Fırtına - Julie Cross | Kitap Yorumu

4 Ocak 2015 Pazar

 Kitabın Adı : Fırtına
Orjinal Adı : Tempest
Seri Adı : Tempest (#1)
Yazarın Adı : Julie Cross
Yayınevi : Pegasus
Günümüzde: Jackson ve Holly birbirine sırılsıklam âşık. 
Gelecekte: Holly, Jackson'ın kollarında can verecek.
Geçmişte: Jackson kaderi değiştirmeli.

Sene 2009. On dokuz yaşındaki Jackson Meyer üniversiteli sıradan bir gençtir… Zamanda yolculuk yapabilmesi dışında. Ama bu yolculuklar filmlerdeki gibi değildir. Zaman sıçrayışlarından sonra şimdiki zamanda hiçbir şey değişmez, uzay-zaman sürekliliği sorunları da olmaz. Sıçrayışlar eğlencelidir ve kimseye zarar vermemektedir. 

Ta ki yabancıların Jackson ve kız arkadaşı Holly'nin odasına daldığı ve Jackson'la mücadele ederlerken genç kızın ölümcül bir yara aldığı güne kadar. Panikleyen Jackson iki yıl geçmişe, 2007'ye sıçrar ancak bu seferki yolculuğu öncekilere benzemez. 2007'de mahsur kalmıştır ve geleceğe dönememektedir. Üstelik 2009'da Holly'yi vuran kişiler de Jackson'ı aramak üzere geçmişe giderler ve bu "Zamanın Düşmanları"nın güçlü, genç zaman yolcusunu kendi saflarına çekmek için yapmayacakları şey yoktur. Ya onu yanlarına çekecek… ya da öldüreceklerdir. Jackson, Holly'yi, hatta tüm dünyayı kurtarmak için ne kadar ileri gitmeyi göze alacaktır?
Herkese merhabalar !
  İki gün üst üste yorum girdiğimin farkında mısınız ? Büyük bir gelişme evet,biliyorum.Ama ne yapabilirim gribim ve gripten yararlanıyorum.Birazcık,tamam belki birazdan  daha fazla.Üç günlük grip sürecimde fırtına adlı güzel mi güzel kitaba başladım.Ve uzun zamandır yapmadığım bir şeyi yapıp bir kitabı iki günde elimde süründürmeden bitirdim.Tabii bitirmenin verdiği heyecan ve o vurgunu uzun zamandır hissetmediğimden dolayı grip halimle şaşkına döndüm.Şu anda bu satırları yazarken de kendimi baya şaşkın hissediyorum.Belki kitabın o muhteşem sonu tarafından kaynaklanıyordur.Belki de tamamiyle grip olmanın verdiği güzel kafadan -gripliyken beynimiz hepimizin sümükten sulanmıştır bunu bilmeyen var mı ?- kaynaklanıyordur.Bilemiyorum.Daha fazla lafı uzatmadan yoruma başlayacağım ve sonra gidip kitap açlığımı başka bir kitapla tamamlayacağım.

  Öhüm,başlıyorum.

  Jackson Meyer sıradan bir üniversite öğrencisidir.Sıradan mı dedim ? Sıradan'ı nasıl tanımladığınıza bağlı tabi ki bu.Eğer sizin için sıradan geçmişe gidebilmek ve de geçmişte dönüp durmaksa Jackson Meyer gerçekten çok sıradan biri en azından kitabımızın ilk 30 sayfasına kadar gerçekten de sıradan yani sayılır.Sıradan olmayışını size kanıtlayabilirim kanıtlarsam kitabı okumaya karar verir misiniz yoksa hemen yorumu kapatıp bana söver misiniz bilmiyorum.Ama söyleyeceğim.Jackson Meyer Holly Flynn'e sırılsıklam aşık ve Holly'e bir şey olması durumunda Jackson ne yapacağını bilemiyor ve bilememesiyle tüm olaylar başlıyor.Jackson kendini yabancısı olduğu bir dünyada ve bilmediği,daha tanışmadığı olayların içinde buluyor.Korkuyor,yoruluyor ve hepsinden önemlisi bu süre içinde sürekli zamanda sıçrayışlar yapıyor.Yeterince açık oldum umarım ? Merak ettiniz mi ? Eh ettiyseniz gidip kitabı satın alın ya da arkadaşınızdan ödünç alın ve okuyun.Kitabı okuduktan sonra benim yorumumu okuyabilirsiniz.

  Tamam,kitabı okumuş insanlar ! Sizleri yorumumu okumak üzere aşağıya alıyorum;
AMANIN ! O son neydi öyle ? O son o müthiş son neydii öyle ? Kitap boyunca "yok artııık" nidaları ile sayfaları çevirdim ama sonunda.SONUNDA ! Direkt elime telefonu alıp içimde birikmiş olan tüm soruları birine aktarmayı istedim ve bu kişi Pilli Kütüphane oldu.Fırtına önce çok yavaş bir şekilde başlayan ama 200'e geldiğinizde elinizden bırakamayacağınız kadar bağımlılık yaratan bir kitap.En azından benim için öyle oldu diyebilirim.Kitabın alışılagelmişin dışında erkek bir baş karakterin ağzından anlatması ve bu karakteri salak ya da saf olmaması beni çok mutlu etti az kalsın aşık olup William Herondale'i bırakıcaktım.Bakın az kalsın diyorum sonradan Jackson'ın da en azından William kadar saf bir aşık olduğunu anladım ve bıraktım.William'ı hala bırakamıyorum o ayrı konu n diyordum ? Neyse.Evet hıh baş karakter.Jackson'ın ne kadar yolculuklarında olayları az da olsa karıştırması oradan oraya geçmesi başımı döndürse de olayları sünger gibi sindirebilmesine hayran kaldım.Özellikle kız kardeşinin ölümünü tekrar izlemesi gibi *spoiler alarmı umarım okumamıştır kimse*

 Az kalsın unutuyordum.Kitap bana göre çoğu yerlerde duygusaldı.İki kere ağladım.Nedensiz yere diyemeyeceğim,çünkü okurken gerçekten duygulanıyor ve kendinizi karakterin yerine koyuyorsunuz.Yazarımız bunu başarabilmiş.Aklımda olan o kadar çok şey var ki bu kitapla ilgili satırları yazarken bile tek tek geliyorlar.Geneli soru cevaplayamacağımız sorular.O yüzden yazmıyorum ve yorumumu son bir cümleyle bitiriyorum.


PEGASUS İKİNCİ KİTAP NE ZAMAN ÇIKACAK ?

NOT : Büyük ihtimalle ikinci kitap çıktıktan sonra bu yorumu okuyanlar olucak ama ben değiştirmediğim için yorumu pardon editlemediğim için sonu bu şekilde kalacak.Şimdiden geçmişteki ben için özür diliyorum gelecekteki okuyucu.*kitaptan çok fena etkilenen bir fan girl gördünüz az önce evet yavaş yavaaş gözlerinizi ayırmadan sekmeyi kapatın ve uzaklaşın olacaklardan sorumlu değilim.*

XOXO

.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS