Ruh Bağı - Richelle Mead | Kitap Yorumu

11 Eylül 2019 Çarşamba

9940430
Kitabın Adı: Ruh Bağı 
Orijinal Dil: Spirit Bound 
Serinin Adı : Vampire Academisi (#5) 
Yazarın Adı: Richelle Mead 
Yayınevi: Artemis Yayınları

AŞKA HER ZAMAN GÜVENDİ

ÖLÜMLERDEN ÖLÜM BEĞENDİ
Rose'un önünde iki seçenek vardı. Ya ölecek, ya öldürecekti. Kalbinin sesini dinledi ve yanlışı seçti. Rose, önce Dimitri'nin doğduğu topraklara, Sibirya'ya, uzun ve talihsizliklerle dolu bir yolculuk yaptı. Ardından St. Vladimir Akademisi'ne döndü. Böylece en yakın arkadaşı Lissa'ya da kavuşmuş olacaktı. Ama Rose'un kalbi halen Dimitri için atıyor ve sevdiği adamın bir yerlerde, hayatta olduğunu biliyordu. Eline bir şans geçmişti oysa...Fakat onu öldürememişti. Yapamamıştı.Şimdi en korkunç kabusu gerçeğe dönüşmek üzere pusuda bekliyordu. Dimitri kanını tatmıştı ve susuzluğu her geçen dakika biraz daha artıyordu. Dimitri, Rose'un peşindeydi. Ölümüne bir kovalamaca! Nefes kesen bir karşılaşma!

MERHABALAR!
Bir kitabı okursunuz ve üzerinde çok zaman geçmemiş olmasına rağmen unutmuşsunuzdur. Fakat hala o kitap hakkında konuşmak istersiniz ya, bu yorumu yazmak için bilgisayar başına geçtiğimde resmen o anı yaşadım. Üzülerek söylüyorum ki kitabı okumamın üzerinde öyle ahım şahım bir zaman geçmemiş olmasına rağmen dönüp baktığımda hafızamdan silindiğini görüyorum. Bunun nedeni belki de serinin beşinci ve altıncı kitaplarını üst üste okumamdandır. Yahut benim balık hafızalı biri olmamdan kaynaklı da olabilir. Düşünmeme rağmen bir cevap bulamıyorum, kusura bakmayınız lütfen. 

Vampir akademisi serisine ilk defa ilkokulda başlamıştım. Yine de ilk kitabını okuyup devam edememiştim. Sonra lise üçte seriye, serinin ilk kitabıyla tekrardan başladım. Ve üniversite son sınıfta serinin kitaplarını okuyup bitirebildim! Benim için resmen çok yıllık bir kitap okuma deneyimi oldu. O yüzden nedense, kitapları okumamın üzerinden çok fazla zaman geçmiş olmasına rağmen yorumlamak istiyorum. Ki büyük ihtimalle yorumumu okuyacak herkes ya şu ana kadar okudu meraktan yorumuma bakıyor ya da ciddi şekilde spoilera açlar. İki olasılıkta eşit gözüküyor! 

Vampir Akademisinin dördüncü kitabı hakkındaki düşüncelerimi okuduysanız direkt beşinci kitapla ilgili düşüncelerime geçebilirim.

Beşinci kitap yine Rose ve Rose'un mantıksız, ukala tavırlarıyla başlıyor. Mantıksız diyorum çünkü önünde gül gibi oğlan Adrian dururken o gidip "Dimitri aşkım yavrum bebeğiiim" diyip yanıp tutuşuyor. Ardından da "ayh ben napıyorum Adrian orada dururken, Dimitri'yi arıyorum" diyip okuyuculara kriz geçirtiiyor. Dördüncü kitapta Dimitri'yle ilgili gerçekleşen Strogoi meselesinden bu yana her sayfada görüyoruz ki Rose kafayı daha da yiyiyor. Dimitri'yi kurtarmak pahasına ne yapması gerektiğini araştırıyor. LISA'YI TUZAĞA DÜŞÜRECEK OLSA BİLE! 

Bir de kitapta Gölge Öpücük'le ilgili bir kaç yeni bilgi ediniyoruz. Bu bilgiler beni şaşırttı mı desem, yoksa sinir etti mi desem bilemiyorum. 

Aslında kitaba karşı çok sitemliyim. Daha uzun olmasını istediğimden mi yoksa serinin bitimine an be an yaklaştığım için mi bilemiyorum. Fakat Ruh Bağı'nı okurken gerçekten seri bittikten sonra seriyi özleyeceğimi hissettim. Bir de yine de Ruh Bağı'nın kurgusunun değil de anlatımının diğer kitaplardan daha da iyi olduğunu düşünüyorum. Ayrıca sonuyla kesinlikle herkesi şaşırttığına da eminim.

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;
Youtube Kanalım (YENİ VİDEO VAR!)

2 yorum:

  1. Kafayı öylesine bulandıran ve sizi ne kadar etkisi altına aldığı satırlarınıza yansımış bir kitap illa ki okunası bir kitaptır. Ben böyle samimi yorumları seviyorum, teşekkürler:)

    YanıtlaSil
  2. Seriyi okuyalı bir üç dört yıl oldu. O yüzden hangi kitapta ne oluyordu tam hatırlamıyordum doğrusu. Yorum sayesinde biraz anımsadım gibi ama.. :) Sadece, özellikle de serinin son üç kitabını soluksuz okuduğumu hatırlıyorum. Kendi türü içinde özgün bir seriydi bence.

    YanıtlaSil

 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS