[17.GKK BLOG TURLARI] Deli Divane - Nehir Erdem | Kitap Yorumu

20 Şubat 2015 Cuma



Kitabın Adı: Deli Divane

Serinin Adı: Nehir (#4)
Yazarın Adı: Nehir Erdem
Yayınevi: Müptela Yayınları
Tür : Romantik
"Susmadığın her an, seni öperek susturacağımı söylemiştim Yeliz! Ve bunu yapmaktan asla çekinmeyeceğimi biliyorsun, aksine bu bir zevk olacak..." Bir yanda Karadeniz gibi bir adam: Hırçın, öfkeli, mert… Diğer tarafta başına buyruk bir deli kız: İnatçı, sevimli, çenebaz… "Benim ilk aşkım sensin Memet... Kalbim ilk defa sana attı ve Allah şahidimdir en son yine sana atacak..." Ve doludizgin giden bir aşk: Karadeniz kadar hırçın, yaylalar kadar özgür, İstanbul kadar tutkulu…
Herkesee merhabalar !
 Ay heyecanımı dizginleyemiyorum.Harika bir kitap okudum,harika bir kitap bitirdim 17.turumuzda.Böyle içim içime sığmıyor derler ya hah(!) işte ondan.Çok sevinçliyim,arada böyle şebek evet şebek aşk romanları okumak içimi ısıtıyor.Eee sevgililer günü turu olunca böyle iiçim oldu sıcacık.Sımsıııcacık.Nasıl anlatıcam nasıl cümle kurucam bilmiyorum.Kitapla ilgili çok fazla şey söylemek istemiyorum çünkü bu kitap şöyle diyim tam bir bomba ! Canlı bomba hem de.Sizi böyle sırıtışlarla bırakan bir bomba.Ay bence de kitabın konusunu anlatmalıyım.


Bir kızımız var Yeliz,inat mı inat düşündüklerinin hepsi dilinde.Düşünsenize düşündüm de bana çok benziyor.Düşündükleri dilinde falan gerçi ağzında da olabilirdi o deyim.Galiba deyimdi.Hah ne diyordum inat kızımız abilerinin oyununa geliyor.Hem de nasıl bir oyun! Sonunda kalbinin yanacağı,neye uğradığını şaşıracağı bir oyun.

Bir de yakışıklı Karadenizlimiz var ! Allah'ım Karadenizlileri zaten seviyorum,ayrı bir sempati duyuyorum bir de üstüne yazarımız gitmiiş muhteşem Mehmet Gürmanoğlu'nu yazmış.Böyle okurken gözlerim kalp kalp oldu çakmak çakmak oldu kitabı okuyamadım o yüzden.Ayı bir karakter Mehmehciğimiz.Ama ayı olduğu kadar da benim gözümde akıllı,yakışıklı,muhteşem,muhteşem,yaakışıklı,harika,muhteşem devrelerim yandı kusura bakmazsanız biraz ara vereceğim yazıya.

15 DAKİKA SONRA.

Allah'ım çok tatlııı! Resmen fangirl havasındayım şu an.Aslında geri gidip nasıl tanıştıklarını gülerek anlatmam lazım, hatta evet bunu yapmam lazım.

Yeliz ve Mehmet çok değişik bir şekilde tanışıyor okuyucu.Aslında klişe diyebilirsin ama yazarımız öyle bir anlatmış ki bana değişik hatta çoook şeker geldi.Yeliz ve Mehmet'in tavırları da eklenince bu yanlışlığa ha yaanlışlık deerken spoiler olucak kusura bakmayın tanışma komik siz onu bilin yeter.Eğer spoilerli derseniz sizi aşağıya alalım.

SPOILER BAŞLANGIÇ.

Yol tarifi,yol tarifi diyince komik gibi geldi dimi?Ama Mehmet Gürmanoğlu zengin bir iş adamı ve Yeliz de onunla iş yapacak bir şirketten geliyor.Malesef olaylar karışıyor.Hem de sandıklarından fazla.Çok çok fazla.

SPOILER BİTİŞ.


Ay ben ne çok şey yazmışım o.o Az mı çok mu bilemedim.Deneme sınavından yeni çıkınca böyle oluyor sanırım mazur görün ^^ Yazı tekrar editlenecektir.Okuduğunuz için teşekkür ederiz.Lütfen sinyal sesinden sonra mesajınızı bırakınız.








William Herondale - Dream Boyfriend (or HUSBAND)

14 Şubat 2015 Cumartesi


Vuhuu ! Nasılsınız sevgili takipçilerim? Sizinle ilk kez bir sevgililer gününü kutluyoruz GEZGİN KİTAP KARDEŞLİĞİ OLARAK ^^ Ayayaya çok heyecanlı değil mi ? Eğer diğer aşıkları görmek istiyorsanız facebook sayfamızı ziyaret edebilirsiniz ^^ Bu sabah o kadar enerjik başlamıştım ki güne gerçi şu an oo sabah ki halimden eser yok.Neyse konuya girmenin vaktidir çünkü çok acelem var ve çok sevgili Will'ciğimle ilgili sizle konuşmak istiyorum.

Dipnot: Aslında sevgililer gününe inanmayan hediyelere inanan biriyim.Yani hediye alabilirsiniz ^^

Bundan iki sene önce onuncu sınıftayken ben bir seriye başladım.Cehennem Makineleri diye.Kitaba başlarken hiçbir bilgim yoktu.Gerçek anlamda bilgim yoktu.Kitaba başlamamla seriye aşık olmam iki kitabını da üst üste okumam bir oldu.Aman Allah'ım! O da neydi öyle kalbimden mi beynimden mi vurulmuşa dönmüştüm.Demiştim ki "Ay bu duygusal beyefendi benim olmalı!" içimden dedim tabii bunları.Dışımdan söylesem büyük ihtimalle evde küçük çaplı bir kriz çıkardı.Tabii bu kriz babam tarafından olurdu.Ve sonuçlarını ben çekerdim o yüzden Will'ciğimli gizli aşk yaşadık.Gizli derken onun haberi olmadan benim haberim olan bir aşk.Olsundu o da benim kadar harika birini görünce severidi.Değil mi ? Neyse birinci kitapta aramızda bir nefret başlamıştı.Yan yana duramıyorduk kelimelerle bile.İkinci kitapta ah ! Aşkın ne olduğunu anladım,onun nasıl harika biri olduğunu anladım.Çocuklar şu anda aşık bir fan girl görüyorsunuz karşınızda.Aşık ne kelime William Herondale diyince suların durduğu pür dikkat sizi dinlediğim bir dünyada yaşıyorsak o daha çok hayranlik kısmına giriyor.Sanırım.Kesinlikle o gruba giriyor.

Öhü öhü,heyecandan ne yazacağımı unuttum.Bazen gerçekten William Herondale yanımdaymış gibi hissediyorum.Çok duygusal değil mi ? Bence de.
Eminim bu yazıyı okurken bir çok fan girl benim yaşadıklarımı yaşayacak.Çünkü William Herondale herşeyiyle her özelliğiyle hayallerimizi süsleyen biri.O bir kahraman ! O bir aşık ! (Burada yazar sinirleniyor kime aşık olursun sen WILL ! Bunu bana nasıl yaparsın ?) O bir Ecrin'in her şeyi.Eh burada da kendimi nasıl kaybettiğimi görüyorsunuz.

İleride William'la karşılaşıcağımı biliyorum.Çünkü elbet Cehennem Makineleri de film olacak ve hayran hayran izleyeceğim onu ! Huh bu kadar aşık biri olduğumu bilmiyordum.Özellikle de bir kitap karakterine.


Son olarakta kızlar, umarım William'dan uzak durursunuz ^^ Cause he's mine.

Burada da yazıyı bitiriyorum.Yan gözle bakmayın ayııp.Oha yani.


BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!




 Sevgiler,
Vera



Beni buralarda da bulabilirsiniz;


Gölgeler - Paula Weston | Kitap Yorumu

7 Şubat 2015 Cumartesi

ikikapakarasinda.blogspot.com'dan alıntıdır.
Kitabın Adı: Gölgeler
Orjinal Adı: Shadow
Serinin Adı:The Rephaim (#1)
Yazarın Adı: Paula Weston
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Türü: Paranormal,Melekler
Gaby Winters yaklaşık bir yıl önce ikiz kardeşi Jude'u bir trafik kazasında kaybetmişti. Kazadan sonra bedeni iyileşmişti ama acısı hâlâ ilk günkü gibi tazeydi ve kâbusları bitmiyordu: Her gece kâbuslarında iblislerle ve cehennemin diğer yaratıklarıyla savaşıyordu.Ve sonra karşısına Rafa çıktı. Rafa, sadece kâbuslarında sık sık gördüğü çocuk değildi, aynı zamanda ikiz kardeşi Jude'la da bir geçmişleri olduğunu iddia ediyordu. Gaby, hayatı ve kendi hakkında bildiğini düşündüğü gerçeklerin sadece birer yalan olduğunu kabul etmek zorunda kalmıştı ve bulması gereken gerçekler kâbuslarındaki gölgelerde gizliydiler. Rafa kimdi? Refaimler kimlerdi? Ve en önemlisi Gaby kime güvenebilirdi?"Sıkı, zekice yazılmış ve farklı… Okuduğum en iyi melek temalı kitaptı!" -Alpha Reader-
Herkesee merhabalar !
  Çok klasik girişler yapmaya başladığımın farkındayım.Siz beni kaale almayın lütfen.Enerji eksikliğinden oluyor bunlar.Nasılsınız çok sevgili okurlarım ? İyi misiniz ? İyiyseniz yavaş yavaş konuma geçebilirim sanırım? Eveet bende öyle düşünmüştüm bence de geçebilirim.

  Öncelikle bu kitap bana okumam ve yorumlama için yabancı yayınları tarafından yollandı o yüzden teşekkür ederek başlıyorum yazıma,çok sağolun gerçekten! Açıkçası bu kitabı okumayı hiç istememiştim.Daha çok kördüğümü okumak istiyordum,hatta o gelir umuduyla yanıp tutuşuyordum.Malesef Kördüğüm yerine Gölgeler geldi.İlk geldiğinde kargoyu açtığımda acayip hayal kırıklığına uğradım ve okumak istemedim.Ondan sonra "ince ya başlarsam hemen biter." diyip başladığım kitap iki günde bitti ve bitirdiğimde ikinci kitap için yanıp tutuşuyordum! Hemen ikinci kitabı okumak istiyordum.İndiricektim ama bünyem bir İngilizce kitabı şimdi kaldıramayacağı için sıradaki kitaplara geçtim.Her neyse ne diyordum evet kitap beni acayip şaşırttı.Beklediğim etkinin on katını yaşadım.Hatta ve hatta kitabı o kadar çok beğendim ki tadı üç gün boyunca damağımda kaldı.Okuduğum kitaplarda -bu kitaptan sonra iki kitap daha bitirdim- Gölgeler'in verdiği tadı bulamadım.Kendi hikayemi anlattığıma göre şimdi Gölgeler'in konusundan biraz bahsedebilirim.

  Gölgeler, orjinal adıyla Shadow Gaby Winters adında bir kızın yaşamını anlatıyor.Böyle dediğime bakmayın.Gaby Winters bir süre önce ikiz erkek kardeşi Jude'u kaybetmiş ve ölümden dönmüş.Gabriel'in yani Gaby'nin bilmediği şeyler var.Değiştirilen anıları var,bir an önce hatırlaması gerekiyor.Çünkü herkes Gaby'nin peşinden geliyor.Gaby ve Jude ne yapmış olabilirler ? Nasıl bir belaya bulaşmış olabilirler ? Kitabı okurken tırnaklarını yiyiyor sürekli tahmin etmeye çalışıyorsunuz olayları.Tabi çoğunlukla başarısız oluyorsunuz.Çünkü yazarımız çoğu yerde size ters köşe yapıyor.

  Kitap hakkında aklıma anlatmak istediğim yığınla cümle geliyor,sadece kelimelere dökmekte zorlanıyorum.Anladığınız üzere "Gölgeler" tam bir melek kitabı,kurgusu çok iyi düşünülmüş sadece kağıda aktarılırken çok hızlı geçilmiş bir kitap.Konusu itibari ile beni kendisine çektiğini açıkça söylemeliyim.Çünkü konusu ilerledikçe muhteşem bir şekilde garipleşiyor,evet muhteşem bir şekilde garipleşiyor! Sonra bir de bakıyorsunuz ki Rafa'nın yavaş çekimde karşıdan size geldiğinizi görüyor ya da "Yakışıklı Çocuk"umuzun duygusal cümlelerini dinlerken buluyorsunuz kendinizi.
Ne desem nasıl sizi bu kitabı okumaya itsem bilemiyorum.Emin olun fantastik aşığıysanız ve "fantastik ne olsa okurum!" diyorsanız hemen bu kitabı alıp okumalısınız.Hele melek aşığıysanız bir dakika bile beklemenizi önermem en az Hush Hush serisi kadar güzel hatta belki de ondan daha güzel olan bir seri bekliyor sizi.Eh sanırım ben yeterince dil döktüm değil mi okuyucu ^^ Şimdi alma sırası ve sonra bana gelme sırası sende.

PS: Rafa'yla plan yapmaya gidiyorum çaaav!

XOXO


Eye Candy | Dizi Yorumu/Tanıtımı

3 Şubat 2015 Salı


Herkese merhabalar ! 
Bu gün tur yazılarından ayrı olarak sizinle bir dizi paylaşmaya geldim.Oldukça güzel,sürükleyici ve her  bölümü sizin bilgisayarın ya da televizyonun başına ayrı bağlayan bir dizi bu.Eh başlıktan da anlayacağınız gibi dizinin ismi EYE CANDY ! Açıkçası dizinin ilk isminin çok saçma ve komik olduğunu düşünmüştüm.Ama ilk bölümü izleyince peşin yargıya düştüğümü fark ettim.Bazen insanlar böyle hatalar yapabiliyorlar değil mi ? 

Öncelikle dizinin kaç sezon devam edeceğini bilmiyorum ama şu anda 1.sezonun üçüncü bölümündeler,internete çarşamba günleri düştüğüne dair bir duyum aldım.Eye Candy,Mtv'nin kış sezonu için piyasaya sürdüğü 10 bölümlük bir dizi.Ayrıca dizi gerilim,polisiye özellikleri taşıyor.Eh pek ilgi çekici gelmedi değil mi ? Çünkü gerilim,polisiye tarzı oldukça fazla dizi çevriliyor ortalıklarda.Ama inanın "Eye Candy" bu dizilerden biri değil.

Dizimizin konusu Lindy adında bir hacker'ın kız kardeşini kaybetmesiyle ardından da kayıp kişilerin bulunmasına polis dışında yardım etmesiyle başlıyor.Diziyi izlerken genellikle aklınızda soru işaretleriyle baş başa kalıyorsunuz.En azından ben öyle kaldım.Spoiler vermeden devam ediyorum,Lindy çok yakın bir dostu sayesinde yeni biri bulmak ve de eski sevgilisini bulmak adına bir uygulama indiriyor.İşte işler burada sarpa sarıyor çünkü Lindy bu uygulama sayesinde bir seri katilin eline düşmüş oluyor.Bundan sonra işler ilginçleşmeye ve garipleşmeye başlıyor.




Diziye devam etmemle ilgili bir sürü neden sayabilirim.Öncelikle yakışıklı dedektifimiz bu nedenlerden biri olabilir ya da gerçekten Victoria Justice'i yeni dizisine yakıştırdığımdan da olabilir.Nicledeon hariç -doğru mu yazdım bilemedim şu an- bir kanalda ve dizi de görmek gerçekten hoşuma gitti.
                                                 
Sadece alışılmış bir rolün dışında görmek oyuncuyu kişiyi sarsıyor bazen.Alışması zor oluyor ki bu durumu ben Victoria'da yaşamadım.Rolünün iyi bir şekilde üstesinden geldiğini düşünüyorum.Hatta bu rolünün diğer işlerinden daha kaliteli olduğunu da düşünüyorum.Ayrıca dizi de katil kafanızda en çok soru işareti bırakan unsurlardan biri.Ne yapacağını nasıl bir adım atacağını bilemiyorsunuz.Katilin yüzünü görmek için çıldırıyor ikinci bölümden son bölümün gelmesini istiyorsunuz.Eh tabii ki her istek gerçekleşmiyor.


Özetlemek gerekirse dizi oldukça sürükleyici ara ara sizi gülümseten ve çoğunlukla geren bir dizi.Ama damağınızda öyle bir tat bırakıyor ki diziyi izlemeye devam ediyor heyecanla diğer bölümü açıyorsunuz.Umarım dediğim gibi izler ve direkt bana gelirsiniz.Çünkü dedikodu yapmaya ihtiyacı oluyor bazen insanın eh bu da o anlardan biri ^^ Eğer bu diziye bir izleyici daha kazandırıp dedikodu yapma ihtiyacımın önüne geçebilirsem benden mutlusu yok diyicem ! Öhüm bir sonraki yazıda görüşmek üzere ^^

XOXO


 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS