[6.GKK BLOG TURLARI 7.GÜN] Gece Geçen Gemiler - Beatrice Harraden | Kitap Yorumu

21 Nisan 2014 Pazartesi

Kitabın Adı : Gece Geçen Gemiler
Orjinal Adı : The Ship Pass The Nigth
Yazarın Adı : Beatrice Harraden
Yayınevi : Altın Bilek
Tür : Dram,Aşk
Zihninizin derinliklerinde biriken umutsuzluğu, bir yaşama amacına nasıl dönüştürürsünüz?
Bernardine. Yüreğine savrulan gözyaşlarının boğuculuğuna direnen Bernardine. Umudunu, yaşama dair her şeyini savaşa kurban edecek olan ve yaşam savaşına, tepesinden cennete baktığı bir hastanenin bahçesinde, karanlık koridorlarında, müşahede odalarında devam edecek olan Bernardine. Tepeden gördüğü körfeze gelen gemilerde umudunu, yaşamının geri kalanını bulmayı ümitle bekleyen, bekledikçe içinde büyüyen hastalığın, kurtuluşunun tek yolu olduğunu bilen Bernardine. Bernardine sizi duygular arasında bir serüvene ve umudun gücünü hissetmeye davet ediyor. Bu kitabı asla unutmayacaksınız…

Herkese merhabalar ! 
Turun yedinci ve son günü "Gecen Geçen Gemiler" adlı kitabımızın yorum sırası bende.Bende ama nasıl yorum yazacağımı nasıl başlayacağımı bile bilemez haldeyim.Öyle ki yazacağım kelimeleri seçemiyorum.Hal böyleyken direkt konuya gireceğim sayın okuyucu kusura bakmayınız lütfen.

Kitabımız 26 yaşındaki küçük mü küçük ve hasta Bernardine ile Huysuz Adam'ın aşık olmasını anlatıyor.Tabi bu aşk hem sevgi dolu hemde nasıl diyeyim felsefe dolu.Kesinlikle aşklarını ifade edebileceğim en güzel iki kelime "sevgi" ve "felsefe" olur.Huysuz Adam yani Robert Allitsen herkesin konuşmaktan çekineceği yanına yanaşmaktan korkacağı bir tip.Fotoğraf çekmeyi çok seviyor ve özgür değil.Özgür değil derken annesi ölene kadar Petershof'a mahkum hissediyor kendini.

Peki Bernardine ? O kadar hasta ve her şeyden vazgeçmiş gencecik bir kadın.Hasta olduğundan beri hayattan beklentisi olmayan ve ölmeyi bekleyen biri.


Kitabımız  Bernardine ve Huysuz Adam'ın aşklarını çok güzel bir şekilde işlemiş.
Hele bazı yerler vardı ki grupça konuşurken ağladığını söyleyenler oldu.Kitapta gözlerinizin dolduğunu bir çok yerde hissedeceksiniz.


Şahsen Bernardine karakterine çok sinir oldum sanırsam benim kadın karakterlere karşı beslediğim bir nefret duygusu var ısınamıyorum kadın karakterlere.Ve Bernardine'den ne kadar nefret ettiysem Huysuz Adam yani Robert Allitsen'i o kadar sevdim.Aslında kitabı biraz TFIOS'a benzetmedim değil.Sanırım iki kitapta ölümcül hastalıkları konu aldığı için böyle oldu.Aynı Yıldızın Altında'yı beğenenler için  önerebileceğim bir kitap kendileri.

Öhüm öhüm bir yazının daha sonuna geldik ! Destekleri için Altın Bilek yayınlarına teşekkür ediyoruz bu kadar güzel bir kitabı bizimle paylaştıkları için bir daha ki turda görüşmek üzere :* 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS