Dizi Yorumları : Man From The Stars (You Came From Stars)

30 Mart 2014 Pazar


Dizinin Adı : You Came From Stars
Oyuncular : Kim Soo Hyun , Jun Ji Hyun
Bölüm Sayısı : 21
Yayın Tarihi : 2014

Do Min Joon yaklaşık 400 yıl önce yani Joseon döneminde dünyaya inmiş bir uzaylıdır.
Mükemmele yakın bir görünümü vardır ve ayrıca işitme ve hız konusunda yeteneklidir.
İnsanları ve insanlığı küçümseyen Do Min Joon, modern zaman aktrisi Cheon Song Yi'ye aşık olur.


Merhabalar sayın Rüya Kitaplık takipçileriii,
Bu gün benden beklenmeyecek bir yorumla karşınızdayım cidden bende kendime şaşırıyorum ama şu aralar hiç bir şey yapmayıp sadece kore dizisi izliyorum.Hatta perşembeden bile okula gitmemek için nedenler yaratıp oturup Man From the Stars'ı izliyorum.Ve perşembe günü arkadaşımın tavsiyesiyle başladığım dizi bu gün bitmiş bulunmakta.Bana çok kısa gelen 21 bölümlük bir dizi man from the stars.


Yorumuma geçmeden önce azıcık konusundan bahsedeyim ne dersiniz ?

Do Min Joon 400 yıl önce Joseon döneminde dünyaya ayak baasmış taş uzaylımız.Hem de nasıl taş ama meteor olarak dünyaya düşmüş resmen.Uzaylı ya bizden on kat daha güçlü,zamanı durdurabiliyor,vampirler gibi duyma yeteneğine ve koşma yeteneği sahip uzaylı değil resmen vampir ! Ve 400 yıl boyunca dünyada yaşayan Do Min Joon dünyaya indiği ilk seneler küçük bir kızı kurtarır öhüm olaylar burada başlar aslında ama 400 yıl  sonunda o küçük kıza benzeyen birini daha kurtarır.Kader yollarını tekrar birleştirmiştir.Do Min Joon resmen sınanıyordur Cheon Song Yi tarafından.


Ah ah üç sene önce playful kiss'i izlemiş ve de ilk defa bir diziye hayran kalmıştım.Playful Kiss'i bitirdikten sonra iki defa daha izledim.Özel bölümleri ve Baek Seung Jo'nun hislerini tekrar tekrar okudum ve onların üstünden şu haftaya kadar hayran olduğum uzun uzun izlerken hem ağladığım hemde katıla katıla güldüğüm bir dizi çıkmamıştı -The Heirs de var ama o daha çok Hollywood vari neyse- Perşembe günü akşamı iyi ki de başlamışım bu diziye.Perşembeden bu yaana çok keyifli dakikalar geçirdim bu dizi sayesinde.

Karşılaştırma yapamıyacağım hiç bir diziyle malesef ki.



Bir kere dizi de gösterilen mekanlar evler beni büyüledi.Her şey son modeldi.Kıyafetler,teknolojik cihazlar,mobilyalar hepsi.Bazen Cheon Song Yi'nin giydiği kıyafetlere hayranlıkla baktım ve kıskandım açıkcası.Birinci bölümden itibaren de çok güldüm.Hele yukarıdaki sahne bir ara evdekilerden şikayet bile aldım gülüyorum diye.

Huh nerede kalmıştım ? 
Diziyi övüyordum dimi.Bu aaradaa Cheon Song Yi'nin ünlü bir oyuncu olduğunu söylemeyi unuttum değil mi ? Kendisi dizi de ünlü bir oyuncuyu oynuyor.Kore de çok sevilen bir oyuncu tabii dizi süresinde bu değişebiliyor mesela bir gün çok sevilen bir oyuncuyken ertesi gün menejeri olması için Do Min Joon'a yalvarıyor.



Cheon Song Yi'yi canlandıran kişi  Jun Ji Hyun kendisini My Sassy Girl'den ya da The Berlin File'dan hatırlayabilirsiniz.Ki iki filmde de çok usta oyunculuklar sergilemişti.



Do Min Joon'a gelirsek Kim Soo Hyun canlandırıyor o harika gülümsemesi ve bir çok harika özellikleriyle birlikte.Kendisi genç kızların rüyasına girip şaka yapmakla ve güzel güzel gülümsemekle meşhur ha bir de Dream High 1 ve Dream High 2'deki rolleriyle.Tabii daha bir çok dizide de oynamış.Yalnız hep arka planda kalmış.Bu ilk başrolü diyebiliriz.Dream High demişken dizinin 15-18 bölümleri arasında Miss A ekibinden tanıdığımı Suzy yada Dream High'dan tanıdığımız şeklinde söyliyeyim bir ara görünüp kayboluyor.


Oy çok konuştum a dostlar.Neden dur demiyorsunuz ? Beni bıraksanız anlattıkça anlatır size sonunu da söyler öyle giderim.Ama söylemiyeceğim söylersem nasıl heyecanlanıcaksınız romantik sahneler de nasıl iç çekiceksiniz ? 
Tamam tamam susuyorum ve sizi diziden bir kaç kareyle baş başa bırakıyorum.


"Ramen yerken çok seksi görünüyorsun."


21.bölüm

Kurban olduğum "seeen ağlamaaa" 


BİR DAKİKA.Üstteki resimlere gülmemek istesem de gülüyorum kahkaha atıyorum.İzleyen arkadaşlar yorum bırakırsanız sevinirim.Dedikodu yapıcak birine ihtiyacım var.



NOT : Dizi önerilerinizi bekliyorum.Şu anda izlediğim bir dizi yokta...

Sıcak Hava Dosyası | Romantik Filmler (Kore,Japon,Tayvan)

25 Mart 2014 Salı


Merhabalar ! 
Hatırlarsanız bir kaç ay önce soğuk hava dosyasına başlamış ama devamını getirememiştim.Hatırlatınız mı ? Hatırlamadıysanız tık tık dönün bir bakın okuyun.İşte o zamandan beri de doğru düzgün post yayınlayamadığımı fark etmişsinizdir.Fakat tur hariç kitap okuyamadığımdan önceden okuduğum kitapları hatırlayamadığımdan oluyor bunlar.Ve bu günde sıcak hava dosyası açarak ayrıyetten kendimi romantik filmlerle affetiricem.Öyle umuyorum en azından.

Herkes romantik film sever değil mi ? Sonu mutlu biten ve bize umut veren filmleri.Böyle filmleri izlemeyi çok sevdiğim için sık sık araştırıyorum ve izliyorum.Şu aralar romantik film izlemek ve ağlamak istedim bol bol ve bu ihtiyacımdan da bu post çıktı öhüm filmlere bakalım mı ne dersiniz  ? 


1 - Lovely Complex 

Benim gibi Kore dizilerine bayılan sürekli romantik film izleyen bir arkadaşımın tavsiyesiyle izledim yukarıda afişini gördüğünüz filmi.Afişi o kadar uyduruk gelmişti ki "izlemesem mi ki yeaa" diye baya düşünmüştüm.Sonra film başladı.O ne kadar iğrenç bir görüntü kalitesi ! Gözlerim bozuldu zannettim ama izlemeye devam ettim.Ve filmi çok beğendim.yaklaşık olarak 120 dakika olması lazım ve 120 dakika boyunca ne olacak diye yerimde duramadım.Kız yerine ben üzüldüm ben ağladım.Tabii ki romantik filmlerin en sevdiğim yanı gibi bu da güzel bir sonla bitti.Mutluyum.



2- Love For Beginners 

Afişi çok tatlı değil mi ? Çok tatlı bence de.Çocuk yakışıklı kız güzel ee daha ne istersiniz ? Şahsen ben bolca aşk istiyorum bu filmde bolca aşk olmasa da dram var ama aşk var yani yok zannetmeyin.Kızımız tam inek öğrenci tiplemesi ve esas çocuğumuzla tanışıyor.Esas çocuğumuz popüler harika yakışıklı akıllı ne ararsanız onda.Ve baaam ! They fall in love.Ayrılmamak üzere bir aşkla birleşiyorlar.İnek kızımızla yakışıklı esas çocuğumuz sonu ne mi oluyor ? Tabi ki kız evrim yaşıyor.Alttaki gibi kalmıyor.128 dakikanın 128 dakikası da çok keyifliydi bazı yerleri atladım çünkü çocuğa sinir oldum.Özür dilerim.Ama izlemenizi tavsiye ettiğim romantik filmler arasında ve de unutmadan Japon filmidir kendileri.Çok hoş konuşuyorlar.



3- Hello Stranger

Tayland yapımı bir  film.İzlerken katıla katıla güldüğüm bir film oldu kendileri.Çocuğumuz tatil için Kore'ye gider.Aslında bu tatile  sevgilisiyle gidecektir fakat sevgilisiyle ayrılmıştır ve biletler boşa gitmesin ister,bazı olaylar ardından kabum! esas kızla orada karşılaşır.Tanışırlar fakat isimlerini birbirlerine söylemezler,gezerler eğlenirler,aşık olurlar.Size izlemenizden başka söyleyebileceğimin tek şey filmin sonunun müthiş olduğu.Başka bir şey söylemeye gerek duymuyorum.


4- Finding Mr.Destiny 

 SONUNDA FINDING MR DESTINY ! Ah bu filmi izlerken ne işkenceler çekmiştim.Ne siz sorun ne ben söyliyeyim.Kızımız (hiç bir filmdeki kızların ve erkeklerin isimlerini aklımda tutamıyorum tam balığım) yaşı oldukça geçmiş yani 30'a dayanmış ve baba baskısıyla evlenmeye zorlanılan biri.Yıllar önce gittiği Hindistan gezisinde biriyle tanışıp ona vurulmuş -evet vurulmuş dedim- ve Kore'de sürekli kader arkadaşını aramış ama bulamamış.Bir şirket görmesiyle beraber babasının kızını şirkete götürmesi bir oluyor olaylar burada başlıyor.Kader adamımız bulunuyor mu ? Yoksaa kızımız başka birine mi aşık oluyor izleyin görün derim.


5-Paradise Kiss 

Tralalala.Listenin sonuna yaklaştıkça sıkılmaya başladım giibi gibi.Ama çok sevdiğim filmler olunca ve daha kimseye anlatmamış olunca burada yazmak içimi dökmek gibi oluyor.Listeye dönücek olursam bu film çok önceden izlediğim bir film ama nasıl etkilendiysem hala aklımda.

Esas kızımız bir gün yolda biri tarafından yakalanır ve bir terzi gibi giyim atölyesine götürülür.Bu günden sonra hayatı değişir.Kızımız bir grubun projesi olmuştur.Onu güzelleştirecek ve de yarışmalarında -yarışmaya katılan grup- elbiseyi giymesi için seçmişlerdir.Dil dökerler yalvarırlar ve kız kabul eder.Ama nasıl ama nasıl ? Spoiler vermiyim diyorum ama sonunu söylememek için kendimi parçalıyorum burada :( 


6-Kimi ni Todoke 

Garez'i izleyeniniz var mı aranızda ? Garezde Samara adında bir kız var,hepimizin biliyor olması lazım.Siyah uzun saçlarıyla aniden karşınıza çıkar ve ödünüzü koparır Samara.Allahım küçüklüğümden beri korkmuşumdur ondan uzak durmuşumdur izlememiişimdir ama rüyalarıma girmiştir hep.İşte o Samara'dan (Sawako) yola çıkılarak çekilmiş bir Japon filmi karşınızda.Bu filmle ilgili söyleyebileceğim tek şey kıza sinir olduğum gıcık olduğum ama çocuğa bayıldığımdır herhalde.Tabii ki bir animeden uyarlanma.Eğer merak edenler varsa hemen animesini izlesinler hatta beraber başlayabiliriz ? 


7-Plump Revolution 

Kızımız evlenmeye karar vermiş yükselişte olan bir model esas çocuğumuz ise bayağı ünlü bir fotoğrafçı ve etki butlu kilolu balık etli bayanlardan hoşlanıyor.Kızımız ise yıllardır bir gram bile almamış.Sabah sporunu düzenli yapıyor ve her yediğine dikkat ediyor.Sonra birden esas oğlana aşık oluyor peki onun için kilo alabilecek mi ? Ah ah çoook güzel bir filmdi.Tekrar mi izlesem diye düşündüm bunu yazarken.

NOT : Filmler hiç bir sıralamaya göre dizilmemiştir.En beğendiğim romantik filmler arasından seçilmişlerdir.

Huh bu kadar 7 film paylaşıyorum sizinle ama yazarken bile canım çıktı.
Son olarakta izlediğiniz beğendiğiniz aşık olduğunuz bir romantik film varsa önerinizi beklıyorum ^_^

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

12.Bursa Kitap Fuarı ve Rüya Kitaplık #1

20 Mart 2014 Perşembe




   Herkeseee çok güzel güneşli bir perşembe gününden merhabalar.Nasılsınız ? Harikasınız değil mi ? Havalar güzel olunca herkesin keyfi yerinde oluyor.Ve şansa bakın ki bu günde hava harikaydı.

Geçen sene fuara gitmiş ancak hiç gezememiş ve büyük bir hayalkırıklığıyla eve geri dönmüştüm.Bu sene durum farklı olucaktı,olmalıydı ve oldu da.Bu gün gezerken ayaklarıma kara sular indi,başım döndü.Bir an nerede olduğumu bile unuttum.Tabii sorsalar "bu günü tekrar yaşamak ister misin?" diye hiç düşünmeden "evet !" derim.

Bu gün benim için özel bir gündü çünkü Elif'le namı değer Okur-Yazar'la sonunda tanışabildim.Kısmet olursa pazar günü de tekrar buluşup gezeceğiz fuarda.İki gezgin beraberce takıldık diyeceğim çünkü içimde kaldı  söylemezsem olmazdı.Vee gelelim aldıklarıma ;

 Hiç bir listem olmadan gittiğim için pişmanım açıkçası çünkü kendimi kaybettim ve alacaklarımın hepsini unuttum.Günün sonunda ise elimde sadece üç poşet vardı.Pişmanım pişmanım pişmanım.En çokta Altın Kitaplardan ve de on8'den alacağım kitapları unuttuğum için.Pazar günün gittiğimde hiç bir şeyi unutmadan eksiksiz almak istiyorum.

İndirimlere gelirsek çok fazla indirim olduğunu söyleyemeyeceğim en azından ben görmedim.Keşke görseydim balıklama atlardım.Sadece april yayınevinde bazı kitaplar 5 tlydi ucuz olarak diyebileceğim ve martı yayınları nerdeyse tüm kitaplarını 10 tlye indirmişti.Oradan da alacağım çok kitap var unutturmayın ^_^


Bir de DEX yayınları keşke kendine ait bir stand alsaydı ona da çok üzüldüm.Kitaplarından bazılarını 9 TL gibi uygun bir fiyata koymuşlar tabi ki pür de onlardan biri.Pazar günü gidip füzyonu da almayı düşünüyorum :3
Hazır fuar kitaplarımı göstermişken son bir ayda aldığım ve gelen kitapları da göstereyim aradan çıksınlar ^_^







Pazar günü yeni bir fuar yazısıyla görüşmek üzere ! 

[5.GKK ILE BLOG TURU 5.Gün ] Aslında KİMSE SEVMİYOR SENİN KADAR | KITAP YORUMU + Cast

18 Mart 2014 Salı


Kitabın Adı : Aslında Kimse Sevmiyor Senin Kadar
Kitabın Orjinal Adı : Outside the lines
Kitabın Yazarı : Amy Hatvany
Yayınevi : Neo Kitap
Tür : Dram
Canım kızım,
Beni görmek istemediğini biliyorum. Doğrusu, sana ve annene yaptıklarımdan sonra, ben bile görmek istemiyorum kendimi. Öyle bir noktaya geldiğim için kendimden ne kadar nefret ettiğimi, ne kadar pişman olduğumu anlatmaya sözcükler yetmez. Ama ne yaparsam yapayım, o gece gördüklerini geri alamam kızım. Buradaki doktorlara kalırsa, bir gün beni affetmenin bir yolunu bulabilirmişsin; ama önce benim kendimi affetmem gerekiyormuş. Sana, tutamadığım o kadar çok söz verdim ki, inan, bunları düşündükçe kendimden utanıyorum. Senden sadece, seni sevdiğimi ve yaptıklarımı telafi etmenin bir yolunu her zaman arayacağımı bilmeni istiyorum...

Eden'in küçük kalbi büyük sorularla dolu: Akıl hocası, neşe kaynağı ve en iyi arkadaşım dediği babası onları bırakıp nereye gitti? Gökyüzündeki onca yıldızı tek başına nasıl sayacak? Okulu kırıp bulutları kovalamaya kiminle gidecek? 

Kiminle keşfedecek hayatın lezzetlerini?

Çocukluğu bu sorulara cevap aramakla geçen Eden West, yıllar sonra önüne çıkan bir umut ışığıyla hayatta bir dönüm noktasına geldiğini anlar. Geçmişin karanlık gölgesinden kurtulmak ve bir gün doğru insanla karşılaştığında yanından geçip gitmemek için öncelikle içindeki boşluğun gerçek sahibini bulmak zorundadır.


5.Gezgin turundan herkesee merhabalar ! Nasılsınız bayanlar ve baylar ? Umarım iyisinizdir.Ben şahsen bu yorumu yazarken kendimi pek iyi hissetmiyorum.O yüzden yer yer histeri krizleri geeçirirsem mağdur görünüz "hee hee" deyip geçiniz.

Efenim 5.turumuzda öyle güzeel öyle duygusal bir kitaba ev sahipliği yaptık ki ben bile bir kitapta bu kadar çok duyguyu yaşadığıma şaşırdım.
Gelelim kitabımızın konusuna zaten saat geç olmuş zaten yorumu sınavlar yüzünden geçe bırakmışım bari konusuna geçeyim.
Eden West babasına aşık bir kadındır.Babasına aşıktır aşık olmasına da babasını neredeyse 20 yıldır görememiştir.Babası onları terk ettiğinden beri.Babası ONU terk ettiğinden beri.Ve bir takım talihsiz olaylar sonrasında Eden 20 yıl sonra babasını bulmaya karar verir peki babasını ararken onu neler bekleyecektir ? Aşık mı olacak ? Babasını bulabilecek mi yoksa babası hala yaşıyor olacak mı ? Tüm bu sorular beyninde gezinirken tüm yolları denemeye karar verir ve babasını görmediği 20 yılı telafi etmeye kararlıdır.

Öhüm konusunu birazcık çıtlattığıma göre artık kitaba yorum yapabilirim.Söylemek istediklerimi söyleyip rahatlayabilirim.Bir keree Amy'ciğim o son neydi öyleeeee ? Kitabı bitirdin miii yarım mı bıraktın belli değil.Sonunda şoka uğrayıp kitabı fırlatmadım yo yo öyle bir şey yapmadım bağırarak hayır da demedim ama bu ne ? Böyle bir son hiç sana yaakışıyor mu yavrucuğum ? 
Bir diğer üstünde duracağım hususta baba-kız ilişkilerinin duygusallığı.Bu kitabı okuduktan sonra anladım ki ne olursa olsun babanız,anneniz ne yaparsa yapsın affetmelisiniz.Sizi öldürdüyse başka.Rüyalarına girin kabusları olun neyse ne diyordum ? Evet affetmelisiniz çünkü şu an yaşıyor olabiliriz,şu an evimiz olabilir peki beş dakika sonra ne olacağı belli mi ? Beş dakika sonra babanızın yaşayacağı belli mi ? Çok duygusallaştım özür dilerim ama kitabın yan etkilerinden biri de bu sizi gerçek hayatla yüzleştiriyor ne kadar istemeseniz de en acı gerçeği yüzünüze vuruyor ve bu sayede sizi olabilecek her şeye hazırlıyor.


Çok konuştum her zaman ki gibi son bir kaç şeye değinip cast seçimime geçeceğim sizin için bombaa gibi castlerim var bakmadan geçmeyin.Aklıma takılan son bir şeyde çevirmenimiz oldu.Çevirmenimiz o kadar samimi o kadar içten çevirmiş ki kitabı bazı yerlerde çok garip tepkiler verebildim.Bunun için de ona teşekkür ediyorum ve cast seçimime geliyorum.




Bu bizim meşhuuuur Eden West'imiz.Düşündüm düşündüm kim olur dedim kendimi yıprattım ve en sonunda resimde görmüş olduğunuz bayanı buldum.Kendisi modelmiş tam yazarımızın düşündüğü mavi gözlü Eden olduğunu düşünmekteyim.Gerçi benim gözümde Eden bambaşka bir Eden ama.


Bu da ismi lazım değil Jack Barker.Kendisi benim çok sevdiğim karakterlerden biri.Yazar iyi ki düşünmüş diyebileceğim karakterlerden biri.Tam tasvirleri hatırlayamasam da böyle olduğunu tahmin etmekteyim Jack'in.


Ah Bryce ah.Kaslarınla bronzlaşmış teninle tam Eden'ın zıttısın.Bu da kitapta yer yer gelen Eden'ın kardeşi Bryce.Aslında çok ana karakterleri yapıcaktım ama Bryce ve Georgia'ya yer vermeden edemedim.


Şimdi isyan naraları atabilirsiniz Kiiim Kardashian mııı diyebilirsiniz ama yazarımız Georgia'yı öyle bir tasvir etmiş ki içimden "aha kalçalar ahaa esmerlik-arada kızılda demiş gerçi saymıyorum o kısmı- kesiin Kim bu Kiiim " dedim o yüzden karşınızda Kalça Georgia.


Ve kitabımızın Eden'dan sonraki baş karakteri.David yoksa Bay West mi demeliyim ? Bunda da çok kararsız kalmış olduğumu tahmin edersiniz ama Jhonny'ciğim şekilden şekle girdiği için birazcık daha yaşlandırabilirler diyorum.Yaşlandırsalar şu resimdeki halini taaam David.Taam.


Soon olarak da   Eden'in  annesi.Genelde annelere saygı duyarım.Hatta naparlarsa yapsınlar hiç bir şey demeden susarım ama bu kadına ayrı bir garez duyuyorum.Pis Lydia pis karı.Yine bir aslında diyorum yazarımız sarışın uzun saçlı falan demiş ama bu role en iyi Demi Moore gider arkadaşlar siz sarışınlığı falan umursamayın.


Neo yayınlarına katkılarından dolayı teşekkürler.Sıradaki yazıda görüşmek üzere ! 

Takas Kitaplarım #1

9 Mart 2014 Pazar





Merhabalar çok sevgili rüya kitaplık halkı.Nasılsınız  ? Umarım iyisinizdir.Bu gün sizler için bir kaç kitap seçtim kitaplığımı düzenlerken.Annemle beraber düşündük taşındık hangi kitaplar bize göre değil hangi kitapların gitme vaktı geldii hesapladık ve bu görüntü çıktı.Aslında daha fazlaydı da görüntü annem sayesinde azaldıkçaaa azaldı.


Öncelikle kitapları sıralıyım isterseniz ? Siz bakın beğenin ona göre benimle iletişime geçin.
1- Ejderha Dövmeli Kız Stie Larsson ( Bazı sayfaları sararmış ama az bir de resimde görüldüğü üzere köşesi yırtılmış ayrıca son 30 sayfası su olmuş özür dilerim) 
2-Incerceron - Catherine Fisher (Hiç bir hatası yok orjinal,yepyeni ) 
3-Sapphique - Catherine Fisher (Bunun da hiç bir hatası yok orjinal ve yeni)
4-Aret Varrtanyan - Bin Yüz Bir İnsan (Yeni,orjinal hatası yok)
5-Sinesyezya (Sırf beğenmediğim için koyuyorum yeni,orjinal,hatası yok ama cep boy)
6-Stephen King - Susannah'nın Şarkısı (Sayfaları sararmış,orjinal,ayracı içinde,seri olduğu için takasa çıkarıyorum) 
7- Kafes - John Perkins (Yeni,orjinal,hatası yok)
8-Meraklılar - Richard Bach (Orjinal,sayfaları su almış ama bazı sayfaları çok değil)
9-Sevgine İhtiyacım var (orjinal ,hatası yok, yeni)
10-Yaz Arkadaşları (orjinal,yeni) 
11- Sevme Sanatı (Orjinal,eski)


Liste böyle iştee.Yukarı da yazılanlar hariç sormak istediğiniz bir şey olursa mail atarak (petreous@hotmail.com) ya da tweet atarak (@petreous) ve de instagramdan (petreous) bana ulaşabilirsiniz.Takas edeceğiniz kitapları bana ulaştığınız zaman konuşursak harika olur hatta süper olur.Kargo ücretini de ulaştığınız zaman konuşalım lütfen çünkü sorun çıkabiliyor o karşı tarafa bağlı bir şey.


Teşekkürler şimdiden ilgiiniz için ^_^
 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS