The Carrie Diaries 2.Sezon 1.Bölüm

28 Ekim 2013 Pazartesi



  Ah sonunda ! Uzun zamandır yazmak istiyordum aslında dizi yorumları.Tek tek bölüm bölüm.Tabii bu gün işsiz günüme denk geldi.Bende oturup dizi izledim.Sadece bir de değil bir sürü dizi izledim ! Ne kadar çok özlemişim şöyle doya doya dizi izlemeyi.

  Hele de sevdiğim dizilerin yeni sezonları gelince daha da bir seviniyorum.Örneğin The Carrie Diaries.Bildiğiniz üzere bu dizi de bir kitaptan uyarlanma.Ne kadar kitaba bağlı gidiyorlar bilmiyorum ama ben Sex and The City severlerden olduğum için bu diziyi ilk gördüğüm andan itibaren başlamak istiyordum.Ki geçen sene birinci sezonla kalıcağını ikinci sezonu getirmiyiceklerini söylemişlerdi iyi ki ikinci sezonu da yapmışlar bölümün görsellerine bayıldım !

  Özellikle de başından sonuna kadar ağzım açık Carrie'nin hareketlerini izledim.Kızımız büyümüş mü ne olmuş birden ? Güzelleşmiş sanki.Saçlar kısalınca böyle oluyor demek ki.Bir de bizim saçlara gelse o güzellik ne kadar iyi olurdu.Hiç düşünmeyelim bile arkadaşlar ne Sebastian Kydd diye biri beliricek hayatımızda ne de NY'ta bir hukuk bürosunda , dergide çalışıcaz.Bizim yerimiz laptobun klavyenin başı.Bu bile rahatlatıcı.

Aslında şurada bir güzel spoiler vermek geliyor içimden ama çok çok spoiler yiyen biri olarak söylemiyicem ve de Carrie'nin gelecekteki arkadaşlarından biriyle tanışıcağını söyliyicem sadece.







Son olarak Samantha Who ? 

Mektubumu Aldın mı ? - Elizabet Boyle | Kitap Yorumu

26 Ekim 2013 Cumartesi





Kitabın Adı :Mektubumu Aldın mı ?
Kitabın Yazarı : Elizabeth Boyle
Seri Adı : Bachelor Chronicles #3
Yayınevi: Epsilon
Sayfa sayısı : 365
Tür  : Tarihi-aşk
Goodreads | Vikitap





   Yine arayı uzattım değil mi ? Ah ah okul derken performans ödevi dur şu twitter derken bir hafta geçti bile.Ve ben anca hafta sonları yorum yazabiliyorum.Bayramda da sadece bir kitap okuyabildim.Esasen "mektubumu aldın mı"yı da okuyalı en azından bir hafta oldu.Öyle ki "Ben Ölmeden önce"den önce okumuştum.Kitapları ertelemeyin arkadaşlar.Sonra hatırlayamıyorsunuz benden söylemesi.


   Kitabımıza gelirsek.Kendileri benim okuduğum ilk tarihi-aşk romanı olmaktadırlar.Elimde şu an bir tane daha var tarihi-aşk romanı ama ona ne zaman sıra gelir bilmiyorum.Tek bir kitapla bile bu türü sevdiğimi söylemeliyim.Ki okuduğum kitap çok bilindik bir kitap değilmiş (evet yorumlara baktım kitabı okumadan önce ve çok az sonuç çıktı) o yüzden üzülerek başladım.Sırf ince diye bu kitabı seçtim.Ama önyargımı kırmış oldum.Gerçi aşk romanlarını çok seven birisiyim  nasıl oldu da tarihi-aşk türüyle daha önce karşılaşmadım bilmiyorum !



Arkadaşlar kalbi sakinleştiren merhemlerdir.Tasha Dadı hep böyle derdi, akıllı dadıları ne kadar da haklıydı.



Konuya geçeyim artık dimi ? Çok lakırtı yaptım.Kitabımız Felicty adında genç bir bayanın arkadaşları sayesinde -daha doğrusu öğretmenleri mi demeliyim ? - Hollindrake Dük'üne mektup yazmasıyla başlıyor.Şansa bakın ki mektubuna cevap alıyor ! Ama cevap aldığı kişi Hollindrake Dükü değilde Hollindrake dükünün sekreteri ve büyükbabası cevap veriyor.Ve Felicty'le Hollindrake'i nişanlıyor ! Eh zaten kitabımız bundan sonra heyecanlaşıyor.

Hayır, diye düşündü, gururundan ve güveninden geri kalanları toplayarak.Henüz onlara hepsinin yanlış olduğunu ispatlamak için zamanı vardı.Hollindrake hakkında haklı olduğunu ispatlamak için...


Felicty cevap verenin Hollindrake dükü olduğunu zannediyor ve hala mektupları onunla konuşuyormuş gibi yazıyor.Fakat bir süre sonra mektuplar kesiliyor.Çünkü sekreterle anlaşma yapan büyükbaba ölüyor  ve olay Hollindrake Dük'üne kalıyor.Bilin bakalım Hollindrake ne yapmak istiyor ? Bu münasebeti kesmek bir daha da ne mektuplaşmak ne de bu bayanla nişanlı kalmak istiyor.Tabii bu düşünceleri Felicty'i görene kadar devam ediyor.

"Ben olmadığıma emin misiniz?" Felicty'yi vücudunun sıcaklığı onu sarana kadar yakınına çekti.Felicity başını iki yana salladı."Sen nasıl yapabilirsin ? Daha da önemlisi neden yapasın ?"
Thatcher kulağına fısıldadı."Ama bendim Felicty.Sana arzuladığın her şeyi verebilirim, hak ettiğin her şeyi."

Felicty'i görmeye giden Hollindrake kapıda bir bayanla karşılaşıyor ve bu bayana ilk görüşte vuruluyor.Evet evet doğru bildiniz bu bayan Felicty'nin ta kendisi ! Sonra ne oluyor siz tahmin edersiniz derdim ama ben bile tahmin edemedim ! Bundan sonrasını da anlatamıyıcağım için alıp okuyun derim.Yoksa meraktan çatlamak mı en iyisi ? 

Thatcher , "Hediyeye gerek yok sen buradasın ya,"dedi ve ona doğru ilerlerken yerde yuvarlanan bir şeye çarptı.


Şimdi soruma gelicem siz ilk hangi tarihi-aşk romanını okudunuz ? Bana tavsiye edebileceğiniz romanlar var mı ? Mektubumu aldın mı'yı okudunuz mu ? Düşünceleriniz nelerdir peki ?
Galiba çok fazla oldum :) Eğer yazının sonuna kadar okuduysanız süpersiniz harikasınız !




Ben Ölmeden Önce - Lauren Oliver | Kitap Yorumu

17 Ekim 2013 Perşembe


Kitabın Adı :Ben Ölmeden Önce
Kitabın Orjinal Adı : Before I Fall
Yazarı : Lauren Oliver
Çevirmen : Bilge Gündüz
Yayınevi : Artemis
Basım Tarihi : Mart 2013
Sayfa Sayısı : 494
Tür : Dram,Romantik 


Herkese iyi bayramlar öncelikle ! Bayram yazısı yazamadım bu yorumda da araya sıkıştırayım dedim.En son dedektif'in yorumundan sonra eski halime döneceğime kitapları köşeye koymuyucağıma ve elimden bırakmıyıcağıma söz vermiştim.Ki bu kitapta yarım bıraktığım bir kitaptı.Dedektiften sonra kendisine yeni bir şans daha verdim ve açıkcası hüngür hüngür ağladığımı söylemeliyim.


Kitabımız Samantha adında bir genç kızın olayları değiştirmesini , bazen daha iyi biri olmaya çalışmasını bazen de ölmeden önce yapmak istediklerini anlatıyor.Kitabı ilk açtığınızda karşınıza Samantha'nın ölümüyle ilgili düşünceleri sizi karşılıyor.O yüzden yazdıklarım spoilere pek girmiyor.İçiniz rahat etsin güzel güzel okuyabilirsiniz.



Lindsay , bana çabucak sarılıyor."Dediğim şeyi hatırla."Şarkı söyler gibi bir sesle ekliyor "Sırf yarını düşünmek bile örümcek ağlarını temizleyip hüznü kovuyor..."



Diğer yandan da bu kitabı rahatça okuyabileceğinizi zannetmiyorum.Kitabı okurken içimde fırtınalar koptu.Sürekli bağırmak istedim.16 yaşında bir genç kız ölümüyle savaşıyor.Ölümünü idrak edemiyor.Ve yaptığı hataları düzeltmeye çalışıyor.Popülerliğin arkasında neler getirdiğini fark ediyor.Dostların , ailenin önemini anlıyor.Küçük kız kardeşiyle geçiremeyeceği günleri telafi etmeye çalışıyor.Öldüğü ve tekrar yaşadığı o günde.


Dürüst ol daha önce fark etmediğime şaşırdın mı ? Ölüm , ölmek , ölü kelimelerini düşünmemin bile bu kadar uzun sürmesi şaşırtıcı mı ? Aptal olduğumu mu düşünüyorsun ? Saf olduğumu mu ? Beni yargılamamaya çalış.İkimiz aynıyız , unutma.Bende sonsuza dek yaşayacağımı sanıyordum.


Kitabı okurken sürekli kendinizi yargılıyorsunuz."Ben onun yerinde olsam şunu yapardım , ama öyle olmamalıydı.Sam ölmemeliydi." gibi kelimeler dökülüyor ağzınızdan.İstemeden de olsa onunla aynı duyguları paylaşıyor , üzülüyorsunuz.Yaptığı tercihleri sorgulamak yerine Sam'e hak verip sırtını sıvazlayasınız geliyor.

Ve aklınıza kaçınılmaz soru geliyor "Ölsem ve aynı günü tekrar yaşasam neleri değiştirirdim ?"
Şahsen kitabı okurken sürekli bu soruyu düşündüm.Düşünmek istemediğimiz sorulardan bir tanesi olur kendisi hele başında "ölüm" geçiyorsa.Tüm insanlar  adına konuşuyorum ne kadar inkar etsek de ölümden korkuyoruz.Sonrasında yaşanıcakları günahlarımızın ağırlığını düşünerek ölümden korkuyoruz.Bu kitapta da tüm duygular daha doğrusu korkular açığa çıkıyor.

Şimdi kitapla ilgili olumsuz yorum yaptığımı zannetmeyin.Aksine kitabı yarım bıraktığıma üzüldüm ve başladığım gün içerisinde bitirdim.300 sayfa  su gibi aktı.Sadece zamanında okunması gereken bir kitapmış benim için.

Yine de mutluyken okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum , eğer sevgilinizden yeni ayrılmışsanız ya da ailevi problemleriniz varsa kitabı okumayı erteleyin derim.Ama kitaplığınızda bulunması gereken bir kitap , kapağı bile yeter !



Suratsızlar - Derek Landy (Dedektif Kurukafa #3) | Kitap Yorumu

12 Ekim 2013 Cumartesi




Kitabın Adı : Suratsızlar
Orjinal Adı : Faceless Ones
Serinin Adı : Skulduggery Plesans -Dedektif Kurukafa (#3)
Yazarın Adı : Derek Landy
Çevirmen : Barbaros Bostan
Yayın Tarihi : Şubat 2012 (Türkiye)
Sayfa Sayısı :  380
Tür : Macera , Genç






Ve okuyalııı aylar haftalar yıllar olalı kitapla karşınızdayım ! Önceki yazılarımda da dediğim gibi ben üşengeç değilim.Sadece ıı şey sanırım üşengecim.Olsun arkadaşlar bu da kanımızda genlerimizde var.Zamanla DNA'm değişirse ancak o zaman kurtulabilirim bu üşengeçlikten.Yine de iyi tarafından bakalım.Sonunda yorumu yazıyorum değil mi ? AM I RIGTH ? 

Yoruma geçiyorum artık tamam.


İkinci kitaptan sonra ara verip okumuştum serinin üçüncü kitabını.İkinci kitabında ne kadar etkilendiğimi upuzuun bir yorumla anlatmıştım -şimdi dönüp baktım da çok uzun değilmiş- ama bu kitap kesinlikle çook çok güzeldi ! Hem komikti hemde arasına çook az romantiklik serpiştirilmişti.Ve Derek Landy'den beklendiği gibi bolca aksiyon vardı.


İkini kitapta bildiğiniz üzere bir sürü olay gerçekleşmişti.

Büyücüler öldürülmüş yerine yeni bir baş büyücü geçmişti.-ki hepimiz sinir olduk bu duruma !- Dedektif ve Valkyrie artık Tapınak görevlileri değildiler.Çünkü yeni baş büyücü tapınaktan onları uzaklaştırmıştı.Malesef her şeye bir cevabı olan Dedektifimiz bile buna cevap verememişti ! Ve Ghastly ! Toprağın gücünü kullanarak kendini bir heykele çevirmişti.Şimdi hatırladınız mı olayları yavaş yavaş ? Tamam o halde bu kitabın tüm kitaplardan heyecanlı olucağını anlamış olmanız lazım zaten.



Kurukafa omzunu silkti."Sanırım  hayatta verdiği kararları sorguluyor.Bakıyorum da , cesedi kurtarmışsın."
"Evet artık tamamen ölü."
"Cesetler genelde öyledir."

Her kitapta olduğu gibi bu kitapta da bir sürü yeni karakter eklenmişti.Derek Landy'nin sanırım bu özelliğini çok seviyorum.Çeşitlilik çok ve asla bir karakteri diğer karaktere benzetmiyor ! Ve gelen karakterlerden bir tanesi gözüme girdi diyebilirim.


"Senin yaşındakilerinin sorunu nedir biliyor musun Valkyrie ? "
Valkyrie umutla "Çok mu güzeliz?" diye sordu.
"Sonsuza kadar yaşayacağınızı düşünüyorsunuz.Sonuçları düşünmeden kendinizi ateşin ortasına atıveriyorsunuz.Sen daha on üç yaşındasın..."


FLETCHER RENN ! Ah Valkyrie yerine olsam dünyayı kurtarmayı iyi adamlara bırakıp bu komik ışınlayıcıyla güzel bir hayat sürerdim.Malesef ki kızımız pek güzel hayatları sevmiyor.Ya da mutlu sonla biten hayatları bunu birinci kitapta da kendini tehlikeye atmasıyla öğrenmiştik zaten.Pardon söz etmeyi unuttum sanırım kitap Fletcher üstünde dönüyordu.Çünkü biirii -söylemiyiceğim ısrar etmeyin!- ışınlayıcıların hepsini öldürmüştü.Ve sona kim kaldı bilin bakalım ? 17 yaşındaki bir çocuk.Evet evet tahmininiz doğru o kişi Fletcher Renn.

Tanith , "Sana zarar vermeyecekler , " dedi."Sana ihtiyaçları var."
Fletcher başıyla onayladı."Bu iş bitince birlikte kahve içmeye gider miyiz ? Beni tanımaya başlarsan çok seveceksin.Ben kendimi yıllardır tanıyorum ve çok seviyorum."


Bir diğer olay daa Valkyrie'nin Eskiler'in kanını taşıması olayı.İkinci kitapta bolca bundan söz edilmişti.Bu kitapta ise Eskilerin ne kadar büyük insanlar -yaa da büyücüler mi demeliyim ?- olduğunu görüyoruz.Valkyrie'nin dünyayı kurtarması da eh teşekkürler Steph.İyi işti.YYalnız depresyondan çıksan diyorum ? Olmaz mı ? Hiç mi ? Peki :( 

Spacegrace kızı umursamadı."Beni nereye götürüyorsunuz ? Sorgu odaları bu tarafta değil.Benden ne istiyorsunuz ?"
"Bizimle geliyorsun çünkü sen harika birisin."
Spacegrace'in adımları yavaşladı ve yüzünden bütün kan çekildi."Beni idam edeceksiniz, değil mi ?"
Kufukafa "Seni idam etmeyeceğiz ," dedi.
"O zaman bu gizlilik niye.Ah, Tanrım , beni idam edeceksiniz."
(en çok gülünen kısımlardan biridir.)

Size hem küçük bir hatırlatma yaptım hemde üçüncü kitapla ilgili kısa kısa bilgiler verdim.Tekrar okudum da hiç spoiler yok !
Spoiler vermemeye dikkat ediyorum malumunuz şu aralar hep kitaptan öylesine yoğun spoiler yiyiyorum ki kendim şaşırıyorum.Hem sadece kitaplardan da değil , dizi-filmler de buna dahil.Konudan sapmıyorum tımam.
Üçüncü kitapla ilgiili şöyle bir düşünceniz olmuştur umarım ki eğer olmadıysa bile hemen okumanızı tavsiye ediyorum.Daha da kötüsü seriye başlamadıysanız hemen okumanızı şiddetle öneriyorum.



Eylül Ayı Okunanlar Okumayanlar Okunamayanlar..

4 Ekim 2013 Cuma

Merhabalar canlarım , haftada bir yazı yazabiliyorum affediniz.Aslında bunların tüm suçlusu benim.Affetmeseniz sövseniz de olur.Vaktim varken üşengeçliğime sığındım şimdi "haydii Vera yapabilirsin" diyip  eylül ayında okuduklarımla ilgili bir yazı yazmaya başladım.Tabii eylül ayı biteli ay oldu yıl oldu Vera diyiceksiniz.Haklısınız.Üşengeçlik çok kötü bir durum arkadaşlar tavsiye etmiyorum.

Vee gelelim eylül ayı okunanlara , hatırlarsanız geçen ay Fatma'yla (kitapsayfalarii) birlikte bir etkinlik düzenlemiştik.Eylül ayı içinde altı kitap seçmiştik.Öhüm başarısız olduk.Olsun caanımız sağolsun.Tabii kısmen başarısız oldum.Altı kitaptan üç kitap okumuşum.
Şöyle bir bakarsak bu ay benim için güzel geçmiş diyebilirim.Toplam altı kitap okumuşum.
Kitaplara gelicek olursak ; 


Eylül ayını Wiccan'la açmıştım.Malesef ki yorumunu çok yazmak isteyip yazamamış ama çok beğenmiştim.Unutmam da yorumunu yazarım umarım.Kesinlikle konusu harika bir kitaptı.


Ah bu kitap bana ne eziyetler çektirdi ! Okuyamayıp okuyamayıp sonra da bir anda açılıp kitabı bitirmiştim.Bakış açımı değiştiren nadir kitaplar arasına girmeyi başardı.Konusu da Naziler olunca kendini belli eden bir kitaptı.


Renda ! RENDA ! Renda :( Aklıma geldikçe hala üzülüyor hala vah vahlanıyorum.Bak yine aklıma geldi olmaz ki böyle şey yoksaa rüya mı ? Ben kitaptan bahsedicektim dimi , yorumu da var üşenmeyip yazmıştım şansınıza !


Bu ay ne çok favori kitabım olmuş benim.Yine ve yine beğendiğim bir kitap.Damla'nın tavsiyesiyle koşa koşa gidip D&R'dan 5 TL indiriminden alıp elimde sürünen ve sırf Reyes için okuduğum kitap.Sonra da ikinci kitabını aramaya koyulduğum ama bulamadığım kitap.Siz siz olun serileri beraber almadan okumayın arkadaşlar !


Kitabın kapağına baktıkça üzülüyorum arkadaşlar.Bu nasıl bir son Derek ? Naptın sen Derek ? Olmuyor ama Derek :( Serileri tam alın alın dedim bu seri iyi ki de bende tam.Yoksa delirirdim.Üçüncü kitabından sonra işler sarpa sarıcakmış gibi hissediyorum.Doğru da hissediyorum sanki.Yorumu çok yakında diyorum geçiyorum son yoruma !


Nerde benim davullarım ? Nerdeeler ? Neyse madem bulamadım hüzünlü kısma geçeyim.Resimde gördüğünüz yeni kapak ve benim elime yeni kapak geçti ! Üzülüyorum arkadaşlar çok çirkin malesef ki artemis naptın artemis ah artemis :( Olsun seriyi çevirmişler o yeter bana.Bu seriyi sekizinci sınıfta arkadaşımdan alarak başlamış ve ilk yirmi sayfasını okuyup geri vererek sonlandırmıştım.Ee bloggerlığa soyununca da dedim bir şansı daha hak ediyor ve cidden hak ediyormuş ! Neyse yorumu gelicek diyim.Bir de aman aman seriyi almadan okumayın birinci kitabı seriyi alıcaksanız alın arkadaşlar seri ! :( 

Bu yazıya başlamadan önce nolcak kısa yani yaniğğ hemen yazarım biter kafasındaydım.Şu an ise ay ne uzun sürmüş maşallah diyorum.İşte böyle sevgili okuyucu eylül ayında elime geçip de okuduklarım.
Siz neler okudunuz eylül ayınca kaç kitap okudunuz ekim hedefleriniz neler ? Haydi bakalım rapor istiyorum !
Bir dahaki yazıda görüşmek üzere ! 


 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS