[SOĞUK HAVA DOSYASI] Soğuk Havada Yapılabilecek Şeyler

22 Ocak 2016 Cuma

SONUNDA!

En sevdiğim mevsim,gripler ve daha nicesi geldi.Yazı yazda kışı kışta sonbaharı sonbaharda ilkbaharı ilkbaharda seven hatta aşık olan biriyim.Her mevsimin ayrı bir güzelliği olduğunu düşünüyorum.Kışın yazı yazın da kışı özlüyorum.Aslında ben de okuyucularım gibiyim.Çok tipik,tam bir insan örneğiyim.Tabii sizden tek farkım burada bu yazıyı benim yazıyor olmam.Aslında inanın o kadar da zor bir iş değil bu yazıyı yazmak.Sadece "hangi konuda yazsam" diye iki saat düşünüyorsunuz.Ben de böyle karmanın da karması bir yazı yazmayı düşündüm.Size beş madde vericem.Beş maddenin beşi de aklınızı bir güzel doldurucak maddeler olucak.

Açıkçası bu havalarda pek bir bunalım oluyorum.Ama balık burcu olduğumdan mıdır nedir bunalım hallerini hep sevmişimdir,çünkü bunalımdan çıkınca acayiip enerjik çok çok tatlı bir insan oluyorum.Aaa ben ne diyordum bakın yine unutturdunuz.

Hıh beş madde diyordum.Aslında oturdum kara kara maddeleri düşündüm.Biir başlık bulmak çok zor bu konuya,ikiii madde bulmak daha da zor.Çünkü herkese -herkes derken iki cinse de- uygun bir yazı yazmak istiyorum.Tabii olabilirse.Başlayalım bakalım ne kadar zorlanıcam.

Evet bu yazıyı yazdığımı taslaklarda unutup bir buçuk ay sonra tekrar başına oturdum.Lütfen bana bir alkış.Ama bu sefer mükemmel önerilerle geldim.O yüzden beni sevebilir,teşekkür edebilir ve ne kadar harika bir insan olduğumu söyleyebilirsiniz.

Önerilerimin hepsi aslında göz önünde olan ama yapmadığımız öneriler olucak o yüzden hazır olsanız iyi olur,o zaman başlıyorum.

PLUS:Her maddeyi açıklamadım.Zaten bazı maddeleri anlayacağınızı düşünüyorum.


Film izlemek

Ben size şu aralar izlediğim ve beğendiğim filmlerden oluşan böyle bir şey hazırladım.Üçü de çok harika,aklımda kalan filmlerdendi.Keyif alarak izledim.Eğer bunları beğenmediyseniz ve başka film istiyorsanız yorum olarak sorarsanız hemen yardımcı olurum emin olabilirsiniz.

Dizi izlemek

Şimdi açıkçası film önermek kolay geliyor ama dizi önermek çok çok zor geliyor bana.Çünkü Türk/İngiliz/Amerikan/Kore/Tayvan gibi gibi bir sürü örnek geliyor dizi deyince aklıma.Ben önceleri sadece Amerikan ve de İngiliz yapımı diziler izlerken artık her ulusun dizilerini izliyorum diyebilirim.Ama Türk istiyorum derseniz Hatırla Sevgili'yi,Aşk-ı Memnu'yu ve Kaçak Gelinleri izleyin derim.Kore yapımı derseniz Man from the star,Oh my Ghost gibi diziler söylerim.İngiliz derseniz Sherlock derim başka bir şey demem.Amerikan yapımı derseniz de gidin kendiniz bulun o kadar çok dizi yapıyorlar ki bulamamanız manyaklık derim -Gotham diye de eklerim.Başka bir şey demek istemiyorum bu konu hakkında da.


Tasty gibi sayfaları takip etmek


  Açıkçası bu maddeyi yazarken dört beş kere düşündüm.Çünkü bu maddeyi herkes beğenmeyebilirdi.Hatta çoğu kişi yine mantıksızlığımı sorgulayıp benimle alay edebilirdi ama olsundu.Bu tehlikeyi ben göze alarak yazdım.

Konuya geçersek Tasty ya da Proper Tasty -ikisi de farklı şeyler- facebookta kısa kısa videolar paylaşan ve de yemek yapan bir sayfa.Harika yemekler paylaştığını,ağzımın suları aka aka onları takip ettiğimi belirtmem gerekir.Eğer sayfalarını ziyaret etmek isterseniz tık.Bir de çok zor şeyler yapmıyorlar biz bazılarını denedik bile.Hem belki izleyip gaza gelirsiniz

Örgü örmek

  Bu öneri her iki cins içinde geçerli ama siz kızlar daha çok faydalanıp daha çok uygulamaya düşürebilirsiniz bunu.

İşaret dili öğrenmek

Şimdi belki bana hak vermiyor dalga geçiyorsunuz ama bu madde hem sizin için hem vatanımız için hem de engelli olan arkadaşlarımız için çok güzel bir madde.Ben yavaş yavaş youtubedan video izleyerek öğrenmeye çalışıyorum.Aslında bu madde öğrenmek istemeye bağlı olarak basitleşiyor.Sadece beyninizdeki bariyeri kaldırmanız gerekiyor.

Anın tadını çıkarmak.

  Şimdi buralardan bir yerlerden "ulan hava sıcak kızın saçmaladığı şeye bak" dediğinizi duyar gibiyim.Ama bu "Anın tadını çıkarmak" adlı maddem gerçekten sadece farkındalığınızı arttırmak için.Etrafımızda aslında güzel şeyler oluyor ve biz bunları görmüyoruz.Bu maddeyle umarım etrafınızı incelemeye,daha önce fark etmediğiniz şeyleri fark etmeye başlarsınız.Çünkü buna tüm Türkiye olarak ihtiyacımız var.Eh bir de bir kişi bir kişidir.

Araştırmak,yazmak ve bilgilenmeye çalışmak.

Son maddemize gelmişiz bile.Bu maddeyle ilgili söyleyebileceğim tek şey interneti düzgün kullanmanız gerektiği.Kendimi öğretmen gibi hissediyorum artık bu "öğretici" sayılabilecek maddeler yüzünden.Ama haklıyım.Haklı olduğumu siz de biliyorsunuz.Mesela size yardımcı olabileceğini düşündüğüm bir kaç site önerebilirim.



HUH! Uzun bir yazı olduğunu düşünüyorum.Ama zevk alarak,araştırarak ve faydalı olmaya çalışarak yazdım.O yüzden umarım beğenirsiniz.Ve yardımcı olabildiysem yazın lütfen.

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera


Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Tatlı Tehlike - Wendy Higgins | Kitap Yorumu

19 Ocak 2016 Salı

Kitabın Adı:  Tatlı Tehlike
Orijinal Adı: Sweet Peril (#2)
Seri Adı: The Sweet Trilogy (#2)
Yazarın Adı: Wendy Higgins
Yayınevi: Go!Kitap
Türü: Paranomal Aşk
Görevleri, cennetten kovulan iblislere hizmet etmek olan Nefillerden biri olduğunu öğrendiği günden beri hayatı altüst olan Anna, kötülüğe boyun eğmemeye kararlıdır. Ama dört bir yanda kol gezen fısıldayan iblislerin ve acımasız Düklerin dikkatini çekmemek için o da diğer Nefiller gibi çalışmak zorundadır. Bunun için tüm çekingenliğinden sıyrılıp bir parti kızı oluveren Anna artık tüm eğlencelerin aranılan ismidir. Bu şekilde yaşamaktan nefret etse de o, çok büyük bir amaca hizmet edecek olan "seçilmiş kişidir" ve zamanı geldiğinde ona emanet edilen Erdem Kılıcı ile büyük bir savaşa öncülük edecektir. Ama o güne dek kimliğini gizli tutmalı ve toplayabildiği kadar yandaş toplamalıdır. Bunun için kendisi gibi bir Nefil olan Kaidan Rowe'a duyduğu büyük aşkı bile kalbine gömen Anna, bir yandan "kötü kızı" oynarken bir yandan da iblisleri yeryüzünden silmek için ölümcül bir mücadeleye girişecektir.

MERHABA İNTERNET!

Bu gün harika bir kitapla karşınızdayım.Okuduğum zaman bir hafta ağzım açık gezmiş ve sonrasında ise "ayy çok tatlılar ya" şeklinde dolaşmıştım ortalıklarda.Hatta kitap bittiğinde "üçüncü kitabı verin" diye baya ağlanmıştım annemlere.Tabi o zamanlarda üçüncü kitap çıkmamış ve bende alamamış durumdaydım ama çıkınca hemen aldım.Daha okuyamadım blog sakinleri yakında okuyacağım ama yakında sizinle bir yorumunu paylaşırım.

Öncelikle birinci kitaptan ne hatırladığımıza bir bakalım.Anna bir nefilim çıkmıştı,özel bir nefilim ve aynı zamanda da birinci kitabımızda Kaidan Rowe adlı Şehvet Dükünün oğluba aşık olmuştu.Aynı zamanda da işler karışmış,işin içinden çıkalamaz hale gelmişti.Bu yüzden de Anna ile Kaidan'ın yolları ayrılmak zorunda kalmıştı.Açıkçası daha bir sürü olay var ama ben Kaidan ve Anna ikilisini aklımda tutmak istediğim için diğer olayları bulanıklaştırıp onları ön plana çıkarıyorum.Ve daha iyi hatırlamak istiyorsanız yazının sonunda birinci kitabın yorumunu da okuyup birinci kitabı hatırlayabilirsiniz.

Ve ikinci kitabın yorumuna gelirsem.
Ah o ne kitaptı! Bir an başlarda kalbim kaldıramamıştı.Anna ve Kaidan uzaktan uzaktan bakışıyorlar,kavuşamıyorlar...Aşıkların kavuşamamasını okuduk bir süre böyle.Sonra da işler kızıştı.Anna'nın seçilmiş nefilim olmasıyla ilgili kısım çıktı karşımıza.İşte o bölümler daha da güzeldi.Yazar kendini asıl bu bölümlerde göstermiş bence.Marifetlerini de bu bölümlerde konuşturmuşta diyebilirim aynı zamanda.Hayalgücü,anlatım her şey mükemmeldi o kısımlarda.Tek bir şey eksikti bence.Düklerin Anna'nın daha fazla peşinde olmaları gerekiyordu.Tabi bu benim düşüncem sizin düşüncelerinizi bilemem,yorum bırakmadığınız sürece.

Genel hatlarıyla birinci kitabı mı daha çok sevdin ikinci kitabı mı diye sorarsanız direkt düşünmeden ikinci kitap derim.Çünkü beklediğimden daha çok "benlik" bölüm vardı.Ayrıca üstüne de böyle gerilimli bölümler eklenince kitabın tadından yenmedi.Ayrıca kitapların sırasını sonradan baktığımda karıştırıyor da olabilirim.Bu da komik bir bilgiydi bence.

Okumak isterseniz bu da birinci kitabın yorumu.

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera


Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Eksik Parça - Michelle Hodkin | Kitap Yorumu

17 Ocak 2016 Pazar

Kitabın Adı: Eksik Parça 
Kitabın Orjinal Adı: The Unbecoming of Mara Dyer
Serinin Adı: Mara Dyer 
Yazarın Adı: Michelle Hodkin
Yayınevi: Pegasus Yayınları

BBir gün uyandığında son birkaç gününü hatırlayamadığını düşün... Mucizevi bir şekilde kurtulduğun kazada tüm arkadaşlarını kaybettiğini, Ailenin yeni bir sayfa açmak için taşınmak zorunda kaldığını, Kendi geçmişinle ilgili senden daha fazlasını bilen bir çocukla tanıştığını, Tüm yaşadıklarından sonra yeniden âşık olabildiğini, Gerçek olması imkânsız halüsinasyonlar gördüğünü, Aklını kaçırdığından endişelenmeye başladığını düşün. Ne yapardın? Mara Dyer işte bu sorunun cevabını öğrenmek üzere… 

"Mara Dyer'ın unutulmaz bir rüyayı andıran, gizemli ve romantik hikâyesi sizi esir alacak." 
-Cassandra Clare, New York Times çoksatanı Mortal Instruments serisinin yazarı-

"Eksik Parça kara mizah, merak uyandıran gerilim ve samimiyet arasında nadir bulunan bir denge kurmayı başarmış. Bir an kahkaha atarken hemen arkasından korkup tüm ışıkları açarak battaniyenin altına girmek istedim. Michelle Hodkin, tüyler ürperten betimlemeleri ve iç ısıtan romantik sahneleriyle yetenek ve kalitesini gözler önüne sermiş. Daha önce böyle bir roman okumamıştım." 
-Veronica Roth, New York Times çoksatanı Divergent serisinin yazarı-

MERHABA İNTERNET!

Karşınızda 2015'in en çok konuşulan kitaplarından olduğunu düşündüğüm bir kitaplayım.Bu sefer huzurluyum kitabı okuduğum için.O kadar çok yerde görmüş o kadar çok yazısını okumuştum ki artık okumak farz oldu demiştim kendime.Ardından başladım kitabımıza.Direkt konuya girdiğimin farkındayım ama şu aralar sizinle çok fazla konuşasım,dertleşesim var.Sizinle yorum paylaşmakta benim için bir nevi dertleşmek.Evet,ne diyordum? Hah kitaba dönücektim.Kitap o kadar akıcıydı ki aynı akşam başlayım aynı akşam bitirdim.İşlerim olmasına rağmen işlerimi üstünkörü yapıp kitabın başına oturmak için kendime bahaneler buldum.Zaten kitap bence ortalama bir kalınlıktaydı o yüzden daha çabukta bitirmiş olabilirim.Ya da 2015te o kadar az kitap okudum ve bu kitapların güzel olmasına hep dikkat ettiğim için de olabilir.

İzninizle artık kitabın yorumuna başlamalıyım.

Mara Dyer 17 yaşında gayet liseli bir kızdır.Hatta arkadaşının abisine aşık olmak gibi gizli klişeleri vardır kendince.En yakın arkadaşı Rachel ve gruplarına dahil olan yeni kızla beraber çılgınca bir şey yapmak isterler.Daha doğrusu Mara'mız istemez.Arkadaşının abisi yüzünden -evet isimlerini hatırlayamadım,dalga geçmeyiniz lütfen- yapacakları "çılgın" şeye o da katılır.Ertesi gün uyandığında arkadaşlarının öldüğünü ve hepsinin başına tuhaf şeyler geldiğinin farkına varacaktır.Tek fark içlerinden yaşayan tek kişi Mara'dır.

En yakın arkadaşınız öldükten sonra siz de Mara gibi büyük ihtimalle krize girer ve de ne yaptığınızı anlamayacak hale gelirsiniz.Ya da tam tersi hiç etkilenmez bir süre sonra hayatınıza devam edersiniz.Bilemiyorum.Peki başınıza garip şeyler geldiğini nasıl fark edersiniz? Üstüne bir de yaşadığınız yerden taşınıp bambaşka şehirde hayatınıza devam ederken? Mara'nın fark etme etkeni ise Noah oluyor.Muhteşem,harika Noah.Şimdi böyle dediğime bakmayın ben kitapta Mara karakterini daha çok beğendim.Ama Noah'yla Mara'nın birlikte olduğu sahneleri daha çok beğendim.Çünkü Noah Mara'nın -bence- daha iyi biri olmasını sağlıyordu.Kızımız da ay neyse spoiler kısmına gireceği için bunu söylemeyeceğim size.

Kitabı ana hatlarıyla değerlendirirsem,bence tatlı bir kitaptı.Okurken eğlendim,üzüldüm ve yazarımızın duyguları aktarmasına bayıldım diyebilirim.İnce bir ustalıkla yazılmış olduğunu düşünüyorum kitabımızın.Tabi ikinci ve üçüncü kitaplarda da yazarımız bu çizgisinden ayrılır mı bilemeyeceğim.O yüzden seriyi bitirdikten sonra buraya diğer kitapların yorumlarını da bıracağım.Okuyup "aa bak tüm seri güzelmiş" ya da "yazar ilk kitaptan sonra çok bozmuş aynı çizgide ilerleyememiş" diyebiliriz hep beraber.Gerçi ikinci kitabın yorumlarını okuduğum kadarıyla tatlı Michelle Hodkin çizgisinden ayrılmamış.

Hah son bir şey söyliyecektim unutmadan gitmeden söyliyeyim onu da.Kitap hem romantik,hem dram,hem de paranormal olaylar üzerine kurulu bence.Başka insanlar başka şeyler söyleyebilir ama benim çıkarımım böyleydi.

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

[KİTAP TANITIMI] Komik Bir Hikaye - Ned Vizzini

14 Ocak 2016 Perşembe

Kitabın Adı: Komik bir hikaye
Orjinal Adı: Its kind of a funny story
Yazarın ismi: Ned Vizzini 
Yayınevi: Go! Kitap

New York şehri sakinlerinden on beş yaşındaki Craig Gilner hayatta başarılı olmaya kararlıdır. Bunun için de önce doğru liseye, sonra doğru üniversiteye, sonra da doğru işe girmelidir. Ama olaylar hiç de umduğu gibi gelişmez ve Manhattan’ın en zorlu liselerinden birine kabul edilmesiyle birlikte hayatı çekilmez bir hal alır.  Depresyona giren Craig yemek yiyemez, uyuyamaz ve bir gece kendini öldürmeye karar verir.  
İntihar kararıyla birlikte acil servisin yolunu tutan Craig kendi isteğiyle psikiyatri kliniğine yatar ve seks bağımlısı travesti, makasla yüzünü kesen genç kız, yerçekiminden korkan çocuk gibi birbirinden ilginç karakterlerden oluşan hastaların arasına karışır. Craig burada, onu yiyip bitiren endişelerinin kaynağıyla yüzleşme fırsatı yakalayacaktır. 

MERHABA İNTERNET !

   Bu gün muhteşem bir kitap tanıtımıyla karşınızdayım.Muhteşem dedim de aklıma Go! kitap geldi.Ve onların çıkardıkları muhteşem ötesi kitaplar.
   Bir kaç sene önce Its Kind Of A Funny Story diye bir film izlemiştim.Filmi izlediğim an bayılmıştım,tekrar tekrar izleyesim gelmişti.Ardından kitabı var mı diye bakmış ve olduğunu ama Türkçe halinin olmadığını görmüştüm tabii ki okuma hevesim o an kaçmıştı.Çünkü o aralar İngilizce kitapta okumuyordum.-Artık okuyorum ama bu kitap aklımdan çıkmıştı- Ardından geçenlerde twitterda takılırken Go! kitabın duyurusunu gördüm.Acayip heyecanlandım."Çıksa da alsak" moduna girdim hemen.Ve şimdi çıkıyor! Kesin bilgi olarak duyumladım.Siz de benim kadar heyecanlısınızdır umarım bu haber için.

Çıksa da okusak *-* 

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Kocan Kadar Konuş Diriliş - Şebnem Burcuoğlu | Kitap Yorumu

9 Ocak 2016 Cumartesi

Kitabın Adı: Kocan Kadar Konuş Diriliş
Serinin Adı: Kocan Kadar Konuş (#2)
Yazarın Adı: Şebnem Burcuoğlu
Yayınevi: Dex Plus
Türü: Romantik,komedi

"Dişi olan karadul örümceği, erkeğiyle çiftleştikten sonra onu bir güzel yermiş. Yediği erkek sayısı günde yirmiyi bulabilirmiş. Denilen odur ki erkek, sadece yavruları olsun diye kendini kurban edermiş. Bir günde yirmi erkek!Ben bir tanesini bulmaya çalışırken maymun oldum, Allah'ın örümceği günde yirmi erkeği bulduğu gibi bir de mideye indiriyor!"

Çok sevgili Türk kızı, Bir önceki kitapta mevcudiyetimizin ve istikbalimizin yegâne temelinin bir koca bulmak olmadığını anlatmaya çalışmıştım hatırlarsan. O kitapta bana verilen tavsiyeleri hiç uyguladın mı bilmiyorum ama sonunda başıma neler geldiğini gördün. Şunu hiç unutma: sen belli bir yaşa gelene kadar kimileri evlen diye baskı yaparken kimileri de evlenmeni engellemek için elinden geleni ardına koymayacak!Nikâh masasına oturana kadar atlatman gereken çok badire, dahili ve harici çok bedhahların olacak.

Tüm bunlara rağmen akıl sağlığını koruyabildiysen seni gönülden tebrik ediyorum; yüce bir insan, eşsiz bir varlıksın sen Türk kızı! 

HERKESE MERHABALAR !

   Hala yeni yılın ilk günlerindeyiz.Nasıl geçiyor yeni yılınız ? Umarım güzel geçiyordur.Bana gelicek olursak şu bir kaç gün benim için tatildi ve verimli geçirdiğimi düşünüyorum.Goodreads hedefi belirledim,başka hedefler de belirledim kendime.Ve hepsini oturup uygulamaya başladım.2016dan umutluyum.Verimli,güzel bir yıl olucak inşallah.-Bu yazıyı yazdıktan sonra bir kitap daha bitirdiğim düşünülürse kesinle verimli bir yıl olucak!-

   Büyük ihtimalle çoğunuz biliyordur Kocan Kadar Konuş Diriliş yakında vizyona girecek.Ben ilk kitabı okuyup yorumunu yazmış ve ardından filmi çıkınca da filmi izlemiştim.Hem kitabını hem de filmini çok beğenmiştim.Komikti,güldürüyordu insanları.İkinci kitaptan da bu yönden umutluydum.Gülmek istiyordum ve güldüreceğinden emindim.Hele filminin fragmanını izleyince dedim ki kendi kendime "Kesinlikle filmi çıkmadan okumalıyım." sonra işte kitap bir günde hatta iki üç saatte elimde bitiverdi.
   Okuduğuma memnun muyum ? Kesinlikle.Çünkü birinci kitapta okuduğumuz Efsun'la ikinci kitapta okuduğumuz Efsun arasında fark olduğunu düşünüyorum.Açıkçası bu da hoşuma gitti.Karakterimizin gözümüzün önünde gelişmesi.Kimin hoşuna gitmez ki ? Ah bir de Efsun'un yaşadıkları var tabii.Kitabı anlatmadan yoruma geçtim siz de hiç demiyorsunuz ki "Vera ne yapıyorsun?" diye!

  Öhüm öhüm kitabın konusuna gelirsek birinci kitapta Efsun Sinan'a asansörde evlenme teklifi etmişti hatırlarsanız.İkinci kitapta hemen hemen bu noktalarda başlıyor.Sinan'la Efsun bir anda kendilerini evlilik yolunda buluyorlar.Merak etmeyin spoiler vermiyorum! Sadece küçücük bir bilgi veriyorum.Zaten bunu kitabımızın ilk 20 sayfasında anlıyorsunuz.

  Birinci kitapta eğer Efsun ve ailesini sevmişseniz bu kitapta ba-yı-la-cak-sı-nız.Çünkü ikinci kitapta sizi daha çok güldürüyorlar.Hele bazı bölümler yok mu? -burada anlatırken güldüğümü düşünün- Sındırgı'ya giderken götürdükleri hediye....Ay bakın aklıma geldi yine gülesim geldi.Ne diyeceğimi bilemiyorum.Vallahi gerçek olmayacak kadar harika bir aile.Başıma Efsun'un başına gelen şeyler gelse oturup ağlarım ama kız iyi dayanıyor benden söylemesi.

  Üresin ve Türesin'i hatırladınız mı ? Benim bayıldığım iki karakter onlar.Gerçi yazarımız çok yer vermemiş ikinci kitapta da ama ben okurken "ayayayya Türesin ne dedi yaa" diyip bir sürü yerde yarılarak güldüm.Ha ek olarak kitaba yeni giren sizin yeni tanıdığınız karakterler ekleniyor.Ama merak etmeyin Filiz Ali gibi çok seveceğiniz,hayran kalacağınız karakterler onlar.

  Benim kitap hakkındaki düşüncelerim bunlar.Bir de filmini izlemek lazım,hatırlayıpta ona da gülelim istiyorum.Arada zaman da olucak benim için.Oh miiss.

  Bu da ilk kitap hakkındaki düşüncelerim.

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;
Instagram

Kış Okuma Şenliği | 2015-2016

2 Ocak 2016 Cumartesi

HERKESE MERHABALAR !

Çok şaşırdınız değil mi 2016ya yeni girdik ve ben hemen bir yazı paylaşıyorum.Bunun sebebi hep Fatma.Beni öyle bir gaza getirdi ki 2016ya başladığımız gibi bir kitap bile bitirdim.Yani ayağa kalkın ve onu alkışlayın mükemmel bir gaza getirici o.

Fatma'dan bahsetmişken ve başlığa göre ilerleyecek olursam ben ne zamandır şenliklere katılmadığımı fark ettim.Ki şu ana kadar sadece iki kere şenliğe katılmışım.Onları da yazının sonunda paylaşacağım.Ama berbat geçmiş o iki şenlikte.Bu sene öyle olmamasını umuyorum en azından bu şenlikte.Çünkü 2016 benim için biraz daha önem kazansın istiyorum.Dikkatim dağılmasın istiyorum.Özellikle kitaplar konusunda.Eski evime döneyim istiyorum,kitaplarıma.Bu şenlikte bana o fırsatı verecek umarım.O yüzden listeme geçebilirim sanırım artık ^^  Siz de listenizi yorum olarak bırakırsanız çok sevinirim,listelere bakmayı ve de incelemeyi seviyorum farklı fikirler geliyor aklıma.Şimdi ufaktan ufaktan listeme geçelim,ne dersiniz?  





1. Kategori (10 puan): Şenliğimizin destekçisi Yabancı Yayınları'ndan çıkan bir kitap.

Kötü Prensesler - Linda Rodriguez McRobbie (387sayfa)

2. Kategori (10 puan): İsminde kış mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların kış mevsiminde geçtiği bir kitap.

Ali'm - Işıl Parlakyıldız (528 sayfa)

3. Kategori (10 puan): Liseyi başladığınız yıl ödül almış bir kitap veya o yıl ödül almış bir yazardan bir kitap.


4. Kategori (10 puan): Kaç şenliktir listenize alıp alıp da okuyamadığınız o kitap (Şenliğe ilk kez katılanlar içinse kütüphanelerinde en uzun süredir okunmayı bekleyen o kitap)

Kar - Orhan Pamuk (429sayfa)
.
5. Kategori (10 puan): Herhangi bir edebiyat ödülüne aday olmuş ama kazanamamış bir kitap.


6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.

Alice Harikalar Diyarında - Lewis Caroll (108sayfa)

7. Kategori (10 puan): Kitap Ağacı'nın aylık kitaplarından veya herhangi bir Kitap Ağacı kulübü tarafından Kış Okuma Şenliği'ne denk gelen dönemde okunacak bir kitap.

Buna Jules Verne'in bir kitabı dahildi sanırsam.İyice araştırıp yazacağım.
Denizler Altında 20000 Fersah.

8. Kategori (10 puan): Başkasının sizin için seçtiği bir kitap. (Bu kategoride tavsiyelerine güvendiğiniz ve tanıdığınız birine gidip ne okuyacağınızı sorabilirsiniz veya bir yakınınızdan kütüphanenizden okumanız için rastgele kitap seçmesini isteyebilirsiniz. Kendi kendine karar vermek yok).

Siyah Kan - Jean C.G. (458sayfa)

9. Kategori (10 puan): 2015 yılında çıkan bir kitap (Yabancı yazarların kitaplarında Türkçe baskının 2015'te yapılmış olması da yeterli).

The Originals - Julia Plec (303sayfa)

10. Kategori (10 puan): Yazarından imzalı veya yazarından imzalı olmasını isteyeceğiniz bir kitap. (Yalnız gerçekçi olun. İmzalı olmasını gönlünüzden geçirdiğiniz yazarların hayatta olması gerekiyor mesela).

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları - Ransom Riggs (399sayfa)

11. Kategori (10 puan): Bilim kurgu / fantastik kurgu türünde bir kitap.

Günahkar Doğan - Jessica Spotswood (357sayfa)

12. Kategori (10 puan): Siz doğmadan en az 250 yıl önce yazılmış bir kitap.


13. Kategori (10 puan): Hem beyaz perdeye aktarılmış hem de tiyatroya/müzikale aktarılmış bir kitap. 


14. Kategori (10 puan): Türk kadın bir yazardan bir öykü kitabı.

Gülten Dayıoğlu - Tuna'dan Uçan Kuş (175sayfa)

15. Kategori (10 puan): Romantik türde bir kitap.


Bir Gün - Gayle Forman (414sayfa)

16. Kategori (10 puan): Karakterlerinden birinin bulunduğu kitaba isminde geçtiği bir kitap.

Duygu - Işıl Parlakyıldız (...sayfa)
17. Kategori (10 puan): Size hediye gelen bir kitap.

Gülten Dayıoğlu - Parbat Dağının Esrarı (141sayfa)

18. Kategori (Her kitap 5 puan, 4 kitabı da okuyana ekstradan 20 puan, toplam 40 puan): 150 sayfadan kısa 4 kitap.
Instagram kullanıcısı olanlar bilmiyordur belki. Instagramda her pazartesi #kisakitaplarfestivali adı altında kütüphanemizden 150 sayfadan kısa bir kitap seçip o hafta içerisinde okuyoruz. İki etkinliği kesiştirmek için bu kategoriyi koydum.

19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplam 60 puan): İsminde aynı kelimenin geçtiği üç kitap.


20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Yeni yazarları keşfetmek lazım. Kim bilir şimdiye kadar hiçbir kitabını okumadığımız ama çok seveceğimiz ne çok yazar var. Bir Türk kadın, bir Türk erkek, bir yabancı kadın, bir yabancı erkekten olmak üzere toplam 4 kitap okumanız gerekiyor.

Komik Bir Hikaye - Ned Vezzini (438 sayfa)

21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 90 puan): İsmi bir kelimeden, iki kelimeden, üç kelimeden, dört kelimeden, beş veya daha fazla kelimeden oluşan birer kitap.

Kovan - Laline Paull (461sayfa)
Yürüyen Kentler - Philip Reene (351sayfa)
Rüzgarı Dizginleyen Çocuk - William Kamkwamba (380sayfa)
Kurtlara Söyle Eve Döndüm - Carol Rifka Brunt (527sayfa)

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.
Temaları zorlaştırıp kolaylaştırmak sizin elinizde. Bu kategoride herhangi bir edebi türe ilişkin 4 kitap okuyabileceğiniz gibi (örneğin 4 bilim kurgu kitabı), tek bir ülke veya bölge edebiyatına ait (örneğin İngiliz edebiyatı), tek bir yazara ait, tek bir konuya ait (örneğin ölüm temalı kitaplar), tek bir edebiyat ödülüne ait (örneğin Pulitzer ödüllü kitaplar) kitaplar okuyabilirsiniz.
   
Kuşatma ve Fırstına - Leigh Bardugo (447sayfa)
Çöküş ve Yükseliş - Leigh Bardugo (432sayfa)
Tatlı Hesaplaşma - Wendy Higgins (440sayfa)
13 Dönüşümün Ardından - Shannon Delany (464sayfa)

Yaz Okuma Şenliği| 2014
Kış Okuma Şenliği| 2013-2014
Fatma'nın listesini görmek için tık.


BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,




 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS