Kardeşimin Hikayesi - Zülfü Livaneli | Kitap Yorumu

25 Ocak 2014 Cumartesi

Kitabın Adı : Kardeşimin Hikayesi
Yazarın Adı : Zülfü Livaneli
Yayınevi : Doğan Kitap
Basım Tarihi : 2013
Sayfa Sayısı : 330
Tür: Dram,Felsefi
 Goodreads | İdefix | D&R
Serenad fırtınasından sonra Livaneliden nefes kesen bir roman

Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikâye, daha doğrusu hikâye içinde hikâye de böylece başlar. Modern bir Binbir Gece Masalının kapıları aralanır. Ancak bu kez Şehrazad erkektir. 

Kardeşimin Hikâyesi aşkın mutlulukta ulaşılacak son nokta olduğuna inananları bir kez daha düşünmeye davet eden, aşka, aşkın karmaşıklığına ve tehlikelerine dair nefes kesen bir roman. Her sayfada yeni bir gerçekliği keşfedecek, kuşku ile kesinliğin sınırlarında dolaşacaksınız. 





Bir sinir krizi ardından merhabalar sevgili okuyucu.Bir saatten uzun süre oldu kitabı bitireli.Biriktirdiğim ve yorumunu yazmaya çalıştığım ama yazamadığım kitapları düşününce en sonunda işim de yokken açıp bu kitaba yorum yazmalıyım dedim.Aslında bu kitaba yorum yazmayacaktım çünkü bir yarışmaya katılmıştım ve o yarışma kapsamında okulun bana okumam için verdiği bir kitaptı bu.Bitirince kesinlikle yorumun hakeden bir kitap olduğunu düşündüğüm için karşınızdayım.Öncelikle kitabı bitirmeme rağmen "mind blow" denilen şeyin hala geçmediğini belirtmek isterim.

Ve konuya geçiyorum.

  Ahmet Arslan kendi halinde Karadeniz'in Podima köyünde sakin bir emeklilik hayatı geçirmektedir.Ta ki arkadaşı Arzu bir cinayete gidene kadar.Arkadaşının cinayetine üzülmeyen Ahmet Arslan'ın kapısını biri çalar.Kapıyı çalan kişi çalıştığı gazete için cinayeti yazmaya gelen gazeteci kızdır.Bu kızla ilerleyen günlerde garip bir şekilde arkadaşlık kuracak ve ikiz kardeşinin kimseye anlatmadığı hikayesini kapısını çalan gazeteci kıza anlatacaktır.İşte Ahmet Arslan'ın merakla okuyacağımız hikayesi de böyle başlıyor.

  Ne desem ne yazsam kitapla ilgili bilemiyorum.İltifat etmek istiyor bir yanım diğer yanım ise yazara "neden ?" diye sormak istiyor.Gerçi kitabın sonundaki Ö.Zülfü Livaneli ile yapılan kısa söyleşiyi okuduktan sonra da ne diyeceğimi bilemez haldeyim.Karşıma çıkan herkese kitabı uzatıp "Al oku, azcık bir şeyler öğren." diyesim var.Tabii yüzüme garip garip bakacaklarını bildiğimden bunu yapmıyorum.

  Onun haricinde aklıma takılan şeyler de yok değil.Kerberos,Arzu'nun cinayetinin çözülme aşamaları.Kitabı bitirdikten sonra keşke daha uzun olsaymış da her şeyi öğrenseymişim dedim.Kitabı yatağımın üstüne bırakıp dönüp dönüp baktım.Bir de yarışma için okuduğum düşünülürse iyi ki bu kitabı listeye koymuşlar da okuyacak fırsatım olmuş diyorum.Çünkü kitap ne kadar iltifat yazılsa,ne kadar okunsa hepsini hak ediyor.Çok uzatmadan yorumu sonlandırıyorum ve gidip almanız gerektiğini üsteleyerek söylüyorum.



2 yorum:

  1. Sonunda ağzım açık kalmıştı,tabiri caizse,ama sevmiştim diyebilirim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de sonunda ağzım açık kaldı gerçekten,çok şaşırdım ve etkisinden anca bir gün sonra yani bu gün kurtulabildim :)

      Sil

 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS