[10.GKK BLOG TURLARI 2.GÜN] Petey - Ben Mikaelsen | Kitap Yorumu

20 Haziran 2014 Cuma



 Kitabın Adı : Petey
Orjinal Adı : Petey 
Yazarın Adı : Ben Mikaelsen
Yayınevi : Beyaz Balina
Türü : Dram,Gerçek Yaşam
Sevgi, inanç ve dostluk üzerine sımsıcak bir hikâye…
Beyin felciyle doğup doktorların yanlış teşhisleri sonucu zihinsel engelli kabul edilen Petey, iki yaşındayken ailesi tarafından, akıl hastanesine gönderilmek üzere terk edilir. Ufacık yaşında terk edilse de hayata sımsıkı tutunur Petey. Ailesi ondan vazgeçmiştir belki ama o, hayattan vazgeçmez. Yeni evinde şartlar ne kadar ağır olursa olsun mutlu olmak için bir neden bulmakta hiç mi hiç zorlanmaz. Ve bu özelliğiyle etrafındaki herkesi kendine hayran bırakır.
Mevsimler değişir, yıllar geçer; Petey büyür, yaşlanır… Dostları istemeyerek de olsa onu birer birer terk eder. Petey de bir daha incinmemek için artık kimseyle arkadaşlık etmek istemez. Ta ki gönderildiği huzurevinde Trevor Ladd adındaki bir çocukla tanışana dek. Çok geçmeden ayrılmaz iki dost olan bu küçük çocuk ve yaşlı adamın birbirlerinden öğrenecekleri çok şey vardır.

 Herkese Gezginlerin 10.turundan merhabalar ! 
Bu gün benim için çok özel bir kitaba yorum yazıcam.Özel diyorum çünkü kitabı okurken göz yaşlarımı durduramadım.Hıçkırıklarıma son veremedim ve tüm kitap boyunca "ne oluyor,ama ya" nidaları attım.

Öncelikle kitabı biraz çıtlatmak istiyorum size kitabımız Petey adından birinin hikayesini anlatmakta.Petey doğduğu anda itibaren spastik tanısı konulmuş bir hasta.Doğduğunda annesiyle babası bakmakta zorlandıkları için Petey'i bir hastaneye daha doğrusu bir hemşireye teslim ediyorlar ve dolaylı yollarla Petey bir akıl hastanesine gidiyor.Kısacası kitabımız böyle başlıyor ama asıl konu Petey'nin bitmek bilmez neşesi ve hayatına giren herkesi ailesi gibi görmesi.Tabii hayatına giren herkesin tek tek onu terk ettiğini söylemem bir spoiler sayılır mı bilemeyeceğim ? Yine de söylemiş bulundum lütfen kusura bakmayın.

SPOILER'E GEÇİŞ.

Öncelikle Petey'i en az Trevor ya da Calvin kadar sevdiğimi söylemem lazım.Kendisi kitap boyunca gülümsememe yol açtı.Açıkcası kitabın başında biraz önyargılı baksam da kitap ilk 30 sayfasında bile kendini affettirdi.
İkinci bir düşüncem ise engelli ya da başka bir değişle özürlü -kabaca oldu cidden özür dilerim- insanlara demek ki sadece Türkiye'de farklı bakılmıyormuş bunu gördüm Petey'le birlikte.Benim dedem de yaklaşık 6 yıl önce ceviz ağacından düştü ve şu an belden aşağısı tutmuyor felçli kesinlikle Clyda pardon Petey'le karşılaştırılamayacak bir şey ama kitap boyunca aklıma dedem geldi.Hele sonlarında kitabın iyi ki dedem hala yanımda ve yaşıyor dedim.
Ardından Trevor'a geçersem.Trevor gerçek biriyse -ki gerçekmiş- hayatımda onun kadar inatçı ve çabalayan birini daha görmedim.Pardon okumadım.Böyle insanlar keşke karşımıza çıkabilse.Keşke cidden var olsalar.Ayrıca Petey'nin başına gelen en güzel şeyin Trevor olduğunu düşünmekteyim.
SPOILER BİTİŞ.

Tüm yıllarını bir akıl hastanesinde geçirip spastik gibi bir tanım konulmuş sonra da gerçek hastalığı beyin felci olduğu keşfedilmiş.

Öhüm yazıyı fazla uzatmadan son sözlerimle kitabın güzelliğinden bahsetmek istiyorum.Petey kesinlikle bir çocuk kitabı değil.Kesinlikle.Hele bu kadar gerçekken bir çocuk kitabı sayılması haksızlık.Bence klasikler ne kadar okunuyorsa bu kitap da o kadar okunmalı.Ya da şu diyeti ve bu diyeti gibi kitaplar.Böyle gerçek yaşam öyküsünü anlatan kitaplar geri planda kalıyor.Ve Petey'nin  geri kalması değil daha çok öne çıkması ve insanlara yaşamın amacını hatırlatması gerekiyor.

Son olarakta beyaz balina yayınlarına çok teşekkür ediyorum.Böyle bir kitabı okumamıza fırsat tanıdıkları için.Gözümüzü açtıkları için.Kesinlikle herkes bu kitabı okumalı.Yalnız kitabın sonlarına doğru yanınızdan peçete ayırmayı unutmayın.Tavsiyem burada son bulmuştur.

XOXO.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS