[KORE DİZİ YORUMLARI] Emergency Couple

11 Eylül 2015 Cuma

Adı: Emergency Couple (Emergency Man and Woman)
Yönetmen : Kim Cheol-Kyu
Bölüm Sayısı : 21
Tür: Romantik Komedi
Başlarından flört etme, evlenme ve boşanma geçtikten sonra aşkın asıl anlamını anlayan bir çiftin hikayesi. Ölümle yaşam arasındaki savaşın olduğu acil servis yaşantısı üzerine kurulu olan dizi, lider ruhlu iki kişinin karakterlerinin daha safiyane bir şekilde gelişmesine yardımcı olacaktır.

Hikaye, daha önceden parçalanmış olayla
rın hastanede yeniden bir araya gelmesini ve bir kez daha gelişmesini ele almaktadır. Güvenilir ve gerçek bir romantik aşkın tıp dizisi konseptiyle kaynaşmasıyla oluşan bir dizi olmuştur.

MERHABA İNTERNET!

   Taslaklarda duran yazılara bakmamla 2014 Mayıs ayında izlediğim bir dizinin yazısını keşfetmem bir oldu.Yani bundan asırlar asıırlar önce izlemiş olduğum bir dizi.Affınıza sığınarak dizinin yorumun şimdi  sizinle paylaşıyorum.Eğer dizisiz kalmışsanız bir de böyle tatlı salak aşık çift arıyorsanız sizi hem çığırınızdan  çıkaracak hem de deli edecek bir dizi sizi bekliyor.


    Emergency Couple çok çok çok beğenerek izlediğim dizilerden biriydi.İzleme sebebim tabii ki de erkek baş rol oyuncusuydu.Baş roldeki oyuncumuzu ilk  The Heirste büyük abi rolünde izlemiş "vuu"larımı tutamamış sonra da bu dizi de oynadığını öğrendiğimde balıklama atladım.Ama diziyi açıp esas kızımızı gördüğümde kapat kapat durumuna geçtim,çünkü okuyucu bir oyuncu bu kadar gıcık olamaz! Ya da ben bir oyuncuya bu kadar gıcık olamam.Veya olamazdım lakin oldum.Gıcık oldum.Ben şey yorum yazıcaktım dimi? Evet yoruma ya da konuya geçeyim.


Çiftimiz bir zamanlar evlenmiş ve sonradan canım cicim ayları geçince anlaşamamış ve boşanmış bir çift.Çocuk -yukarıda gördüğünüz tatlımııız- doktor.Kızımızla o stajyer doktor ve kızda diyetisyenken tanışmışlar ama işler öyle bir reddeye gelmiş ki kız çocuktan ve ailesinden nefret ederek boşanmış.Tabii içinde azıcık his var mı kızımızında çocuğumuzunda var.Ama öylece yollarını ayırmışlar işte.

Kızımız hırs yapıp tekrar Kore de yapılan sınava girip doktor oluyor.Ne kadar manyak biri değil mi okuyucu? Sen git diyetisyen ol sonra doktor olmak için diyetisyen olmayı bırak.İşte akıl akıl gel beni bul durumu kızımızda olmuş.Ben ne diyordum ? Hıh sonra doktor oluyor ve işler burada çığırından çıkıyor.Çocuğumuzla aynı hastanede karşılaşıyorlar! Hem de neyse söylemiyorum zaten ilk bölümlerde nasıl karşılaşmalara denk geliyor kızımız görüceksiniz siz.

O yüzden gidin izleyin çığırınızdan çıkın diyorum.Mükemmel bir dizi hele hele bu havalarda izlenilecek bir dizi bence.Eğer izlememişseniz izleyin,izlediyseniz benimle dedikodu yapın da tanışalım! Her yazıda diyorum diyorum beni umursamıyorsunuz üzülüyorum vallahi.İşin şakası tabi bu.Gidin diziyi izleyin gelin ^^


BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

 Sevgiler,
Vera



Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Cam Şato - Sarah J. Maas | Kitap Yorumu

8 Eylül 2015 Salı

sevgilikitapp'dan alıntıdır.
Kitabın Adı : Cam Şato
Kitabın Orjinal Adı : Throne of Midnigth
Yazarın Adı :  Sarah J Maas
Türü: Fantastik,Genç Edebiyatı,Aşk Hikayesi
Karsınızda Suikastçılar Kraliçesi Celaena Sardothien. Celaena ömür boyu hapse mahkûm edilmişti. Oysa o, eğitimli bir suikastçıydı, benzerlerinin en iyisiydi ama bir hata yapmış ve yakalanmıştı.

Genç yüzbaşı Westfall ona bir teklifle geldi. Celaena, kraliyetin en yetenekli savasçıları ve suikastçılarıyla katılacağı ölümüne bir yarışmada veliaht Prens Dorian'ı temsil edecek.

Yarışmayı kazanırsa kralı korumaya ve sonrasında özgür bırakılmaya hak kazanacak. Ama önce bir biri ardına ortaya çıkan cinayetlerin katilini bulmalı ve hayal bile edemeyeceği bir geleceğe hazırlanmalı.

Herkese merhabalar !

    Sonunda bilgisayarımı açabildim ve sonunda sizin için yorum hazırlayabiliyorum.Uzun zamandır yorum yazmak istiyordum ama kitaplar gerçekten elimde sürünüyorlar YGS-LYS döneminde olduğum için o yüzden hiç bir kitap okuyamıyorum dolayısıyla da yorum yazamıyorum.(Üşengeç Vera'nın halini siz görün artık.Yazının girişini fiii tarihinde yazmış ve bırakmışım devamını yazmayı.Kendimden utanıyorum.Nereye kaçsam ne yapsam bilemiyorum.Yalnız YGS-LYS dönemim bitti hatta üstüne yerleştirmeler bile bitti hatta ve hatta okulum açılıyor bile....Evet biliyorum biliyorum yorum yok.)

  Öncelikle kitabımızın baş karakteri Celaena Sardothien bir Suikastçı ve en azılı Suikastçılardan.Herkesin ismini bildiği ve ismi anıldığında korkulan suikatçılardan.Kadın bir suikatçıdan korkmak nasıl bir durum diyebilirsiniz ki ben kitabı okurken "hadi be yürü kızım Celaena!!" dedim sürekli.Çünkü kızımız tam bir badass.Badass karakterleri seviyorum ve emin olun Celaena bu ünvanı hakediyor.

  Yakın zamanda da ikinci kitabı çıktı serinin.Aslında bu seri acayiiip uzun bir seri ve yurtdışında herkesin alıp bir solukta okuyup bitirdikleri serilerden.Bizde neden kimse doğru düzgün okumuyor,neden seri bu kadar dışlandı anlamıyorum açıkçası.Aslında anlıyorum Yerkara serisi bile bu kadar sevilmişken hala ikinci kitabı çıkmadı.DEX bizi artık önemsemiyor mu ne anlamıyorum...Üzülüyorum ama.

   Neyse konunun dışına çıkmadan Celaena'yı övmeye devam edeyim.Kızımız hem güzel,hem akıllı,hem badass.Yani sizin görmek isteyeceğiniz her şeye sahip bir kız karakter Celaena.Yalnız kitap boyunca ya Celaena'yı destekliyorsunuz ya da yarıştığı kişilere sövüyorsunuz.Empati kurmayın bu kitabı okurken o konuda da uyarayım sizi.Eğer kendinizi yerine koyuyorsanız da akıllıca düşünün ondan sonra kendinizi yerine koyun.

  Uzun zaman bekletip de yorum yazınca böyle oluyormuş demek ki.Benden müsade gidip fii tarihinden kalma yazılarımı kontrol edip taslaktan çıkarayım.

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

 Sevgiler,
Vera



Beni buralarda da bulabilirsiniz;


[FİLM YORUMU] The Man From U.N.C.L.E

5 Eylül 2015 Cumartesi

Filmin Adı: Kod Adı U.N.C.L.E
Orjinal Adı: The Man From U.N.C.L.E.
Filmin Yönetmeni: Guy Ritchie
Oyuncular: Henry Cavill,Armie Hammer
Türü: Savaş (Vurdulu Kırdılı Film)
Guy Ritchie'nin yönetmen koltuğunda oturduğu casusluk filmi 1960'lı yıllarda Soğuk Savaş döneminde geçiyor. Uzun süredir aralarındaki düşmanlık nedeniyle çeşitli olaylarda karşı karşıya çarpışmış olan CIA ajanı Solo ile KGB için çalışan Kuryakin, uluslararası bir suç örgütünü çökertmek için işbirliği yapmak zorunda kalırlar. Bu zorlu davada ellerindeki tek ipucu ise Alman bir bilimadamının kızına ulaştıkları takdirde ilerleyecek olmalarıdır. Dünyanın büyük bir felaketten kurtulması, zamanla yarışmak zorunda oldukları bu göreve bağlıdır. 1960'lı yılların popüler dizisinden uyarlanan filmin başrollerini Henry Cavill ile Armie Hammer paylaşıyor.


MERHABA İNTERNET!

(Yoruma başlamadan önce filmin sountrackı olan bu playlisti dinleyerek okumanızı tavsiye ederim.Zaten çok çok güzel bir playlist hem de sadece bir tıkla açılıyor.Kolay yani.)

Bu gün çok mu çok çok çok güzel bir filmle karşınızdayım.Ama öyle böyle değil mükemmel bir filmle karşınızdayım.Şöyle diyeyim James Bond kadar aksiyonlu ama Pembe Panter kadar komik bir film var karşınızda.Ayrıca aldığım -okuduğum- söylemlere göre seri olucakmış! Pardon zaten seriymiş bu film.1966-1968 yılları arasında çekilmiş dört tane filmi alıııp günümüze uyarlamışlar biz de yeni film diye ağzımızı açıp izliyoruz öyle.Filmin konusuna değineyim mi ne dersiniz? 

Filmimiz nükleer bomba üzerine kurulu.Ama ne nükleer bomba üzerine kurulu bir görseniz! Tüm dünyayı yok edecek türden bir bomba.Ve iki casus.Ah aksanlı casuslardan bizim casuslar bir de! Şöyle diyeyim biz İngilizlerin aksanlarına bayılıyorsak film boyunca "ee yok artık bu ne aksan bolluğu hepsi ayrı güzel!" diyeceksiniz.



Esas kızımız Gaby, bilimadamı olan babasını bulmak ve de nükleer bomba yapmasını engellemek için biri Amerikalı biri Rus -adamımız Alman ama Rus teşkilatıyla çalışıyor- olan iki ajanla anlaşma yapıyor.Buraya kadar her şey güzel değil mi? Hem de naasıl güzel.Ama olaylar o kadar ince bir mizah anlayışıyla işlenmiş ki ironiye mi gülseniz yoksa film komik olduğu için mi gülseniz karar veremiyorsunuz.





  Film boyunca çok fazla hayran kalıncak sahne vardı.Özellikle Ajanlarımızın gizli gizli iş çevirdikleri sahneler.Ya da yarışa gidilen -izleyin görüceksiniz- sahne gibi.Ama en çok güldüğüm ve hayran kaldığım sahne benim aşağıdaki sahne.Çünkü film boyunca Gaby'ye bu gif sayesinde hayran kaldım.Çevikliği,dans edişi ve ah giyimi!




Giyim demişkeeen film günümüzü değil de 2.Dünya savaşı zamanlarını anlattığı için o zamanlara uygun giyinmişti herkes ve filmin dekoru da ona uygundu.O zamanları 90ları seviyorsanız özellikle ayıla bayıla kıyafetleri tek tek inceliyeceksiniz.Hatta size bir sır vereyim benim filme gitme kararlarımdan biri de kıyafet ve fragmanda Gaby'nin taktığı gözlüktü,gidin fragmanı izleyin ne demek istediğimi anlıyacaksınız.

Sözü çok uzatmak istemiyorum.Çok fazla laf kalabalığı yapıp sizi filmden uzatmıyıcam meraklanmanızı ve gidip izlemenizi istiyorum çünkü.Eğer izlerseniz ya da izlemeye karar verirseniz yorumunuzu bekliyorum ^^





BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera



Beni buralarda da bulabilirsiniz;
 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS