YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

6 Aralık 2016 Salı

haydar-colakoglu-yolo-uygulama

Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.

YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.

YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.

haydar-colakoglu

YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor. 

haydar-colakoglu-teb-genel-mudur

Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;

“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.

YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir. 

Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.

haydar-colakoglu-yolo-turkiye

Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.

Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”

GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Uçurtma Avcısı - Khaled Hosseini | Kitap Yorumu

 KİTABIN ADI: UÇURTMA AVCISI
YAZARIN ADI: KHALED HOSSEİNİ
YAYINEVİ: EVEREST YAYINLARI 
SAYFA SAYISI: 375
Emir ve Hasan, Kabil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkârının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur.

Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri, çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır. Sovyetler işgali sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California'ya giderler. Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür. Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasan'ın hatırasından kopamaz.

Uçurtma Avcısı arkadaşlık, ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman. Babalar ve oğullar, babaların oğullarına etkileri, sevgileri, fedakârlıkları ve yalanları... Daha önce hiçbir romanda anlatılmamış bir tarihin perde arkasını yansıtan Uçurtma Avcısı, zengin bir kültüre ve güzelliğe sahip toprakların yok edilişini aşama aşama gözler önüne seriyor.
Uçurtma Avcısı'nda anlatılan olağanüstü bir dostluk. Bir insanın diğerini ne kadar sevebileceğinin su gibi akıp giden öyküsü.

Yorumunu yazsam mı yazmasam mı bilemediğim bir kitaptan merhaba,
Uzun uzun düşündüm bu kitapla ilgili ve bu kitabın yorumunu yazmakla ilgili.En sonunda,kitabı okumamın üzerinden biraz zaman geçtikten sonra kararımı verebildim.Yorum yazıcaktım bu kitap hakkında,evet ama yazacaktım ama bu yorum benim yazdığım yorumlara benzemeyecekti."Ne yönden?" dediğinizi duyar gibiyim.Benzemeyecek çünkü ben bu kitabın konusundan bahsetmek istemiyorum.Ben kitap hakkındaki düşüncelerimden bahsetmek istiyorum size yorumumda ve de yorumum kısa,diğer yorumlarıma zıt olarak çok çok kısa bir yorum olucak.

Kitabı ilk okumaya başladığımda insanların kanını donduran şeylerin ne olduğunu anlamamıştım kitapla ilgili.Yavaş yavaş olaylar çözümlenmeye başlayınca anladım.Ardından insanların neden bu kitabı sevdiklerini anlamadım.Çünkü kitapta  insan bünyesinin kaldıramayacağı olaylar geçiyor.Özellikle çocuklarla ilgili.Khaled Hosseini'nin dünyasına dalarkan hayalgücünün karanlığı beni içine aldı resmen ve kitabı bitirene kadar bu karanlığın içinden çıkamadım.Kitabı bitirdikten bir süre sonra ise ne kadar hatırlamamaya çalışsam da olaylar aklıma sinsice sızmaya devam etti.Ardından da gerçekler.

Kitapta yaşanan olaylar gibi şeyler yaşayan milyonlarca insan var.Onlar seslerini çıkaramıyorlar.Emir ve Hasan gibi.Sadece Khaled Hosseini gibi olaylarını anlatabilecek birilerini,yazarları arıyorlar.

Ne diyebileceğimi gerçekten bilmiyorum.Bu kitabı okuyun demiyorum bu sefer size.Bu sefer diyeceğim şey bu kitabı okumadan önce düşünün,hazır mısınız yoksa değil misiniz?

Yazarın diğer kitapları;

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Bizim Büyük Çaresizliğimiz - Barış Bıçakçı | Kitap Yorumu

16 Kasım 2016 Çarşamba



Kitabın Adı: Bizim Büyük Çaresizliğimiz
Yazarın Adı: Barış Bıçakçı 
Yayınevi: İletişim Yayınları 

O yıl bahar bize eksik yanlarımızı, hiç tamamlanmayacak şeyleri hatırlatarak gelmişti. Yarım yamalak bulutlar, sahanda yumurta güneşi, neremizi ısıttığı belli olmayan bir sıcaklık. Burnumuzu mu, kalbimizi mi yoksa kasıklarımızı mı?

İki yakın arkadaşın aynı kadına âşık olması ve kahvaltıda peynirin üzerine reçel sürebilme iştahı.
(Tanıtım Bülteninden)


Kitabı bitirmemin üzerinden biraz zaman geçirdim.Ne kadar verimli yorum yapabilirim ya da yaptığım yorum ne kadar sizin içinize siner bilmiyorum.Keşke bitirdikten en geç iki hafta sonra bu kitabın yorumunu yazmış olsaydım ve sizinle içim rahat şekilde paylaşsaydım.
Eh keşkelerin hiç birimize faydası yok.Olan oldu o yüzden ben de Bizim Büyük Çaresizliğimiz yorumuyla yeni karşınızdayım.

Ben daha önce Barış Bıçakçı kitabı hiç okumadım hayatımda.Bizim Büyük Çaresizliğimiz'i okuduktan sonra ise "niye bu kadar geçe bırakmışım?" dedim.

Sebeplerinden size kısa kısa bahsedeyim.
Öncelikle yazarımız kitaba başlandığında ne kadar anlaşılmasa da o kadar güzel bir dille anlatmış ki olayları.Gerçekten en olabilecek şekilde anlattığını kitap bittikten sonra fark ediyorsunuz.Başka türlü anlatılamazmış sanki bu kitap.Başka dille kesinlikle yazılamazmış.
İkincisi ve son maddem ise; yazarın bize kitaptaki her cümlenin altını çizmeye itmesi.Post-itlerim bitsin,yazıların altını çizeyim istedim.Ama kitap benim olmadığından bunu yapamadım maalesef.

Barış abiden bahsettik,evet çok laubaliyim.Biraz da kitaptan bahsedelim.

Kitap Ender ve Çetin adlı iki dostun yaşamından bir kesite ışık tutuyor bizim için."Nasıl bir kesit?" dediğinizi varsayıyorum.Yaşamla ölüm arasında,gençlik ve yaşlılık arasında bir kesit.Öyle bir kesit ki Ankara'nın köşe bucağını okuyormuş gibi hissedip aslında hiç bir şeyini okumuyorsunuz,bilgilenmiyorsunuz.Ama Ankara da geziyor,yemek yiyiyor,Çetin ve Ender'le dizi izliyorsunuz.Öyle bir kesit ki Nihal'i nasıl sevdiklerini siz de düşünüyor onlar için değişik senaryolar üretiyorsunuz.

Kitapla ilgili çok fazla kelime kullanıp kitabı kirletmek ya da aklınızda sözcük kalabalığı oluşsun istemiyorum.Zaten size aktardığım bu cümlelerden sonra zaten okuyuup okumamak size kalmış.

Yoruma nakşettiğim dilden dolayı özür diliyorum.Böyle bir kitaba böyle bir yorum gider diye düşündüm.Sizce yerinde mi yaptım bilemiyorum?


BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

(#1) Haftalık Sinema/Vizyon Yorumları

7 Kasım 2016 Pazartesi

  Bir kez daha başlattığım ve muhtemelen devam edemiyeceğim/etmiyeceğim ama şu an heyecanla karşınıza yazdığım bir konuyla karşınızdayım.Okuldan vakit buldukça sinemaya gidiyorum ve bazen bu filmlerin yorumları o kadar içimde birikiyor ki size anlatamam.Böyle bir çözüm,çıkış yolu buldum kendime.Devam ettirirsem alkış bana,ettiremesem de ses çıkarmayınız lütfen...

  Ama bu bölümü devam ettiricekmişim gibi geliyor.Hele vizyona düşücek filmler gözümün önünde canlandıkça...

  Sıra sıra yazıcam gittiğim filmleri.Ona göre okursunuz sizde ve ona göre de gidip gitmeyeceğinize karar verirsiniz.Nerede kaldırıldı nerede hala devam ediyor bu filmler gösterime bilmiyorum,lakin sinemalar.com da hala vizyonda olarak gösteriliyorlar.


Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları

  Bu film özellikle merak ettiğim filmler arasındaydı.Filme giderken her yerden paylaşmıştım (snapchat,instagram).Film beklediğim gibi çıkmadı,evet.Maalesef beklendiğimden kötüydü.Özellikle kitabını okumuş biri olarak kitapta olmayan sahneler eklenmişti.Büyük ihtimalle yönetmen "aa bu buraya ne güzel gider" diye düşünerek eklemiş.Bazı sahnelere evet güzel gitmiş ama bazılarına o kadar uymamış ve izleyicinin o kadar gözüne batmış ki.Şimdi diyiceksin filmi beğenmedin mi? Beğendim tabii.Peki tekrar izleme fırsatı sunulsa izler miyim? Hayır izlemem.Çünkü film güzel ama aynı zamanda da çok kötüydü.

  Şimdi fark ettim filmin konusundan bahsetmemişim.Eh eğer konusundan bihaber olmak istiyorsanız kitabını okuyabilirsiniz.Zaten filmle hemen hemen aynı konuya sahip.En azından alt yapı olarak.

  Puanım: 4,5/10

Trendeki Kız 
  
Aynı şekilde kitabını okuduğum kitabına bayıldığım o yüzden filminin çıkmasını sabırsızlıkla beklediğim bir filmdi Trendeki Kız.Hele o fragmanlardan sonra,kesinlikle emin olmuştum filmi hayranlıkla izleyeceğimden bayılacağımdan.Gerçekten de öyle oldu.Yani kitapla birebir gitmiş yönetmen.Sadece biraz fazla +18 sahne eklemiş hatta bayaaa fazla.Onda rahatsız oluyorsunuz bi onun dışında hiç bir şey sizi rahatsız etmiyor.Kafanızda soru işaretleriyle izliyorsunuz resmen.Bahsetmek istediğim bir konu daha var filmini izledikten sonra Kayıp Kız adlı kitaba/filme çok benzettim bu kurguyu.Tamam benzemiyorlar ama aynı zamanda çokta benziyorlar siz de fark ettiniz mi? 


 Puanım: 7/10



İkimizin Yerine 

  En spontane olan en gitmek istemediğim film buydu.En çok beğendiğim filmde aynı zamanda bu film oldu.Kurgusu çok şaşırtıcıydı,oyuncular aşırı güzel rollerini üstlenmişlerdi.Tamamına bakıldığında ise bir kaç absürdlük dışında konu ve gidişat mükemmeldi.Övürüyorum dimi filmi.Övmekle haklıyım Nejat İşler ve Serenay Sarıkaya'yı ayrı ayrı bile ele alabilirim.O kadar güzel,o kadar naif ve inandırıcı oynamışlar ki.Eh bu kadar övmemle de gider izlersiniz herhalde di mi? 

  Yalnız söylemedi demeyin sonu sizi çok şaşırtıcak.Beyninizden vurulmuşa dönüceksiniz.Umarım benim gibi Kudret rolünü de beğenirsiniz.

  Puanım: 9/10

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Buz Öpücük - Richelle Mead | Vampir Akademisi #2 | Kitap Yorumu

5 Kasım 2016 Cumartesi

Kitabın Adı:BUZ ÖPÜCÜK
ORIJİNAL ADI: FROST BITE
SERİNİN ADI: VAMPİR AKADEMİSİ (#2)
YAZARIN ADI: RICHELLE MEAD
KİTABIN TÜRÜ: FANTASTik
YAYINEVİ: ARTEMİS 
Aşk ve kıskançlık zorunlu bir kış tatilinde çarpışırsa, eğlence kana bulanabilir!
Rose, Dimitri'yi seviyor. Dimitri de belki Tasha'yı seviyor.
Ve Mason da Rose ile birlikte olmak için canını vermeye hazır.
St. Vladimir'de kış tatili geldi ama Rose tatil havasına bir türlü giremiyor. Muazzam bir Strigoi saldırısı okulu yüksek alarm durumuna geçirdi ve Akademi artık Gardiyanlar'la dolu.
Ki aralarında Rose'un çetin ceviz annesi Janine Hathaway de mevcut. Ayrıca annesiyle teke tek dövüş yetmezmiş gibi, Rose'un yakışıklı eğitmeni Dimitri'nin de başkasında gözü var. Arkadaşı Mason ise Rose'a feci tutulmuş vaziyette ve Rose da erkek arkadaşı Christian'la bol bol yiyişen Lissa'nın beynine hapsolup duruyor!
Strigoiler yaklaşıyor, Akademi hiçbir riski göze almıyor. Bu sene, St. Vladimir'in yıllık kayak tatilli mecburi.
Ancak göz kamaştırıcı kış manzarası ve şık Idaho tatilköyü yalnızca bir güven ilüzyonu. Üç arkadaş ölümcül Strigoilere karşı bir harekette bulunup kaçınca Rose, onları kurtarmak için Christian ile güçlerini birleştiriyor.

Ancak kahramanlığın da bir bedeli var elbet...
NOT: Yorumla ilgili bir sorun oldu ve ne kadar düzeltmeye çalışsam da düzeltilemedi fonttan dolayı özür dilerim.


Sevdiğim bir kitabın yorumunu yazmak gibisi yok,hele o kitabın birinci kitabını değil de seri devamının yorumu yazılacaksa  her şey daha kolay daha güzel.Geçen sene Vampir Akademisi serinin ilk kitabını okumuş (ki ilk kitabın ismi de serinin adıyla aynı ismi paylaşıyor) çok beğenmiştim.Devamını maalesef ki uzun süre sonra alabildim/okuyabildim.Bazen gerçekten bazı kitapların "okunma zamanları" var ve siz ne kadar isterseniz isteyin bu zamanlar değişmiyor.

Kitabın konusuyla ilgili bir şeyler karalayabilirdim isteyseydim.Ama hem içimden gelmiyor,hem de ortalıkta bu seri ve kitaplarla ilgili çok fazla şey yazılıp çizildi.O yüzden herkesin kitaplarla ilgili aşağı yukarı bir fikrinin oluştuğunu ve olduğunu düşünüyorum.

Olmayan varsa da onu şöyle yukarıya alalım ve arka kapak yazısını okusun.Arka kapakta gerçekten konuyu güzel bir şekilde özetlemişler.

Oldu ki kitapla ilgili düşüncelerimi sordunuz.İşte ona cevap verebilirim.Aşırı sürükleyici,elimden bırakmak istemediğim ve sürekli okuyabileyim diye (boş zamanım malesef ki çok olmuyor) yanımda taşıdığım bir kitap oldu ikinci kitap.Esasen elimde serinin  üçüncü ve dördüncü kitapları da var.Ama bir türlü okuyamadım ödünç aldığım kitapları bitirme derdinden.Yoksa şu ana kadar üçüncü ve dördüncü kitaplarını da bitirmiş o şekilde huzurunuza çıkmış olurdum.İnsanın elinde serinin diğer kitaplarının da olması artı bir şey.

Eğer gün geçirmelik,kafam dağılsın,biraz da şöyle heyecanlanayım yerimde duramıyayım diyorsanız kitap okurken bu seri tam size göre.Ben kitap bitene kadar hop oturdum hop kalktım.Rose'la ilgili her şeyi her paragrafı okumaktan da zevk aldım.Richelle Mead'in neden sürekli yan seri çıkardığını merak ediyordum ama bu ikinci kitap sayesinde daha iyi fark ettim.Kadın okutturuyor dahası merak ettiriyor.

Fantastik kitap okumaya yeni başladıysanız hatta okumaya yeni başladıysanız önereceğim kitaplardan/serilerden biri olabilir.Kolay okunuyor,sayfalar hızlı çevriliyor ve kısa sürede bitiriyorsunuz.Ay amma övdüm kitabı dimi! Hadi bakalım bir de birinci kitap gibi ikinci kitabın da filmini çeksinler de görelim.(Nedense bundan umudum yok ama olsun.)

Birinci kitapla ilgili yorumumu da okumak isterseniz tıklayınız.

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS