[2.GKK OKUMA ETKİNLİĞİ 1.GÜN ]Buraya Kadarmış - Daniel Höra | Kitap Yorumu

5 Mayıs 2014 Pazartesi






Kitabın Adı : Buraya Kadarmış 
Orjinal Adı : Geddist 
Yazarın Adı : Daniel Höra
Yayınevi : On8 
Tür : Dram,Cinayet
Bir genç için yargısız infazdan kurtuluş var mıdır?

"Apartman kapısı açıldığında çığlıklar yükseldi. Herkes bize doğru koşmaya başladı. Flaşlar patlıyordu. Alt kat komşumuz yolumuza çıktı ve çekebildiği kadar fotoğraf çekti. Çekil şuradan! diye bağırdı bir polis ve kadını itekledi. Bir başkası da, elinde video kamerasıyla bir süre daha bize eşlik etti. Polis otosuna girdiğimizde, gazeteciler aç kurtlar gibi birbirini itekliyordu. Ünlü olmaktan yavaş yavaş sıkılmaya başlamıştım."

Doğu Almanya. Kendi haline terk edilmiş; Batının sırt döndüğü, köhnemiş bir yaşam alanı. Boşalmış binalar insansızlıkla eskirken, büyük kentin kıyısında kalan insanlar da verimsiz bir rutinin renksizliğinde kuruyor. Devlet yardımlarıyla boğaz tokluğuna günler, küçük işlerle zorlanan umutlar, yitirilen hayaller... Eski apartman bloklarının gençleri, gençliklerini yaşatmak üzere bir arada, ortak duygu ve sembollerle, ama en önemlisi de "kankalıklarıyla" var olmaya çalışıyor. Yarınlara fazla takılmadan, bugünü de boş bırakmadan. Alex de bu yarınsızlar tayfasının bir parçasıydı. Ta ki, bir suçun çok yakınında bulunup, ihtiyatsızlığıyla iz bırakıp, tüm kuşkuları üzerine çekene kadar. Şimdi mesele, kime tutunup kime sırt döneceğini bilmekte.

Önyargıların ve toplumsal etiketlerin, adalet terazisindeki ağırlığı nedir? Sanığı yargılayacak hâkim, mahkemedeki midir, yoksa elinde çamuru tutan mı? Alex sert bir rüzgârla savrulmanın eşiğinde; kime tutunacağı belirsiz. Gerçek bir olaydan esinlenen Daniel Höra, adaletin aksayan çarklarına karşı bir gencin mücadelesini anlatıyor. 

1965de, Almanya, Hannoverde doğan ve kent merkezinden uzakta yetişen Daniel Höra, farklı farklı işlerde çalıştı. Okuldan sonra mobilya taşımacılığı, yaşlı bakıcılığı, montaj işleri ve taksi şoförlüğü yaptı. Yarım bıraktığı lise eğitimini çok sonra tamamladı. Bir dönem TV editörlüğü de yapan Höra, 2001de yayımlanan ilk romanı Mora!nın ardından, Doğu Almanyada cinayet işlediğinden kuşkulanılan bir genci anlatan romanı Buraya Kadarmış (Gedisst, 2009) ile tanındı ve ertesi yıl Hansjörg-Martin Ödülüne aday gösterildi. 2010da yayımlanan üçüncü kitabı Das Ende der Welt (Dünyanın Sonu), bir felaketin sonrasını anlatan bir distopya. Bugün ailesiyle birlikte Berlinde yaşayan yazarın son romanı Braune Erde (Kahverengi Toprak, 2012), yayımlandığı yıl Almanyada kitapçıların En İyi 100 Gençlik Kitabı listesinde yer aldı.
(Tanıtım Bülteninden)


Merhaba canlarım ! Nasılsınız ? İyisinizdir umarım ben bomba gibiyim.Harikayım.Böyle güzel lezziz bir kitaba okuma etkinliği düzenlediğimiz  için de ayrı bir sevinçliyim.Buradan Mehmet Bey'e ve tüm on8 ekibine bu güzel kitaba okuma etkinliği düzenlememiz için izin verdiklerinden dolayı teşekkür ediyorum.Desteklerinden dolayı da ! Harikasınız ^-^

Öhüm öhüm hazırsanız başlıyorum.Kitabımızın ana karakteri Alex.Kendisi 14 yaşında ama içkiyle,uyuşturucuyla çoktan tanışmış hayata atılmış bir genç.Çetesi bile var.Ya da o öyle olduğunu sanıyor.Alex'in babası ayyaş,ablası ise sevgilisiyle yaşıyor.Annesi o küçükken ölmüş.Alex okula istediği zaman giden gençlerden,AVM'lerden hırsızlık yaparak geçiniyor.İnsanlara yardım eden biri değil anlayacağınız.Hatta yardım ne kelime insanlara yardım etmeyen onların eşyalarını çalan biri o.


"Yaşamımızın resmini çizecek olsam gri kullanırdım.Yok,tamam,sadece gri değil.Biraz siyah da kullanırdım.Azıcık da kahverengi.
Anlaşıldı mı her şey ? Adım Alex.Kurukafa'dan iyidir yine de.Ya da Ronny'den.Veya Rocco'dan."
(Sayfa 14)


Bir gün büyükannesine giderken büyükannesiyle aynı apartmandan oturan yaşlı kadına yardım etmesiyle başlıyor her şey.Yaşlı bayan dediğime bakmayın bu yaşlı bayanın bir adı var.Bayan Neuhaus.Alex'in hayatını değiştirecek kişi kendisi.Bayan Neuhaus'a yardım eden Alex Bayan Neuhaus'tan para çalıyor yardım ettiği için bu hakkı kendinde görüyor.Ve çaldığı bu para Bayan Neuhaus'un ölümünden sonra onun tek zanlı olmasını sağlıyor.Bundan sonra ne mi oluyor ? Okuyup görüceksiniz sevgili okuyucu.


"Şakaklarım zonklamaya başladı.Damarlarım her an patlayacak gibiydi.Buraya kadarmış,diye düşündüm ve hayatım gerçekten de bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçmeye başladı." 
(Sayfa 218)


Kitabı o kadar çok beğendim ki sanırım favori kitabımız tüm kitaplar içinde bu oldu.Yazarın anlatımı o kadar sade o kadar duruydu ki.Bir de olanların gerçek olması da ağlamamamı zorlaştırdı.Kitabı okurken elimden bırakamadım.Ki o zamanlar okuma sıkıntısı çekiyordum.Ne okusam diye çırpınıyordum karşıma iyi ki bu kitap çıkmış.


"Sonra hakkımda roman yazmak isteyen bir yazar geldi.
"Hikayemde önemli olan nedir ki ?"
"Ölümsüzlük."
Hiç fena değildi.Hastaneden çıktıktan sonra buluşmaya karar verdik."
(Sayfa 225)


Kitapta sadece üzüleceğinizi sanmayın.Gülümsüyorsunuz da çoğu yerde.Yüzünüze anlamadan bir gülücük konuveriyor.Bazı yerler de de kaşlarınız çatılıyor White Boyz çetesine ne yapsam diye düşünüyorsunuz.Evet ben çok düşündüm.Hatta o beyaz kıyafetlerinin üstüne vişne suyu dökmeyi de düşünmedim değiil.Düşündüm arkadaşlar düşündüm -.-

Kitabı okurken aklıma 50 Cent'in yaşamı,Florida'nın yaşamı geldi nedense.Onlarda bu zorlukları yaşamışlar çocukluk yıllarında.Örnek olarak gösterebileceğim sadece bunlar geliyor.Yoksa o kadar çok örnek var ki Alex gibi.Daha küçücük yaşta hapse tıkılabilecek,başkasının işlediği suç yüzünden tüm yıllarını suçluymuş gibi geçirecek.

Benim yorumum bu kadar sevgili okuyucu.Çok hüzünlü çok mutsuz bir yazı mı oldu ne ? Ama bu kitaba hayranlığımı,Alex'e olan hayranlığımı nasıl anlatacağımı hiç bilemiyorum inan.Gözlerim kitabı okurken olduğu zaman gibi dolmuş durumda.Bu kitap ilk 5e girdi benim için.Tekrar okunacak listemde.Hatta şimdi yeniden başlasam mı ?
Uzun bir yorum olmadan önce görüşmek üzere ! Sana da görüşmek üzere ALEX ! Kendine iyi bak.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS