[16.GKK BLOG TURLARI] Cambaz - Burcu Demez | Kitap Yorumu

31 Ocak 2015 Cumartesi


Kitabın Adı : Cambaz
Yazarı : Burcu Demet 
Yayınevi : Postiga Yayınları
Sayfa Sayısı : 400 
Türü : Romantik Komedi
Hükmen mağlup bir evliliğe gizli, büyük bir aşk…

Gecem ve Aktan'ın büyük bir iddiayla değişen hayatını okurken, hem kendini sürekli inkâr eden büyük bir aşka kapılacak hem de âşıkların düştüğü akıl almaz durumlara güleceksiniz.

Sürükleyici kaleminin gücünü kısa zamanda birçok baskı yapan Sahra adlı ilk kitabıyla binlerce okuruna hissettiren Burcu Demet'ten tanıdık kahramanlarla yepyeni bir macera!

Tutkulu bir aşkın kavurduğu Aktan'ın, imkânsıza; Gecem'e olan ısrarı, sonunda her ikisini de vazgeçemeyecekleri bir yolculuğa sürükler. Kahramanlarımız, tüm güçleriyle birbirlerine doğru çekilmeye ne kadar direnebilirler? Mutluluğa doğru sadece umutla değil, aynı zamanda büyük bir inatla koşarken birbirlerine karşı sürekli bir savaşı nasıl sürdürebilirler?

"Bazen, her şeye rağmen yumuşadığını hissediyordu Gecem. O fark etmediği zamanlarda, onu izlerken, o küçük kız oluveriyordu yine. Onun tarafından sevilmeyi hayal ediyordu için için. Ve her seferinde hızla uyanıyordu bu rüyadan. Aktan sevmezdi, onu sevemezdi.

Herkese koskocaman bir merhaba !
Bu gün sizlerle hem 16.turumuzdan hemde Türk bir yazarımızın kitabına düzenlediğimiz turdan sesleniyorum ehe ehe.Nasıl heyecanlıyım bilemezsiniz.Bu kitapla ilgili söyleyeceğim çok şey var ! Şu an arka fonda crazy in love çalarken size aşkın ne demek olduğunu Aktan ve Gecem'i örnek vererek anlatmak istiyorum.Ama bu tabii ki sadece istek de kalıyor.Kusura bakmayınız.Çünkü ilk önce size konuyu anlatmam ondan sonra da kendi yorumuma geçmem gerekiyor *-* Hemen bitirip yoruma geçmek istiyorum izin verirseniz..

Kendi duygularını  dizginleyemeyen Gecem bir yandan harika Aktan'ımız bir yandan böyle nasıl yorum yazsam diye düşünüyorum.Aktan'a kötü yorum yapsam mııı Gecem'e kızsam mı napsam bilemiyorum.O yüzden sadece kitabımızın başını anlatacağım.İki insan sadece çok kızdıkları için birbirlerine bir iddia uğruna evlenirler mi ? Düşünsenize karşınızdaki kişiden ölesiye nefret ederken bir de.Onunla aynı ortamda bile bulunamazken ! Eh aynı ortamda bulunamıyormuşsunuz ama evlenebiliyormuşsunuz.Aktan ve Gecem aralarında yaş farkı olan aileleri ve arkadaşları çok yakın iki aşığımız.Aslında bu iki inatçı keçi de birbirlerine o kadar bağlı ve birbirlerini o kadar çok seviyorlar ki.Sadece ah vah Aktan'ın suçu yüzünden yakınlaşamıyorlar,çok sevgili bayan baş kahramanımız buna izin vermiyor.Aslında iyi de yapıyor kitap boyunca bu yönüyle destekledim Gecem'i bazı yerlerde kapılıp gitse de.Ehh konuyla ilgili aşağı yukarı fikriniz oluştuysa biraz da benim fikirlerimi dinleyin isterseniz ? Çok sağolun sevgili manidar okuyucum.


Kitap boyunca "evlensinleer ne olucak evlensinler ne olucak" diye tırnaklarımı yedim,saçımı yolduuum,soluğumu vermeden bekledim.Tabi ondan sonrasıyla ilgili bir şeyler söylemek isterdim ama spoilere gireceği için sevgili takipçim malesef ki alıp okuman gerektiğini söyleyebiliyorum şu anda sadece.Gerisine gelecek olursak.Açıkcası türü gerçekten kitabın "romantik komedi"ydi.Burcu Hanım bu türün hakkını vermiş.Kitabımız hem duygusal,hem romantik,hem de kahkahalara boğucak türden.Oh içimde ne çok şey biriktirmişim.Kitap boyunca kızdığım tek şey varsa o da: kendini beğenmiş Aktan Bey'imizdir.Ya nasıl seslensem bilemiyorum kendilerine.Aktan benim için gerçek bir karakter gerçekten de öte gıcık bir karakter.Aktan'ı okurken karşıma tüm Türk erkekleri geldi ne yalan söyleyeyim.Yazarımız öyle güzel betimlemiş öyle güzel anlatmış ki Aktan'ı diyorsunuz ki "aha bu özelliği şu şuya benziyordu AAAA vallaahii de o!" oluyorsunuz.Ardından yazarımız başka bir karaktere geçiyor.Siz yine kalıyorsunuz olduğunuz yerde.Çünkü o karakter de size olduğundan fazla yakın fazla samimi geliyor.Etrafınızdaki,çevrenizdeki gibi hissediyorsunuz karakterleri.Dahası tanışıyormuşsunuz gibi.

Oh ne çok yazmışım yine ! Ne döktürmüşüm.Hem yorum yazarken böyle oluyor bir bakmışım upuzun bir yorum olmuş.Son sözlerimi söyleyip gidip ders çalışacağım çok sevgili takipçim.Eğer almadıysan hala Cambaz'ı ve okumadıysan bu kitabı gidip almalısın.Çünkü öyle bir moral depoluyor ki insan Cambaz'ı okurken.İstemsizce gülümsüyor mutlu oluyor insan.Sanırım son sözlerim bunlardı.Bir dua okuyun bana böyle son sözlerle gitmiyim.Görüşürüz okuyucu ! YGS varken de ancak 17.turda ^^

XOXO


[15.GKK BLOG TURLARI ]Medcezir - Emily Snow | Kitap Yorumu

17 Ocak 2015 Cumartesi



Kitabın Adı: Mezcezir
Orjinal Adı: Tidal
Yazarın Adı: Emily Snow
Yayınevi: Novella Yayınları
Tür: New Adult,Romantik
'Seni Seviyorum Ama Sen Olmadan Da Yaşayabilirim Sadece Sensizliği Reddediyorum'

Willow Avery, çocukluğundan beri oyunculuk yapan ve imrenilecek bir hayat süren, çok yetenekli bir Hollywood yıldızıdır. Ta ki kötü alışkanlıklar edinip her köşe başında küçük suçlar işlemeye başlayana ve dibi boylayana kadar Yatırıldığı rehabilitasyon merkezinden çıktığında Willow'un etrafında kimse kalmamış, ümitleri yıkılmıştır. Kendini yepyeni bir film projesinin içinde bulduğundaysa karşısına sarışın, yakışıklı ve seksi sörf hocası Cooper'ın çıkacağını ve tüm hayatını değiştireceğini henüz bilmiyordur. Tüm dünyanın gözü yine onun üzerine çevrilmişken ve gelecek ona yeni başlangıçlar vaat ederken Willow, kendini dalgaların akışına bırakır ama geçmişindeki sırlar derisindeki yara izi kadar yakınındadır.

"Medcezir'in erkek karakteri beni hiç hayal kırıklığına uğratmadı ve yoğun duygulara sürükledi. Cooper yürek hoplatan cinsten."
-Kelli Maine-

"Bu kitapta her şeyden biraz var. Romantizm, karmaşıkkarakterler, sırlar, mizah,ilginç arkadaşlıklar, erotizm… Kitap bittiğinde insan büyük bir duygu yoğunluğu yaşıyor."
-The New York Times-
Herkese merhabalar !
    Daha bu gün havaların ne kadar kötü olduğundan ve soğuk olduğundan şikayetçiyken SIMSICACIK yeni turumuzun yorumunu girmeye karar verdim.Anlayacağınız üzere bu gün benim yorum günüm ^^ YAAAY ! Uzun süredir turlara yorum giremiyordum ama I'M BACK BITCHES ! 

   Açıkçası şu an yoruma nasıl girsem nasıl başlasam diye düşünüyorum.O halde kitabın mükemmelliğinden başlıyıcam.Kitap 2015'in ikinci okuduğum kitabı.İlk kitap gibi böyle sımsıcacık tam karnınız doyduğunda tatlı niyetine okuyup sırıtacağınız kitaplardan.Elinizden bırakmayıp "Ay acaba Willow'a nolucak?" dediğiniz kitaplardan.Tam da bu tür kitaplara ihtiyacım varken benim Novella Yayınları turunu bize verdiler çok teşekkür ederiz ayrıca kitabı da gönderdikleri için ^^ Şimdiii kitabı azıcık size çıtlatacağım.Bu yorumda ne bir taşlama ne bir espri ne bir fangirllük olucak pardon sonuncusu olucak kesinlikle çünkü çok mu çok tatlı bir Cooper'ımız var ! Ve kendisi taş  mı taaaaş bir sörfçü.Eh meraklandıysanız konuya geçeyim nihaahha *-*

   Willow Avery rehabilitasyondan yeni çıkmış bir oyuncudur.Başarılı filmler çekmiş bir zamanda kendinden söz ettirmiş beğenilen bir oyuncudur.Ta ki aşık olana kadar aşık olduktan sonra kaçınılmaz bir yola girmiş ve kendini kurtaramamıştır.Kitabımız ise tam burada Willow Avery rehabilitasyondan çıktığında ve film için anlaşma imzalamaya gittiğinde başlıyor.Willow Avery ne kadar oyuncu olsa da rehabilitasyondan çıktığında ne bir yakını,ne de parası var.Dolayısıyla yeniden kendini çukura düşüren oyunculuğu yapmaya dönüyor.Oyuncu olarak baş karakteri canlandıracak olan kızımız bir sörfçüyü oynuyor.Ve filmi HAWAII'de geçiyor! Bir film için dalgalarla boğuşacak,yeri geldiğinde Cooper'la gülücek,ağlıyıcak gerektiğinde de sevicek.Ah ah anlatırken bile bu soğuk hava da musmutlu hissettim kendimi.

  Şimdi size soruyorum ben bu kitaba nasıl kıyabilirim ? Nasıl ? Kitabı okurken ağlıyor,gülüyor,seviniyorsunuz Emily Snow tüm duyguları öyle bir anlatmış ki siz de ünlü uyuşturucu bağımlısı Willow Avery'le birlikte olayları yaşıyorsunuz.(bu arada her Avery yazarken aklıma Grey's Anatomy'deki yakışıklı doktorumuz Avery aklıma geliyor *-* çaktırmayın.) 

  Açıkcası kitabı o kadar çok beğendim ki bitirdiğimde ikinci kitap ikinci kitap isteği yaşadım.Kitap bende bir Jamie McGuire tadı yaşattı.O  hissi aldım.O yüzden diyorum ki size 15.turumuzu yaptığımız Medcezir'i alın ya da turun çekilişine katılın.(büyük ihtimalle gelecekteki insan olan sen turun çekilişine katılamamış olucaksın o yüzden hemen git al kitabı run run.) 

  Son olarak da bu arada Emily Snow'a tüm böyle sevgilerimi iletiyorum.Git otur yaz kız diyorum.Ve gidip ders çalışıyorum ! 

XOXO


Şimdi Mevsimi | Etkinlik

8 Ocak 2015 Perşembe


Herkese merhabalar !
Dünden bu yana yazı yazmadığımı fark ettim.*gülüş efekti* Ve direkt mimlendiğim için bir diğer etkinliği yapmaya başlıyım çünkü sonradan yapmayınca unutuluyor.Öyle de kaale almıyormuşum gibi oluyor.Hazır fırsatım varken bu etkinlikte hemen yapılsın dedim.Öncelikle beni mimlediği için Part Of The Book'a teşekkür ederim çok sevindirdin beni *-* (Tanımadığım bir blogger olduğun için hemen takibe de aldım) 

BAŞLAYALIM MI ?

1-Kışın okumalık favori bir kitabın var mı ? 

Buna Muhteşem Gatsby diyeceğim.Ya da dur bir kitaplığa gidip bakayım.Gidip kitaplığın başında üç dakika geçirdikten sonra bunun Beni Seç olmasına karar verdim.Yine de Muhteşem Gatsby diyorum.Fransız Öpücüğü de olabilir.Kararsız kaldım ey okur.Tamam son olarak Mekanik Prens diyorum.

2-Kapağı mavi olan bir kitap ?

Ya arkadaş bu çok zor bir soru.Kitaplığımda sanırsam Beni Seç ve Aynı Yıldızın Altında'dan başka mavi kapaklı kitabım yok.Gidip bakayım.HAH ! Peercy Jackson ? Sanırım sayılır.Bence sayılır.Kesinlikle.Oldu !! Sıradaki soru *-* 


3-Yılbaşı ağacında yıldız olarak kullanabileceğin bir kitap ? 

Ya şimdi eğer yılbaşı ağacına koyacaksak hafif olması gerekiyor.O yüzden Şeker Portakalı diyorum.Okuyupta ağlamayan ve beğenmeyen var mı ? Olmuyacağını umuyorum.Okumadıysanız koşup bir tane edinin.

4-Kış tatili için mükemmel olan kurgusal dünya ? 

Cehennem Makineleri ya da Ölümcül Oyuncaklar diyorum bu soruya da.Ama Cehennem Makineleri daha çok uyuyor.Kış ve Londra ve kış ve soğuk ve Londra.Evet,Cehennem Makineleri en uygun kurgusal dünyadır.Eğer bilmeyeniniz varsa Cehennem Makineleri üç kitaptan oluşuyor ve Ölümcül Oyuncakların yan serisi olarak bilinmekte.Kitaplar; Mekanik Melek,Mekanik Prens,Mekanik Prenses.

5-Birlikte kış tatiline gidebileceğin bir kitap karakteri ? 

TABİ Kİ DE WILLIAM HERONDALE ! Eğer yanımıza bir kaç karakter daha alabiliyorsak bunlar Gray Porter,Prens Maxon,Emmett Cullen gibi bir kaç kişi daha eklenebilir *-* Kesinlikle haremimdekilerin hepsini yanımda istiyorum.


6-Bu sene için listende olan bir kitap ?

Ya şimdi bakın bu da çok güzel bir soru.Hiç düşünmemiştim.Bu soru beni düşünmeye itti.Durun bir bakalım.Büyük ihtimalle Derin Sularla Şeytan Arasında ya da Tatlı Şeytan kitapları olabilir.Ama onlardan önce Uyumsuz da fena gitmezdi.Fark ettim de sanki bu sene benim için sırf "distopik ve fantastik" geçicek.Geri dönüp cevaplıyorum.En çok istediğim kitap "Postacı Kapıyı Çalmayacak".

VE BABABABAAM SON SORU !

7-Favori tatil içeceğin,atıştırmalığın ve filmin ?

Arkadaş bunlar ne zor sorular böyle *-* İki saat durup düşünüyorum.Öncelikle favori atıştırmalığm kesinlikle meyve hangi mevsim meyvesi olduğu önemli değil.Tam bir meyve canavarıyımdır.Kışın ise favori tatil içeceğim yeşil çay.Bol ballı tabii ki ya da sıcak bir kahve.Onun haricinde yanında bir de bol vurmalı kırmalı Marvel filmi varsa o tatil tadından yenmez.*Biraz sonra gidip Ajan Carter'ı izleyip çay içecek* 


Eh sanırım sorular bu kadardı? Zordular.Benden başka zorlanmalarını ve eğlenmelerini istediğim kişiler -nihahahahaha- ;

vee son olarak da Müge.
Ama eğer sizde yapmak istiyorsanız hemen yapabilirsiniz *-* 

İyi şanslar şimdiden !

Mutlu Yıllar ! | Ejder'in Etkinliği

7 Ocak 2015 Çarşamba



Herkese merhabalar !
Yılın ilk günü yapmak istediğim ama yapamadığım dolayısıyla yeni yılın yedinci gününe sarkan bir etkinlikten tekrar hi ! Bu etkinliğe etiketlediği için Sinem'i öpüyorum şöyle kocaman bir öpücükle ardından konuşmama başlıyorum. 

Öncelikle blogumu 2013'te açtığımı ama hiç kullanmayıp hevesim kaçtığı için ve pek umudum olmadığı için bir kenara bırakıp geçen sene kullanmaya yani bir blogger olmaya başladığım için 2014 benim tarafımdan anlamlı bir yıl oldu.Ve 2015'le birlikte artık hem son sınıfım hemde üniversite öğrencisi olmaya emin adımlarla gidiyorum.Yani umarım öyle olur.2015'in sonunda tamamiyle "üniversiteli öğrenci" konumuna yerleşicem hayırlısıyla.O yüzden 2015'in benim için ayrı bir yeri var.Bu seneye beş altı senedir hayalini kurduğum için hevesli olarak başladım.Senenin sonunda nasıl yazı yazarım bilmiyorum.Ama umarım eğlenceli,güldüren bir yazı olur ! Şimdiii benim 2015 hedeflerime gelirsek açıkçası çok fazla hedefim var.Gerçekten çok fazla hedefim var ve hepsini yapmak istiyorum.Başlayalım mı ne dersiniz ? 


İletişim Fakültesi kazanmak.(Sene sonunda alternatif tercihler girebilir) -YAPILDI

Bu benim senelerdir hayalini kurduğum bir şeydi.Gerçi şu anda da bir Marmara kadar çok çalışmıyorum.Ama sene sonunda batıdaki illerimizden birine gideceğimi umuyorum.Tabii ki iletişim fakültesi öğrencisi olarak ! 

.com olup sürekli sizinle beraber olmak ve bu maddenin artısı olarak vlog çeken bir blogger olmak. -BAŞARISIZLIK

Sene sonundaki bir başka düşüncem ise -tabii ki bu da üniversiteyi kazandığım anlarda gerçekleşecek çünkü şimdi kafamı dersten ve kitaplardan doğru düzgün kaldıramıyorum.Bilgisayarı açtığım nadir anlarda da direkt bloguma yazı ekleme peşinde oluyorum.Bunun devam etmesini ve youtube ek olarak devam etmesini umuyorum.Vera'nın üya Kitaplığıyla ilgili bir kaç düşüncem daha var yalnız bunları yürürlüğe geçtiğinde görebileceksiniz.

İngilizce'den başka bir dil öğrenmek.(Fransızca,Korece,Almanca vb.) - BAŞARISIZLIK

Hayatımı yaşamak. -KISMEN YAPILDI

Böyle bir madde görmeyi beklemediğinizi umarak açıklamaya girişiyorum.Öncelikle bu zamana kadar gerçekten asosyal olan bir Vera'nın yorumlarını okuyorsunuz.Bu kızı alıp eğlenceli birine dönüştürmeyi planlıyorum.Eğlenceli birine dönüştürürken de bir 10 kilo vermesini sağlamayı da düşünüyorum.Eh her kızın kilo vermesi lazım değil mi ?

Bir kitapçıda çalışmak.Ya da sadece çalışmak. -BAŞARISIZLIK 

Çünkü bazen hayaller istediğimiz gibi olmayabiliyor.


Mutlu olmak. -KISMEN YAPILDI

Son maddem.Son maddem değil aslında ama bir maddeye üç tane hedef sıraladığım için son maddem oluyor.Umarım yaptığım seçimler iyi gelir ve senenin sonunda geriye dönüp baktığımda seçeneklerimden mutlu olarak bitirmiş olurum.

SON OLARAKTA BU ETKİNLİĞİ  YAPMAYAN KİM VARSA DAVET EDİYORUM ! 




Fırtına - Julie Cross | Kitap Yorumu

4 Ocak 2015 Pazar

 Kitabın Adı : Fırtına
Orjinal Adı : Tempest
Seri Adı : Tempest (#1)
Yazarın Adı : Julie Cross
Yayınevi : Pegasus
Günümüzde: Jackson ve Holly birbirine sırılsıklam âşık. 
Gelecekte: Holly, Jackson'ın kollarında can verecek.
Geçmişte: Jackson kaderi değiştirmeli.

Sene 2009. On dokuz yaşındaki Jackson Meyer üniversiteli sıradan bir gençtir… Zamanda yolculuk yapabilmesi dışında. Ama bu yolculuklar filmlerdeki gibi değildir. Zaman sıçrayışlarından sonra şimdiki zamanda hiçbir şey değişmez, uzay-zaman sürekliliği sorunları da olmaz. Sıçrayışlar eğlencelidir ve kimseye zarar vermemektedir. 

Ta ki yabancıların Jackson ve kız arkadaşı Holly'nin odasına daldığı ve Jackson'la mücadele ederlerken genç kızın ölümcül bir yara aldığı güne kadar. Panikleyen Jackson iki yıl geçmişe, 2007'ye sıçrar ancak bu seferki yolculuğu öncekilere benzemez. 2007'de mahsur kalmıştır ve geleceğe dönememektedir. Üstelik 2009'da Holly'yi vuran kişiler de Jackson'ı aramak üzere geçmişe giderler ve bu "Zamanın Düşmanları"nın güçlü, genç zaman yolcusunu kendi saflarına çekmek için yapmayacakları şey yoktur. Ya onu yanlarına çekecek… ya da öldüreceklerdir. Jackson, Holly'yi, hatta tüm dünyayı kurtarmak için ne kadar ileri gitmeyi göze alacaktır?
Herkese merhabalar !
  İki gün üst üste yorum girdiğimin farkında mısınız ? Büyük bir gelişme evet,biliyorum.Ama ne yapabilirim gribim ve gripten yararlanıyorum.Birazcık,tamam belki birazdan  daha fazla.Üç günlük grip sürecimde fırtına adlı güzel mi güzel kitaba başladım.Ve uzun zamandır yapmadığım bir şeyi yapıp bir kitabı iki günde elimde süründürmeden bitirdim.Tabii bitirmenin verdiği heyecan ve o vurgunu uzun zamandır hissetmediğimden dolayı grip halimle şaşkına döndüm.Şu anda bu satırları yazarken de kendimi baya şaşkın hissediyorum.Belki kitabın o muhteşem sonu tarafından kaynaklanıyordur.Belki de tamamiyle grip olmanın verdiği güzel kafadan -gripliyken beynimiz hepimizin sümükten sulanmıştır bunu bilmeyen var mı ?- kaynaklanıyordur.Bilemiyorum.Daha fazla lafı uzatmadan yoruma başlayacağım ve sonra gidip kitap açlığımı başka bir kitapla tamamlayacağım.

  Öhüm,başlıyorum.

  Jackson Meyer sıradan bir üniversite öğrencisidir.Sıradan mı dedim ? Sıradan'ı nasıl tanımladığınıza bağlı tabi ki bu.Eğer sizin için sıradan geçmişe gidebilmek ve de geçmişte dönüp durmaksa Jackson Meyer gerçekten çok sıradan biri en azından kitabımızın ilk 30 sayfasına kadar gerçekten de sıradan yani sayılır.Sıradan olmayışını size kanıtlayabilirim kanıtlarsam kitabı okumaya karar verir misiniz yoksa hemen yorumu kapatıp bana söver misiniz bilmiyorum.Ama söyleyeceğim.Jackson Meyer Holly Flynn'e sırılsıklam aşık ve Holly'e bir şey olması durumunda Jackson ne yapacağını bilemiyor ve bilememesiyle tüm olaylar başlıyor.Jackson kendini yabancısı olduğu bir dünyada ve bilmediği,daha tanışmadığı olayların içinde buluyor.Korkuyor,yoruluyor ve hepsinden önemlisi bu süre içinde sürekli zamanda sıçrayışlar yapıyor.Yeterince açık oldum umarım ? Merak ettiniz mi ? Eh ettiyseniz gidip kitabı satın alın ya da arkadaşınızdan ödünç alın ve okuyun.Kitabı okuduktan sonra benim yorumumu okuyabilirsiniz.

  Tamam,kitabı okumuş insanlar ! Sizleri yorumumu okumak üzere aşağıya alıyorum;
AMANIN ! O son neydi öyle ? O son o müthiş son neydii öyle ? Kitap boyunca "yok artııık" nidaları ile sayfaları çevirdim ama sonunda.SONUNDA ! Direkt elime telefonu alıp içimde birikmiş olan tüm soruları birine aktarmayı istedim ve bu kişi Pilli Kütüphane oldu.Fırtına önce çok yavaş bir şekilde başlayan ama 200'e geldiğinizde elinizden bırakamayacağınız kadar bağımlılık yaratan bir kitap.En azından benim için öyle oldu diyebilirim.Kitabın alışılagelmişin dışında erkek bir baş karakterin ağzından anlatması ve bu karakteri salak ya da saf olmaması beni çok mutlu etti az kalsın aşık olup William Herondale'i bırakıcaktım.Bakın az kalsın diyorum sonradan Jackson'ın da en azından William kadar saf bir aşık olduğunu anladım ve bıraktım.William'ı hala bırakamıyorum o ayrı konu n diyordum ? Neyse.Evet hıh baş karakter.Jackson'ın ne kadar yolculuklarında olayları az da olsa karıştırması oradan oraya geçmesi başımı döndürse de olayları sünger gibi sindirebilmesine hayran kaldım.Özellikle kız kardeşinin ölümünü tekrar izlemesi gibi *spoiler alarmı umarım okumamıştır kimse*

 Az kalsın unutuyordum.Kitap bana göre çoğu yerlerde duygusaldı.İki kere ağladım.Nedensiz yere diyemeyeceğim,çünkü okurken gerçekten duygulanıyor ve kendinizi karakterin yerine koyuyorsunuz.Yazarımız bunu başarabilmiş.Aklımda olan o kadar çok şey var ki bu kitapla ilgili satırları yazarken bile tek tek geliyorlar.Geneli soru cevaplayamacağımız sorular.O yüzden yazmıyorum ve yorumumu son bir cümleyle bitiriyorum.


PEGASUS İKİNCİ KİTAP NE ZAMAN ÇIKACAK ?

NOT : Büyük ihtimalle ikinci kitap çıktıktan sonra bu yorumu okuyanlar olucak ama ben değiştirmediğim için yorumu pardon editlemediğim için sonu bu şekilde kalacak.Şimdiden geçmişteki ben için özür diliyorum gelecekteki okuyucu.*kitaptan çok fena etkilenen bir fan girl gördünüz az önce evet yavaş yavaaş gözlerinizi ayırmadan sekmeyi kapatın ve uzaklaşın olacaklardan sorumlu değilim.*

XOXO

.

Uçuşta - R.K.Lilley | Kitap Yorumu

2 Ocak 2015 Cuma

Kitabın Adı: Uçuşta
Orjinal Adı: In Fligth
Serinin Adı : Up in the air (#1)
Yazarı : R.K.Lilley
Yayınevi: Aspendos
Türü: Erotic Romance,BDSM
Ketum kabin memuru Bianca, milyarder otel sahibi James Cavendish'i gördüğünde zor kazanmış olduğu bütün soğukkanlılığını kaybeder. İlk karşılaşmalarından sonra 7 cm topuklu ayakkabıyla on bin metre yükseklikte bir tepsi şampanyayı rahatça taşıyabilen bir kız için şaşırtıcı bir şekilde dizlerinin bağının çözülmüş olduğunu fark eder. Genelde sakin olan Bianca, onun turkuaz gözlerine bakmaktan kendini alamaz. O gözlerde direnmenin imkânsız olduğu bir meydan okuma, bir vaat var. Oysa o, "hayır" demeye ve bunu gerçekten kastetmeye alışık bir kız.

Bianca, birinci sınıfta görevli bir kabin memuru olarak süper modeller ve film yıldızlarıyla ilgilenmeye alışık ama James Cavendish yakışıklılığıyla hepsini gölgede bırakıyor. Bu dehşet verici adam hakkında karşı konulamaz bulduğu tek şey görünüşü olsaydı, Bianca onu görmezden gelebilirdi. Ama onun hiç olmadığı kadar aklını başından alan şey, tanıştıkları andan itibaren Bianca'nın üzerinde kurduğu hâkimiyet ve onun gözlerinden okuduğu zevk ile acı vaadi. 
(Tanıtım Bülteninden)

Herkese merhabalar !
  Sizi şaşırtarak şu aralar üst üste yorumlar yazdığımın farkındayım.Ama toparlanmanın zamanı gelmişti.Ve de toparlandım en azından gibi gibi.Bir şeyi toparlayınca diğer işler unutuluyor bana da şu aralar ygs sınavı yaklaştıkça bu oluyor malesef ki.Toparlanamayacak bir şey değil çok şükür üstesinden gelicem.Öhüm asıl konuma dönmem gerekirse sonunda bir kitap bitirebildim ve de yorumu sizinle.Başlıyorum ? Başladıım o zaman.


  Öncelikle bu kitap bana instagram çekilişinden gelmişti.Taa kitap ilk çıktığı zaman ÜKG'ler turunu yaparken.Tabi ben ancak yıllar geçtikten sonra okuyabildim.Bu da güzel sağlık olsun.Konuyu anlatıp yoruma geçmek istiyorum arkadaşlar hemencecik çünkü içimde tutamayacağım kaatlanamayacağım dedikodular var kitaptaki karakterlerimizle ilgili.

Kitabın isminden de anlayacağınız gibi kitap hem fiziksel hem ruhsal hem bütünsel hem doğasal olarak UÇUŞTA olan iki karakteri anlatıyor.Bu karakterlerden biri muhteşem yakışıklı multimilyoner harika dış görünüşü olan hem dış görünüş yanında harika dişleri olan JAMES CAVENDISH ! *şakşakşak* diğer köşede isseeee James Cavendish'in elde etmek için çok uğraştığı güzeller güzeli birinci sınıf görevlisi kabin memuru mükemmel *olmayaan* BIANCAAA ! Ve onun yanındaki şakşakçısı Stephan.Karakterlerimizi anladıysanız çocuklar konuya geçeceğim.Konumuz bir gün Bianca'nın iş yerinde ki bu da uçak oluyor yolculara içecek ve yiyecek servisi yapmasıyla başlıyor.Daha doğrusu yolcu listesini görmesiyle başlıyor.Ve görüş o görüş Bianca bizim masum kızımız çok çok masum kızımız bir daha eskisi gibi olmuyor.

Her ne kadar kitabın konusunu derin derine yazmak istesem de şu anda yazamıyorum çünkü sinirlendim yine.

Kitap genel hatlarıyla güzeldi,harikaydı.Sadece başında çok çabuk olaya girdiğinden dolayı mı yoksa sonunda mı toplandığından dolayı mı bilmiyorum ama  kitapta eksiklikler var.Bu ufak tefek eksiklikleri görmezsek James Cavendish gibi mükemmel mi mükemmel bir karakteri okuyup sırıtıyotsunuz.Yazarımız James Cavendish gibi bir karakterle eksiklikleri kapatmış.-Yorum yapmadan geçemeyeceğim burada Bianca'nın ve Bianca'nın salak babasının eksikliklerini kapatamamış ama olsun.Yalnız Bianca'ya yazı boyunca hakaret ettim,laf soktum ama öyle dediğime bakmayın siz.Canım oldu o kitap boyunca hak verdim,"vaay be ne güçlü kızmış" dedim ama konu James'e gelince "DÜZ SALAKSIN BIANCA!!" da dedim.Özetlemek gerekirse, kitap insanı her konuda çıldırtıyor,delirtiyor.Ve bunları yaparken bir yandan da size "nihahaha" diyerek bir güzel gülüyor.

Eh sanırım düşüncelerimi anladınız kitapla ilgili ? Anlayanlar anlamayanlara anlatsın sevgili öğrencilerim.Bu yorumda  da benden bu kadar.Gidip güzel mi güzel kitabımı okuyup gribimi sindireceğim.Görüşmek üzere!

XOXO





 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS