/10

harry potter 2 ile ilgili görsel sonucuharry potter 3 ile ilgili görsel sonucu
5/6-Harry Potter 2/3
Sadece tekrar izlediğimi belirtmek için koydum.İki filmi de yorumlamama ya da puanlamama gerek olduğunu düşünmüyorum.

grinin elli tonu ile ilgili görsel sonucu
7-Fifty Shades of Grey 
Yine aynı şekilde arkadaşlarımla izlediğim bir film oldu.Kesinlikle amaçsızca izlenmiş bir filmdi.
Benim puanım; 4/10

hot fuzz ile ilgili görsel sonucu
8-Hot Fuzz
İtalyan olan yurt arkadaşımın isteğiyle izlenmiş bir filmdi Hot Fuzz.Beğendim mi? Tartışılır.Güldüm mü? Evet bence komik ve güzeldi.Fakat nedense Pembe Panter/Pink Panter'e benzettiğim için pek beğenemedim.Çünkü benim için Pembe Panter'in yeri tamamiyle ayrıdır.
Benim puanım;6/10

İlgili resim
9-Whiplash
Imdb'nin top 250 listesindeydi ve neden izlemeyelim diyip ailecek açtığımız bir film oldu Whiplash.Annem ne kadar garip ve sinir bozucu bulsa da bence türünün başarılı örneklerindendi.Ben izlerken keyif aldım.Gerilmedim demiyorum çünkü izlerken neredeyse sürekli gerildim.Ve filmin sonunda ise "bu muydu?" dediğim için sonuyla ilgili de yorum yapmak istemiyorum.
Benim puanım; 8/10

thor ragnarok ile ilgili görsel sonucu
10-Thor Ragnarok
Marvel'ın filmlerine saygım sonsuz.Blogumda hiç bahsettim mi bilemiyorum fakat ciddi bir Marvel filmi izleyicisi olduğumu düşünüyorum.Hatta bir teste tabi bile tutulmayı göze alabilirim filmleriyle ilgili.Thor Ragnarok'u sinemada izlemeyi çok istemiştim.Kısmet olmadı,Almanya'ya ilk geldiğim günlere denk geldi ve hiç bir sinemada ingilizce alt yazılısını bulamadığım için izlemedim.En sonunda ailecek izleyince yine bir içimden "keşke sinemada izleseymişim" nidası geçti,dediğim gibi yine iş işten geçmişti.Olsun ben izledikten sonra çok beğendim.Komikti,bol kırdılı vurduluydu ve bence neredeyse her sahnesi güzeldi.Thor serisi arasından açık ara en çok bunu beğendiğimi söyleyebilirim.
Benim puanım;10/10

İlgili resim
11-Blade Runner 2049
Bence Ryan Gosling artık kendini daha felsefik daha düşündürücü filmlerde göstermeye çalışıyor.Artık büyüdüm kompleksinden mi yoksa başka bir şeyden mi kaynaklanıyor bunun sebebi bilemiyorum.Yine de kendilerini çok sevdiğimden toz kondurmak,laf kalabalığı yapmak istemiyorum.O kadar laf yaptım ama film benim için cidden kötüydü.Film boyunca o heyecan verici sahnenin gelmesini bekledim.Heyecan verici sahne derken de filmi açıcak,düzelticek olan sahneydi.Fakat gelmedi ve ben beklerken film de bitti.Kısacası gidin başka film izleyin,Blade Runner'ı çok merak ediyorsanız şans verin.Diyeceklerim bu kadardı bu filmle ilgili.

İlgili resim
12-Mother!
Bu film hakkında da o kadar fazla yazılan çizilen yorum gördüm ki anlatamam.Filmi gerçekten bir korku filmi zannetmiştim,izledikçe öyle olmadığını anladım.Mother! kesinlikle felsefik konular barındıran fantastik bir film bana kalırsa.Aksini söyleyen olursa da kanıtlarla gelmesini sahneleri yorumlamasını isteyeceğim kusura bakmasınlar o yüzden.
Yani bu filmi izlemeyin diyorum.Vaktiniz bolsa bile izlemeyin.Gerek yok gerçekten,sadece güvenin bana.

DİZİLER


Friends (8.sezon 1.bölüm )
  Düşünebiliyor musunuz resmen 7 sezon Friends izlemişim.Ekim ayından aralık ayının sonuna kadar.Her sezonun 24 bölüm olduğunu sayarsak gerçekten çok değerli vaktimin çoğunu bu diziye ayırmışım.Pişman mıyım? Hayır.Çünkü erasmusum boyunca yaptığım hatırlayabileceğim,değerli bir hatıra kazandığımı düşünüyorum.

American Horror Story (Murder House/1.sezon/sadece 1 bölüm izledim)
  Önceden AHS'yi izlemiştim,sonrasında öngöremediğim  ve hatırlayamadığım olaylar yüzünden diziyi dördüncü sezonda bıraktım.Yurt arkadaşım AHS'yi gerçekten ama gerçekten çok sevdiği için bir bölüm izlemeye karar verdik.Neden izlediğimi de size açıklamış oldum.Şimdilik tekrar başlayacağımı düşünmüyorum.

The 100 (1.sezon/4 bölüm izledim)
  Yine yurt arkadaşlarımla izlediğim bir dizi.Dört bölümünü beraber izleyip bıraktık,belki ileriki günler de izlemeye devam ederiz.Diziyi sevmediğimi,karakterleri itici bulduğumu da söylemeden bitiremeyeceğim yazımı.

HUH! Ne uzun bir yazı oldu benim için de sizin için de.Emin olun yazarken bayağı vakit harcadım.Aslında daha fazla izlediğim film vardı ancak onları da başka bir yazıda toplamaya karar verdim -ocak ayı izlediklerim.O yüzden şimdilik bu kadar;


BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Her Şey için Teşekkürler - Tommy Wallach | Kitap Yorumu

7 Ocak 2018 Pazar

Kitabın Adı: Her şey için teşekkürler
Orjinal Adı: Thanks for everything 
Yazarın Adı: Tommy Wallach
Yayınevi: Yabancı Yayınları

“Hiç kimse genç hissetme duygusunun önüne geçemez.”     Parker Santé beş yıldır tek kelime konuşmamıştı. Sınıf arkadaşları parlak gelecekleri için planlar yaparken, o okuldan kaçarak otellerde takılıyor, zaman öldürmek için ise oteldeki konukları izliyordu. Fakat göründüğünden biraz daha büyük olduğunu iddia eden Zelda Toth adındaki gümüş saçlı esrarengiz kızla tanıştığında, uğruna yaşanacak birkaç küçük şeyin daha olduğunu keşfedecekti. New York Times çoksatan yazarı Tommy Wallach’tan ilk ve son aşklara dair sıradışı bir hikâye… 
MERHABALAR!


   2018'e girdik ama benim vücudum ve beynim 2017'de kalmış gibi hissediyorum.Ne işlerime ne de günlük hayatıma tam olarak adapte olamadım hala.Ve inanın bu benim gibi normalde planlı biri için çok zor bir durum.
   Bu gün aslında yorumunu aylar önceden yazmam gereken bir kitapla karşınızdayım.Ciddiyim resmen neredeyse kasımın sonu aralığın başında okudum bu kitabı ve gördüğünüz üzere düşüncelerimi sizinle daha paylaşma fırsatı bulamadım.Kendime biraz sinir olmuyor değilim.Çünkü ne zaman güzel bir roman okusam kitabın yorumunu bloguma paylaşmakta geç kalıyorum,ondan sonra da yavaş yavaş kitaptaki olaylar aklımdan silinmeye başlıyor ve size düşüncelerimle,duygularımı tamamiyle yansıtamıyorum.

  Umudumu kaybetmeyeyim ve yoruma başlayayım!
  *Kitaptan size spoiler vermeden nasıl bahsederim,konusunu nasıl açıklarım bilemiyorum.
O yüzden spoilersız anlatabildiğim kadar anlatmaya çalışacağım.

  Kitabımız bir otelde defterine hikayeler yazan Parker Santé'nin gümüş saçlı bir kızı görmesiyle ve onun çantasındaki parayı fark etmesiyle başlıyor.Kabul edelim gerçekten garip bir başlangıç,bir roman için,fakat güzel bir başlangıç.Ardından esas çocuğumuz gidip kızımızın çantasından parayı çalıyor ve kitap tam da burada ilginçleşmeye başlıyor.Şu ana kadar kitabın normal kitaplar gibi olduğunu düşünmüş olabilirsiniz ama kitabın sonlarına doğru inanın bana fantastik bir hava kazanıyor.Gümüş saçlı kızımız Zelda Fitzgerald farklı savunmalar yapıyor.Ah! Bu kitaptan spoiler vermeden bahsetmek çok zor gerçekten.

  Benim kitapla ilgili düşüncelerime gelirsek; açıkçası başlarda okurken bayağı zorlandım.Bir kaç kere bırakmak istedim,hatta bir kere bıraktım sonra yorumların baskısıyla tekrar okumaya başladım.Tamam kitabın güzel olduğunu kabul ediyorum,sadece abartıldığı kadar güzel olduğunu kabul etmiyorum."Her şey için teşekkürler"i bitirdikten sonra aradan günler geçmesine rağmen aklımdan "vay be ne muhteşem kitaptı!" gibi bir düşünce geçmiyor daha doğrusu aklımdan geçen düşünce; "eh güzeldi ya" tarzı bir düşünce.
 
  Şimdi bana diyeceksin ki "o zaman neden bu yorumu yazıyorsun?".Çünkü eğer bu kitapla ilgili yorumları okuduysan,okuduysanız bir tarz düşünce yapısını görmüşsünüzdür.Benim size kazandırmak istediğim kendi bakış açım.

  Felsefe yapmaya başladığıma göre kitapla ilgili düşüncelerim son bulmuş demektir.O yüzden;

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS