2016'da Yarım Bırakılan Kitaplar

24 Aralık 2016 Cumartesi


2016 biterken 2017 kapımızı aşındırırken son yazılarımı toparlamak istedim.
Açıkçası yazacağım 7 yazı falan var.2017'ye girene kadar sürekli ve üst üste yazı paylaşırsam şaşırmayın.Türküm ve Türklüğün ilkelerinden birine bağlı olarak son ana sıkıştırıyorum işlerimi.O yüzden sizi şu son bir hafta boğacağım.Tabii vaktim yeterse.Eğer yetmezse bu yazı dizilerim 2017'nin başında devam edecek.

Bu günkü konum ise 2016'da bitiremediğim,yarım bıraktığım kitaplar.Açıkçası zaten çok kitap okumadım.Vaktimi ders,film ve diziyle harcadım bunu kabul ediyorum.Ama yarım bıraktığım kitapların yine de az olması beni mutlu etti.Kitapları neden yarım bıraktığımı tek tek açıklıyıcam.İsterseniz yazıya geçelim? 



İlik - Tarryn Fisher

PDF olarak indirdiğim ve okumak için gerçekten çok çabaladığım bir kitap kendileri.Aslında Tarryn Fisher'ı severim,çünkü şu ana kadar yazdığı kitaplardan hayalkırıklığına uğratan olmadı beni.Ama bu kitap gerçek bir hayalkırıklığı bence.Şimdi hatırlamıyorum kaç sayfa okudum,lakin 100 sayfa kesin okudum ve elimde patladı kitap diyebilirim.Resmen ilerlemedi.Başlangıç güzeldi,sadece gereksiz yere uzatılmıştı.Kim gereksiz yere uzatılmış ve konuya girmeyen kitapları sever ki? Kesinlikle ben değil.

Eğer içinizde okuyan varsa,bir de üstüne bitirebilen durmasın söylesin de tartışalım.


Şeytan'ın Stajyeri - Donna Hosie

Hah bu kitapta ise PDF olarak indirmek değil de çıktığı gibi alma yanılgısını yaşadım.O kadar kötü bir tecrübeydi ki! Gidip aldım diyorum.Hiç gözümü kırpmadan bir de.Keşke bu kitap yerine bir klasik almış olsaydım.Klasik diye okuyamadım derdim hiç değilse,kötü diye değil.Esasen çokta kötü olduğunu da düşünmüyorum kitabın.Sadece bana uymuyordu konusu,karakterler ve daha nicesi.Keşke bu kitap romantik bir kitap olsaydı da ayıla bayıla okusaydım.


Duvarların Dili Olsa - Alice Clayton

Romantik demişken! Bir zamanların popüler kitabı,ki.msenin ağzından düşmeyen ne övgülere sahip bu kitabı da gittim PDF olarak indirip okumak istedim.Üç ay boyunca aralıklarla da okudum.Bir sayfa bir ay,yüz sayfa bir ay şeklinde.Neredeyse bitirme noktasına geldim kiii olanlar oldu,canımdan bezdim arkadaşlar.Yok sürekli aşna fişne peşindeler ya da kız sürekli laf sokacak erkek sürekli laf sokacak ve ayyy seninle olamam aayy olmaz nidaları.Neden kitabı yarıda bıraktığımı anladınız değil mi ? Gereksizdi.Çok gereksizdi.Ortada bir aşk yokken sadece önümüze erotiklik sunulmuştu.Eh bir kitapta atla atla bitmez yani.



Rithmatist - Brandon Sanderson

Sanırım bu kitapla ilgili diyebileceğim tek şey DR ve 9,90 indiriminden almış olduğumdur.Sadece ve sadece 10 sayfa okudum sonrası gözümün önünde bir karaltı.Yarım bıraktım diyemem  okudum da diyemem.Garip yani.Bu kitabı 2017de yine konuşuruz bence.


Seyyah 1  - Terry Hayes

Martı yayınlarından incelemem için gönderilmişti kendileri.Üstünde o kadar çok zaman geçti ki,ne zaman gönderdiler hatırlamıyorum bile.Bu sene içinde okumaya çalıştım ama çalıştığımda en fazla 200 sayfa okuyup devamını getiremedim.Aslında ilerlediğim sürece kitap güzeldi.Fakat bir türlü devamını getiremedim.Kaderimde o zaman okumak yokmuş diyeceğim o yüzden.

Her kitabın okunma zamanı var sözüne çok inanıyorum.2016'da da bu kitapları okumam hatta okumayı denemem bile yanlışmış.Hayırlısı 2017'ye.

Siz hangi kitapları yarım bıraktınız,benim okuduklarımla ilgili ne düşünüyorsunuz? Devam et diyebileceğiniz kitap var mı?

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Sen Bunu Okuduğunda Ben Ölmüş Olacağım - Julie Anne Peters | Kitap Tanıtımı

22 Aralık 2016 Perşembe

Kitabın Adı: Sen bunu okuduğunda ben ölmüş olacağım
Yazarın Adı: Julie Anne Peters
Sayfa Sayısı: 268
Yayınevi: GO! Kitap

Anaokulundan beri diğer çocukların, hatta yetişkinlerin zorbalıklarına maruz kalan ve birkaç kez intihar girişiminde bulunan on beş yaşındaki Daelyn Rice için durum yeni kaydolduğu lisede de pek iç açıcı değildir.Kendini öldürmeye kararlı olan Daelyn, hayatlarını sonlandırmak isteyen insanlar için tasarlanmış, Işığın-İçinden isimli bir internet sitesini keşfeder ve siteye kaydolarak, intihar etmek için 23 günlük geri sayımı başlatır.Derken Santana adındaki genç bir çocuk okul çıkışında onunla birlikte bahçede oturmaya ve onunla konuşmaya başlar. Ama daha önce pek çok kez aynı şekilde kandırılıp alay edilen, hor görülen Daelyn’in insanlara güvenmesi için artık çok geçtir… Öyle değil mi?
Ulusal Kitap Ödülü finalisti Julie Anne Peters bu sarsıcı kitapla, zorbalığın gençleri nasıl uçurumun kenarına itebileceğine ışık tutuyor.

  GO! Kitap’tan çıkacak olan yeni kitapla karşınızdayım.Benim ilgimi çeken kitabın sizin de ilginizi çekeceğini düşünerek tanıtımını sizinle paylaşmaya geldim.Daha önce Komik Bir Hikaye’nin ve Konuş Benimle adlı kitapların tanıtımını,ayrıca yorumlarını sizinle paylaşmıştım.Gençlerin sorunlarını işleyen bir diğer kitabımızda “Sen Bunu Okuduğunda Ben Ölmüş Olacağım” imiş.Siz tanıtımını nasıl buldunuz? Alıp okumak için sabırsızlananlar var mı aramızda o.o

NOT: Kapağı gerçekten güzelmiş. 

 Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

(#2) Haftalık Sinema/Vizyon Yorumları

9 Aralık 2016 Cuma


Size demiştim bu serinin devamı gelir diye.Yazarım ben demiştim.Çünkü işsizim ve sinemaya gitmek için bir sürü param var.Bir üniversite öğrencisi olarak paralarımı sadece sinemaya ve yemek yemeğe harcıyorum.Üstüne kitapta alıyorum tabii.Kitap almayacağımı mı düşündünüz?

Öncelikle gittiğim filmleri bir sıraya soktum.Size de o sırayla aktaracağım.Hepsi gitmeden önce çok merak ettiğim filmlerdi,puanlamamdan da ne kadar beğendiğimi görebileceksiniz.Şu anda da hala vizyonda olan filmler ayrıca bunlar (09/12/16). Aranızda filmleri izlemiş ve sohbet etmek isteyeniniz varsa yorumlara beklerim azıcık çıtlatırız artık.


Fantastik Canavarlar (nelerdir nerelerde bulunurlar?) 

7/10

Filmle ve filmin kitabıyla ilgili bilginiz olduğunu varsayıyorum.Eğer filmi izlemediyseniz bile kulaktan dolma bilginiz vardır.Harry Potter serisini seviyorsanız hele bu filmi izlemeye bile gitmişsinizdir.Öncelikle filmi 3 boyutlu izlediğimi belirtmek istiyorum.O yüzden benim için film biraz daha etkileyiciydi.İkinci de HP devamı niteliğinde sayabileceğim bir film olduğu için daha da etkileyiciydi.Neden 7 puan verdiğimi de merak ediyorsanız,seri halinde yapacakları için filmin sonunu eksik bıraktıklarını düşünmemdi.Mantıklı mı mantıksız mı hala karar veremedim.

Aynı zamanda da bu kadar bonkör puan vermemin sebebi hem konusu,hem de Eddie Redmayne'idi.Oyunculuğu böylesine iyi birinin oynadığı filme düşük puan vermem söz konusu olamazdı.

Filmle ilgili size bir kaç bilgi de çıtlatayım öyleyse; yukarıda da dediğim gibi film seri halinde olacakmış ve filmimizin yönetmeni de HP serisinin Zümrüdüanka Yoldaşlığı,Melez Prens,Ölüm Yadigarları 1 ve Ölüm Yadigarları 2'nin yönetmeni.

Size vereceğim son bilgi ise Fantastik Canavarlar 2'nin vizyon tarihi 16 Kasım 2018 (ABD) olarak belirlenmiş.Bu da demek oluyor ki 2018 Aralığında ikinci filmi izleyebileceğiz.


Doctor Strange

6/10

Bahsedeceğim diğer bir film ise aklımda izlemek yokken kafama esen bir film; Doctor Strange.
Esasen filmle ilgili ne diyebileceğimi bilmiyorum.Puanlarken de bonkör puanladığımı düşünmekteyim.Tamam iyiydi,ama eksikti.Gerçekten eksikti.İzlerken sıkılmıyordunuz ama heyecanlanmıyordunuz bile.Ayrıca filmde bolca mantık hatası da vardı.Dikkatle izlerseniz "mantık hatası" dediğim noktaları siz de anlayacaksınız.

Filmin yönetmeninin aslında "korku filmi yönetmeni" olmasından kaynaklı filmdeki fantastik ögelerin de çarpıtıldığını düşünüyorum.Siz ne dersiniz tabii bilemeyeceğim.

Konu olarak çok güzel,işleyişe gelince becerilemeyen bir film olduğunu düşünüyorum.
Bir de filmin gerçekten sonunun da sonuna kadar kalmadıysanız Thor ile ilgili sahneyi görmediniz ve de ikinci filmle ilgili spoiler almadınız demektir.Bana yazın ve size anlatayım..

Görümce

6/10

En sıcak izlediğim filmde Görümce olsa gerek.Gupse Özay'ın hem oynadığı hem de yazdığı filmi ben baya başarılı buldum.Filmde bol bol güldüğüm gibi sonlarına doğru Gupse Özay'ın duygulanmamızı istediği yerlerde sadece duygusallaşmayıp ağladım da.O bakımdan daha çok sevdim filmi.

Tek eksiğinin ise oyuncular olduğunu düşünüyorum.Tabi Gupse Özay'ı görünce insan herkes onun kadar iyi bir oyuncu olamaz,onun yanındaki oyuncular sönük kalır diye düşünüyor.Nitekim bence doğru da düşünülüyor.

Öhüüm öhüm serimizin bu bölümünden de benden bu kadar.Birinci kısma bakmayı unutmayınız.

(#1) Haftalık Sinema/Vizyon Yorumları

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

6 Aralık 2016 Salı

haydar-colakoglu-yolo-uygulama

Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.

YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.

YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.

haydar-colakoglu

YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor. 

haydar-colakoglu-teb-genel-mudur

Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;

“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.

YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir. 

Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.

haydar-colakoglu-yolo-turkiye

Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.

Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”

GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Uçurtma Avcısı - Khaled Hosseini | Kitap Yorumu

 KİTABIN ADI: UÇURTMA AVCISI
YAZARIN ADI: KHALED HOSSEİNİ
YAYINEVİ: EVEREST YAYINLARI 
SAYFA SAYISI: 375
Emir ve Hasan, Kabil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkârının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur.

Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri, çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır. Sovyetler işgali sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California'ya giderler. Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür. Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasan'ın hatırasından kopamaz.

Uçurtma Avcısı arkadaşlık, ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman. Babalar ve oğullar, babaların oğullarına etkileri, sevgileri, fedakârlıkları ve yalanları... Daha önce hiçbir romanda anlatılmamış bir tarihin perde arkasını yansıtan Uçurtma Avcısı, zengin bir kültüre ve güzelliğe sahip toprakların yok edilişini aşama aşama gözler önüne seriyor.
Uçurtma Avcısı'nda anlatılan olağanüstü bir dostluk. Bir insanın diğerini ne kadar sevebileceğinin su gibi akıp giden öyküsü.

Yorumunu yazsam mı yazmasam mı bilemediğim bir kitaptan merhaba,
Uzun uzun düşündüm bu kitapla ilgili ve bu kitabın yorumunu yazmakla ilgili.En sonunda,kitabı okumamın üzerinden biraz zaman geçtikten sonra kararımı verebildim.Yorum yazıcaktım bu kitap hakkında,evet ama yazacaktım ama bu yorum benim yazdığım yorumlara benzemeyecekti."Ne yönden?" dediğinizi duyar gibiyim.Benzemeyecek çünkü ben bu kitabın konusundan bahsetmek istemiyorum.Ben kitap hakkındaki düşüncelerimden bahsetmek istiyorum size yorumumda ve de yorumum kısa,diğer yorumlarıma zıt olarak çok çok kısa bir yorum olucak.

Kitabı ilk okumaya başladığımda insanların kanını donduran şeylerin ne olduğunu anlamamıştım kitapla ilgili.Yavaş yavaş olaylar çözümlenmeye başlayınca anladım.Ardından insanların neden bu kitabı sevdiklerini anlamadım.Çünkü kitapta  insan bünyesinin kaldıramayacağı olaylar geçiyor.Özellikle çocuklarla ilgili.Khaled Hosseini'nin dünyasına dalarkan hayalgücünün karanlığı beni içine aldı resmen ve kitabı bitirene kadar bu karanlığın içinden çıkamadım.Kitabı bitirdikten bir süre sonra ise ne kadar hatırlamamaya çalışsam da olaylar aklıma sinsice sızmaya devam etti.Ardından da gerçekler.

Kitapta yaşanan olaylar gibi şeyler yaşayan milyonlarca insan var.Onlar seslerini çıkaramıyorlar.Emir ve Hasan gibi.Sadece Khaled Hosseini gibi olaylarını anlatabilecek birilerini,yazarları arıyorlar.

Ne diyebileceğimi gerçekten bilmiyorum.Bu kitabı okuyun demiyorum bu sefer size.Bu sefer diyeceğim şey bu kitabı okumadan önce düşünün,hazır mısınız yoksa değil misiniz?

Yazarın diğer kitapları;

  Sevgiler,
Vera
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS