Big Little Lies | Dizi Yorumu

30 Ocak 2018 Salı

big little lies ile ilgili görsel sonucu

Dizinin Adı: Big Little Lies
Yönetmen: Jean-Marc Vallee
Bölüm Sayısı: 7
Yayınlandığı Kanal: HBO


MERHABALAR!

Uzun zamandır bu dizinin yorumunu sizinle paylaşmak istiyordum.Ama şans tam olarak İtalya'da Venedik'te bir otel odasında otururken bizden yanaymış.Fakat diziyi İtalya da izleyip bitirmedim diziyi yurtta arkadaşımla beraber izledim.Kesinlikle soluksuz izlediğim bir diziydi.Eğer tırnaklarımda oje olsaydı bu diziyi izlerken tırnaklarımdaki ojeyi tek tek çıkartıcağımdan emin olduğum bir diziydi.

Dizinin konusundan ufak tefek bahsetmek gerekirse;
Dizimiz Avusturya'nın bir sahil kentinde geçiyor.İlk sahneleri direkt o kentte öldürülen birinin (?) haberiyle başlıyor.Ve dizi boyunca bu kişinin neden öldürüldüğüne dair olan gizemi çözmeye çalışıyorlar,çalışıyoruz.
Genellikle üç kadın üzerinde kurulu olsa da dizi,aslında kentte yaşayan aileleri ve de çocuklarını konu alıyor.Çocukların okulda yaşadıkları sorunlar ve ne kadar mükemmel gözükürse gözüksün evlerin içinde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor dizi.
Açıkçası eğer afişe dizi hakkında bir şey bilmeden sadece göz gezdirirken bakarsanız size mutluluk verebilecek,pembe bir dizi zannedebilirsiniz.Çünkü benim ilk izlenimim o yönde olmuştu.Ardından arkadaşımla fragmanını izleyince ve de diziye başlayınca gerçekten şoka uğradığımı,hatta merak içinde kaldığımız için iki günde bitirdiğimizi söyleyebilirim.
Bu arada dizi 7 bölümden oluşuyor ve her bölüm neredeyse birer saat uzunluğunda.

Yorumuma geçersek;
Açıkçası bazı sahneleri rahatsız ediciydi,ciddi anlamda rahatsız ediciydi hemde.Dövme sahnesi mi ararsınız,sevişme sahnesi mi ararsınız,tecavüz sahnesi mi ararsınız hepsi dizinin içinde geçiyordu.Sanırım diziyi bu kadar efsane kılan da bu sahnelerdi.Fakat bu sahnelerin uzunluğu bence bazen sıkıcı ve yavan yapmıştı diziyi,hatta ara ara "hadi kim öldü gösteerin artık!" dediğiniz sahneler de vardı.
Sonu hakkında size spoiler vermek istemiyorum ama öldüğüne gerçekten şaşırdığım biri çıktı ölü kişi.Sizde benim kadar şaşırsınız mı sonunda?
Big Little Lies oyunculuklarıyla,unutulmaz sahneleriyle ve de verdiği mesajlarla resmen aklıma kazındı.Özellikle Nicole Kidman ve Shaline Woodley'nin oyunculukları muhteşemdi.
Dizinin ikinci sezonu gelicek mi yoksa sadece bir sezonluk bir dizi miydi emin değilim.O konu hakkında sizi bilgilendiremeyeceğim malesef.

Sanırım dizi hakkında söyleyeceklerim bu kadardı.

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Aforizmalar - Georg Christoph Lichtenberg | #AlıntılarlaKişiliğim

22 Ocak 2018 Pazartesi

MERHABALAR!

Hatırlar mısınız bilemiyorum,yazın #Alıntılarlakişiliğim adlı bir bölüme başlamıştım.Açıkçası daha da devam edemedim o yazıdan sonra.Çünkü bu bölüme uygun kitaplar okumadım,bana kalırsa.Gerçi bu bölüme uygun kitaplar olarak hangi tür kitapları gösterebileceğimi de bilemiyorum.
Ama içimden gelen size ve bana bir şeyler katan alıntıları bu bölümde paylaşmak.O yüzden bu gün sizinle Georg Christoph Lichtenberg'in belirli aralıklarla tutmuş olduğu ve yayıncıların onları toplayıp Aforizmalar kitabı haline getirdikleri kitaptan sevdiğim,örnek aldığım alıntıları sizlerle paylaşacağım.

Yazının altına daha önce bu bölümde yazdığım diğer kitapları da koyucam.İsterseniz onlara da bakabilir onları da okuyabilirsiniz.


"Bir savaş yirmi yıl sürdüyse,pekala yüzyıl da sürebilir.Çünkü böylece savaş bir durum haline gelir:Polemokrasi.Barışı tatmış insanlar ölüp gitmiştir."

"İnsanın yeni bir şey görebilmesi için yeni bir şey yapması lazım."

"Bir çok girişim meyvelerini kendimizde görmek istediğimiz için başarısızlığa uğrar."

"Kınamadan önce sınamalı:Affetmek mümkün müdür?"

"Hep kendini biledi durdu sonunda keskinleşmeden köreldi."


"Beyinleriyle hissediyorlar,kalpleriyle düşünüyorlar."

“Mikroskop aklımızın daha da karışmasına yarar sadece.”

“Kütüphaneler insanın ruhuna fazla dar veya bol gelebilir.”

"Ne yapalım ki bu böyle: İnsanların çoğu akıldan çok modaya uyarak yaşıyor."



1-  Bülbülü Öldürmek - Harper Lee
2-  Beyaz Zambaklar Ülkesinde - Grigory Petrov 


BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

O mu? Bu mu?: Okuma Alışkanlıkları Versiyonu | Pazar 6'lısı

21 Ocak 2018 Pazar



MERHABALAR!

Yine bir haftanın sonuna geldik.Haftasonlarını seviyorum fakat pazarları pek sevdiğim söylemez.Bunun sebebi de hiç bir zaman yeni haftaya hazırlamadığım için olabilir.Genellikle pazar günleri mayışık ve uykulu vaziyette takılan bir blog yazarı olarak yapmayı en sevdiğim şeylerden biri film izlemek,kitap okumak ve dizi izlemek.Ama ama bu günkü konumuz kesinlikle bunlar değil bu günkü konumuz Eslem'in bu hafta bizim için hazırladığı MÜKEMMEL! sorular.

Mimleri çok seviyorum,sadece hiç bir zaman yapacak zaman bulamıyorum.O yüzden pazar 6'lısının bu haftaki konusu bence benim kendime verdiğim bir ödül gibi oluyor.
Buyurunuz sorular ve benim cevaplarım;

uzanarak kitap okumak gif ile ilgili görsel sonucu
1) Kaldığınız yeri belirlerken sayfanın kenarını kıvırmak mı yoksa ayraç kullanmak mı?

Ah! Bir an içim acıdı çünkü sayfa kenarını kıvırmak bana bayağı acı veren bir olay.Hatta kitapta nerede kaldığımı telefonuma,avuç içime bile yazıyorum.Ama kesinlikle sayfa kıvırmayı tercih etmiyorum.O yüzden bu soruya cevabım ayraç olucak.

2) Kitap okurken yemek yemek mi yoksa içecek içmek mi?

Öhüm,gönül isterdi ki hiç biri diyeyim ama ikisi de kitap okurken yapmaktan çok hoşlandığım aktiviteler.Cevabım ikisi de fakat benim gibi olmayın,sonra kitaplarınızın arasında -ebook okumuyorsanız- yiyecek kırıntıları kalabiliyor ya da kitabınız ıslanabiliyor...Tecrübe konuşuyor arkadaşlar.

3) Bir seferde sadece tek bir kitap okumak mi yoksa birden fazla kitap okumak mı?

Önceden aynı anda bir sürü kitap okurdum.Aynı anda derken bir zaman diliminden bahsediyorum.Düşünün ki bir hafta içerisinde iki kitaba başladınız ve bir gün birini diğer gün birini okuyorsunuz.İnanın bana hiç verimli olmuyor.Hafta sonunda elinizde yarım yarım okuduğunuz iki kitap oluyor,yani bir kitap bile değil.Demem o ki 2017de yavaş yavaş kendimi bir kitabı bitirmeden diğerine başlamamaya adapte etmeye çalıştım.Umarım ki bu olayı 2018de de devam ettirebilirim.

4) Uzanarak okumak mı yoksa oturarak okumak mı?

İkisi de.Kesinlikle ikisi de.Hatta kitap okurken değişik şekilde oturma pozisyonları geliştirdiğimi bile söyleyebilirim.Bu konuda bence hepimiz çok yaratıcıyız.

5) Beğendiğiniz alıntının altını çizmek mi yoksa başka bir yere yazmak mı?

Bu soruya da yukardaki soruyla aynı cevabı vereceğim; ikisi de.Aslında her şey o anki ruh halime göre değişiyor.Ve şunu itiraf etmeliyim ki ruh hali çok çabuk değişen bir insanım.

uzanarak kitap okumak gif ile ilgili görsel sonucu

6) Kitapları internetten almak mı yoksa kitapçıdan almak mı?

Hmm aslında kitapçıdan almayı daha çok seviyorum.Ama günümüzde kitapçılar internetten daha pahalıya sattıkları için kitapları malesef internetten almayı tercih ediyorum.Durum bu arkadaşlar,sızlanmanın manası yok..

Bonus sorular

1) Yerli edebiyat mı yoksa yabancı edebiyat mı?

Kesinlikle bu soruya uygun bir cevabım yok.Tamam iyi bir okuyucuyum ama karşılaştırma yapabilecek kadar iyi bir okuyucu da olduğumu düşünmüyorum.Yine de bir cevap vermem gerekirse ikisi de demeyi tercih ederim.

2) Basılı kitaplar mı yoksa e-kitaplar mı?

Kesinlikle basılı kitaplar! Yine de günümüzde piyasa da satılan kitaplar pahalı oldukları için bazı kitapları ebook,ekitap olarak indirip okumayı tercih ediyorum.Çünkü böylelikle para da harcamamış oluyorum,hem de merakımı gidermiş oluyorum.Fakat benim gibi olmayın.Ben kötü örneğim...

Benim cevaplarım bu kadardı güzel okuyucu,kendine iyi bak.

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

okuoku.com kitap alışverişim!

20 Ocak 2018 Cumartesi

MERHABALAR!


Bu gün sizlerle okuoku.com alışverişimi paylaşmak istedim.Fakat normal şekilde değil de videolu olarak paylaşmış olucam.Eğer videomu izlemek isterseniz buyurun;



BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Alışveriş Sepetinizdeki 6 Kitap | Pazar 6'lısı

14 Ocak 2018 Pazar


MERHABALAR!

Bu günkü Pazar 6'lısı konusuna baktınız mı? Muhteşem bir konu resmen! Normalde liste yapmayı çok severim,alışveriş listesi yapmak benim için daha da eğlenceli bir durum bu yüzden.Geçen haftanın konusu bana pek uymuyordu fakat bu haftanın konusu için resmen koşup listemi hazırladım.Zaten ışık hızıyla bitti listem çünkü sadece 6 kitap seçmemiz gerekiyordu.

Bir kitap kurdunun listesinde de her zaman alınıp okunmayı bekleyen kitaplar vardır.Eh işte bunlar da benim listemdeki kitaplar;

çavdar tarlasındaki çocuklar ile ilgili görsel sonucuoliver twist kitap ile ilgili görsel sonucu

Çavdar Tarlasındaki Çocuklar  - J.D. Salinger

Oliver Twist - Charles Dickens 


vampir akademisi 5 ile ilgili görsel sonucuİlgili resim

Vampir Akademisi 5-6 

ölümcül oyuncaklar 5 ile ilgili görsel sonucuölümcül oyuncaklar 6 ile ilgili görsel sonucu

Ölümcül Oyuncaklar 5-6

İnşallah bir gün bitirmemiş olduğum serileri bitiricem.2018 umarım bu hedefim için güzel bir sene olur da hepsini hemencecik okuyup bitirebilirim.Sizin listenizde hangi kitaplar var? Benim listemdeki kitaplardan okuduklarınız var mı? Ayrıca her zamanki gibi Pazar 6'lısı yazınızın linkini  yorum olarak bırakırsanız çok sevinirim! 
Hepinize iyi pazarlar!

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Soğuk Hava Dosyası | İçinizi ısıtacak diziler

12 Ocak 2018 Cuma

MERHABALAR!
Hazır herkesin yavaş yavaş sınavları bitmeye başlamışken sizinle benim listemde uzun zamandır bekleyen,bu kış soğuklarında içimizi ısıtıcaklarını düşündüğüm dizileri paylaşmak istedim.

Yani baştan diyorum ki benim de sizler gibi diziler hakkında bir fikrim yok.Fakat çoğunluğunu dizi zevkine gerçekten güvendiğim arkadaşlarım önerdiler,o yüzden gözüm kapalı listeme ekledim tüm bu dizileri ve listemde kalıcaklar.Sizin paylaştığım diziler hakkında bir fikriniz varsa yahut daha önceden izlemişseniz dizileri nasıl bulduğunuzu yorum olarak bırakırsanız çok sevinirim! Hatta daha da iyisi bana önerebileceğiniz bu tarzlarda dizi (gerçi her tarza açığım) varsa seve seve kabul ederim.Kim bilir belki bir sonraki yazımda sizin önerilerinizden oluşan bir yazımı paylaşırım ^^.

Eğer yazı boyunca sıkılırsanız blogumdaki başka yazılara bakabilirsiniz.

İlgili resim
1-Pushing Daises


İlgili resim
2-Golden Girls

İlgili resim
3-Gilmore Girls 
parks and recreation ile ilgili görsel sonucu
4-Parks and Recreation


will and grace ile ilgili görsel sonucu
5-Will and Grace 

Öhüm öhüm! Sizinle bu yazımda paylaşacaklarım bu kadardı.Okuduğunuz için çok teşekkür ederim.

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Audrey'i Bulmak - Sophie Kinsella | Kitap Yorumu

10 Ocak 2018 Çarşamba

Kitabın Adı: Audrey'i Bulmak
Orjinal Adı: Finding Audrey 
Yazarın Adı: Sophie Kinsella
Yayınevi: Artemis Yayınları

Audrey evden çıkamıyor. Hatta, evin içinde güneş gözlüklerini bile çıkaramıyor. Şey... Göz göze gelmek ve bazı başka şeylerle ilgili "minik" sıkıntıları var da!
Aslında... Ağabeyinin dev ışıklı, çok derinlikli arkadaşı Linus, o kapkara güneş gözlüğü camlarının ardından Audrey'nin hayatına sızmayı başarana kadar "vardı" diyelim. Zira Linus, aynen bir portakal dilimini andıran içten gülümsemesi, samimiyeti ve sırf Audrey ile iletişim kurabilmek için yazdığı komik notlarla genç kızı evden çıkarmayı başarıyor. Yani, Starbucks da bir başlangıçtır sonuçta! Tatlı Audrey, anlayışlı ve şefkatli Linus'un yanındayken en korktuğu şeyleri bile yapabileceğini hissediyor. Hem, kim bilir? Belki de o kara camların ardında güzel bir dünya vardır gerçekten de!
Kıssadan hisse... Kendinizi yok olmuş hissettiğinizde bile gerçek aşk sizi bulabilir ve hayat, bir nedenle her mücadeleye değer bir şeye dönüşebilir. Zaten bu işler her zaman bir bakış açısı meselesidir. Audrey ile birlikte gülmeye, hayal kurmaya ve umut etmeye hazır olun…

MERHABALAR!
Hala 2017 de okumuş olduğum kitapların yorumlarını yazmaya ve bitirmeye çalışıyorum.Biliyorum biraz uzun sürüyor fakat ben yine de eğlenceli olduğunu düşünüyorum.Sizce de eğlenceli değil mi? Sonuçta benim hobilerimden biri blog yazmak,kitap yorumu okumak ve kitap okumak.Hobilerimden biri deyip üç tane hobimi saydım.Yine de siz beni hoşgörün.

Bu gün aslında hiç bloga yorum yazmayı,hatta bilgisayarı açmayı bile düşünmüyordum.Ama yeni yıl hedeflerimden biri her ay kendime hedef koymak ve bu ayın hedefinde bloguma en azından 8 yazı yazmak var.O yüzden kendimi zorlayabildiğim kadar zorluyorum ve tadaa! Buradayım.

Her zamanki gibi lafı uzattım,kusura bakmayın.Hep böyle yapıyorum.Nedense bir yoruma başladığımda tüm özgeçmişimi yazasım geliyor.Tamam tamam artık kitapla ilgili olan bölüme geçicem.

Kasım ayında okuoku.com'dan bir sipariş vermiştim.O zamanlar -ki hala var, 9,90 indirimi vardı.Ben de o 9,90lık kitapların içinden Audrey'i Bulmak kitabını almıştım.Çünkü Sophie Kinsella'yı çok severim,çünkü onun dili de güzeldir,hikayelerinin konuları da.Ardından Christmas tatilinde Almanya'dan Türkiye'ye dönünce Audrey'i Bulmak'ı elime aldım ve okumaya başladım.Başladığım gibi bitti demek isterdim ama o kadar çok işim vardı ki ancak iki günde bitirebildim.Yine de kitap çok sürekleyici,okunası bir kitaptı benim için.

Peki konusundan bahsedelim birazcık;
Audrey adından bir genç kızımızın sorunlarından bahsediyor genel olarak.Fakat kitabın içine girdiğinizde bunun normal,sıradan ergenlik sorunları olmadığını ana karakterimizin yaşadıklarından kaynaklanan sorunları olduğunu öğreniyoruz.Ardından işin içine ailesiyle olan problemleri de geçince bayağı garip olaylar geçiyor Audrey'in başından.

Biliyorum kitabın konusunu size çok yansıtamadım.Yorgunluğumdan mı yoksa kitabın konusunu nasıl anlatacağımı bilmediğimden mi kaynaklanıyor çıkaramadım ama siz beni böyle kabullenin,böyle okuyun lütfen.

Kitapla ilgili söylemek istediğim aslında çok fazla şey vardı.Söylemeye başlarsam spoiler vereceğimden ve sizi kitaptan uzaklaştıracağımdan korkuyorum.Sadece kitabın komik olduğunu,sürekleyici olduğunu ve normal "ergen" kitapları gibi olmadığını söylemem gerek.Sonuçta burada Sophie Kinsella'dan ve onun yazarlık yeteneklerinden de konuşuyoruz.Yani kitap sizi büyük ihtimalle hayalkırıklığına uğratmaz.

Yalnız okurken kitabı "böyle anneler de mi var?" gibi cümleler kurabilirsiniz,lakin ben çokça kurdum.Eh sanırım bu yorumum da bu kadardı,o zaman;

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

#şusıralar Son zamanlarda izlediklerim | filmler,diziler | kasım&aralık ayı

8 Ocak 2018 Pazartesi

MERHABALAR!

  2017'nin Aralık ayında gerçekten kendimi aştığımı söylemeliyim,ki bu durum şu son günlerde de devam etmekte,ama Ocak ayının izlediklerim yazısını bu ayın bitiminde paylaşmayı düşünüyorum.Ne diyordum?Evet,kitap okumadım,okuyamıyorum fakat bu aralar -bence- çok fazla dizi ve film izledim.Bütün bunların sebebi ise yurt arkadaşlarımla beraber Imdb'nin Top 250 listesi testini çözmüş olmamızdan kaynaklanıyor.Listeyi buraya bırakayım,eğer merak ediyorsanız çözersiniz.

  Yazı da her şeyi ayrıntılı bir şekilde listelediğimi düşünüyorum.Filmlerin ve dizilerin konularından bahsetmeyeceğim,sadece puanlarını ve de kendi kişisel yorumlarımı yazacağım çoğu zaman yaptığım gibi.Çünkü bayağı uzun bir liste sizi bekliyor nasıl yazdım ben de bilemiyorum.Artık yoruma geçebiliriz;

FİLMLER

the emperor's new groove ile ilgili görsel sonucu
1-The Emperor's New Groove
Hiç Disney Channel da "Kuzko" adlı bir çizgi diziye denk geldiniz mi bilemiyorum.Fakat ben küçükken sürekli kardeşimle beraber Kuzko'yu izlerdik.Gerçi şu anda isminin "Kuzko" olduğundan da emin değilim ya,neyse.Geçenlerde aklıma şarkısı geldi ve söyledim ardından google da arama yaparken bu filme denk gelince izlemeden geçemedim.Keyifli bir animasyondu.Önerir miyim,öneririm.
Benim puanım; 7/10

İlgili resim
2-Elf 
Arkadaşlarımla "Christmas havasına" girmek için izlediğimiz seçim oldu Elf bizim için.Yanlış anlaşılmasın ben müslümanım fakat onlar hristiyan oldukları için ve de Christmas'ı kutladıkları için ben de onlarla beraber Christmas havasına girdim.Malesef benim için Elf  bir daha izleyeceğim bir film olmadı.
Benim puanım; 5/10
devil wears prada ile ilgili görsel sonucu
3-Devil wears Prada
Aha bir klasik! En azından çoğu kadın için bir klasik olduğunu düşünüyorum.Eğer bu filmi izlemediyseniz gidip izlemelisiniz.Bence bir kadının ya da bir kızın hayatında ne kadar yol katedebileceğini,ne kadar başarılı olabileceğini ve aynı zamanda da iyi ya da kötü nasıl değişebileceğini gösteren mükemmel bir film.Aynı zamanda kitabı olduğunu da söyleyip öyle gideyim,hayır daha kitabını okuma fırsatını bulamadım.(bu arada kitabı da seriymiş.)
Benim puanım; 9/10
bridget jones diary ile ilgili görsel sonucu
4-The Bridget Jones Diary
Yukarıda bahsettiğim film ne kadar kadınların başarısı üzerine kurulmuşsa bence bu film ve kitap serisi de o kadar kadınların "aptallığı" üzerine kurulmuş.Aslında bu filmi izlerken ne kadar eğlensem de kadınlara hakaret dolu yorumlar içerdiğini de düşünmekteyim.
Benim yorumum;4/10

harry potter 2 ile ilgili görsel sonucuharry potter 3 ile ilgili görsel sonucu
5/6-Harry Potter 2/3
Sadece tekrar izlediğimi belirtmek için koydum.İki filmi de yorumlamama ya da puanlamama gerek olduğunu düşünmüyorum.

grinin elli tonu ile ilgili görsel sonucu
7-Fifty Shades of Grey 
Yine aynı şekilde arkadaşlarımla izlediğim bir film oldu.Kesinlikle amaçsızca izlenmiş bir filmdi.
Benim puanım; 4/10

hot fuzz ile ilgili görsel sonucu
8-Hot Fuzz
İtalyan olan yurt arkadaşımın isteğiyle izlenmiş bir filmdi Hot Fuzz.Beğendim mi? Tartışılır.Güldüm mü? Evet bence komik ve güzeldi.Fakat nedense Pembe Panter/Pink Panter'e benzettiğim için pek beğenemedim.Çünkü benim için Pembe Panter'in yeri tamamiyle ayrıdır.
Benim puanım;6/10

İlgili resim
9-Whiplash
Imdb'nin top 250 listesindeydi ve neden izlemeyelim diyip ailecek açtığımız bir film oldu Whiplash.Annem ne kadar garip ve sinir bozucu bulsa da bence türünün başarılı örneklerindendi.Ben izlerken keyif aldım.Gerilmedim demiyorum çünkü izlerken neredeyse sürekli gerildim.Ve filmin sonunda ise "bu muydu?" dediğim için sonuyla ilgili de yorum yapmak istemiyorum.
Benim puanım; 8/10

thor ragnarok ile ilgili görsel sonucu
10-Thor Ragnarok
Marvel'ın filmlerine saygım sonsuz.Blogumda hiç bahsettim mi bilemiyorum fakat ciddi bir Marvel filmi izleyicisi olduğumu düşünüyorum.Hatta bir teste tabi bile tutulmayı göze alabilirim filmleriyle ilgili.Thor Ragnarok'u sinemada izlemeyi çok istemiştim.Kısmet olmadı,Almanya'ya ilk geldiğim günlere denk geldi ve hiç bir sinemada ingilizce alt yazılısını bulamadığım için izlemedim.En sonunda ailecek izleyince yine bir içimden "keşke sinemada izleseymişim" nidası geçti,dediğim gibi yine iş işten geçmişti.Olsun ben izledikten sonra çok beğendim.Komikti,bol kırdılı vurduluydu ve bence neredeyse her sahnesi güzeldi.Thor serisi arasından açık ara en çok bunu beğendiğimi söyleyebilirim.
Benim puanım;10/10

İlgili resim
11-Blade Runner 2049
Bence Ryan Gosling artık kendini daha felsefik daha düşündürücü filmlerde göstermeye çalışıyor.Artık büyüdüm kompleksinden mi yoksa başka bir şeyden mi kaynaklanıyor bunun sebebi bilemiyorum.Yine de kendilerini çok sevdiğimden toz kondurmak,laf kalabalığı yapmak istemiyorum.O kadar laf yaptım ama film benim için cidden kötüydü.Film boyunca o heyecan verici sahnenin gelmesini bekledim.Heyecan verici sahne derken de filmi açıcak,düzelticek olan sahneydi.Fakat gelmedi ve ben beklerken film de bitti.Kısacası gidin başka film izleyin,Blade Runner'ı çok merak ediyorsanız şans verin.Diyeceklerim bu kadardı bu filmle ilgili.

İlgili resim
12-Mother!
Bu film hakkında da o kadar fazla yazılan çizilen yorum gördüm ki anlatamam.Filmi gerçekten bir korku filmi zannetmiştim,izledikçe öyle olmadığını anladım.Mother! kesinlikle felsefik konular barındıran fantastik bir film bana kalırsa.Aksini söyleyen olursa da kanıtlarla gelmesini sahneleri yorumlamasını isteyeceğim kusura bakmasınlar o yüzden.
Yani bu filmi izlemeyin diyorum.Vaktiniz bolsa bile izlemeyin.Gerek yok gerçekten,sadece güvenin bana.

DİZİLER


Friends (8.sezon 1.bölüm )
  Düşünebiliyor musunuz resmen 7 sezon Friends izlemişim.Ekim ayından aralık ayının sonuna kadar.Her sezonun 24 bölüm olduğunu sayarsak gerçekten çok değerli vaktimin çoğunu bu diziye ayırmışım.Pişman mıyım? Hayır.Çünkü erasmusum boyunca yaptığım hatırlayabileceğim,değerli bir hatıra kazandığımı düşünüyorum.

American Horror Story (Murder House/1.sezon/sadece 1 bölüm izledim)
  Önceden AHS'yi izlemiştim,sonrasında öngöremediğim  ve hatırlayamadığım olaylar yüzünden diziyi dördüncü sezonda bıraktım.Yurt arkadaşım AHS'yi gerçekten ama gerçekten çok sevdiği için bir bölüm izlemeye karar verdik.Neden izlediğimi de size açıklamış oldum.Şimdilik tekrar başlayacağımı düşünmüyorum.

The 100 (1.sezon/4 bölüm izledim)
  Yine yurt arkadaşlarımla izlediğim bir dizi.Dört bölümünü beraber izleyip bıraktık,belki ileriki günler de izlemeye devam ederiz.Diziyi sevmediğimi,karakterleri itici bulduğumu da söylemeden bitiremeyeceğim yazımı.

HUH! Ne uzun bir yazı oldu benim için de sizin için de.Emin olun yazarken bayağı vakit harcadım.Aslında daha fazla izlediğim film vardı ancak onları da başka bir yazıda toplamaya karar verdim -ocak ayı izlediklerim.O yüzden şimdilik bu kadar;


BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

Her Şey için Teşekkürler - Tommy Wallach | Kitap Yorumu

7 Ocak 2018 Pazar

Kitabın Adı: Her şey için teşekkürler
Orjinal Adı: Thanks for everything 
Yazarın Adı: Tommy Wallach
Yayınevi: Yabancı Yayınları

“Hiç kimse genç hissetme duygusunun önüne geçemez.”     Parker Santé beş yıldır tek kelime konuşmamıştı. Sınıf arkadaşları parlak gelecekleri için planlar yaparken, o okuldan kaçarak otellerde takılıyor, zaman öldürmek için ise oteldeki konukları izliyordu. Fakat göründüğünden biraz daha büyük olduğunu iddia eden Zelda Toth adındaki gümüş saçlı esrarengiz kızla tanıştığında, uğruna yaşanacak birkaç küçük şeyin daha olduğunu keşfedecekti. New York Times çoksatan yazarı Tommy Wallach’tan ilk ve son aşklara dair sıradışı bir hikâye… 
MERHABALAR!


   2018'e girdik ama benim vücudum ve beynim 2017'de kalmış gibi hissediyorum.Ne işlerime ne de günlük hayatıma tam olarak adapte olamadım hala.Ve inanın bu benim gibi normalde planlı biri için çok zor bir durum.
   Bu gün aslında yorumunu aylar önceden yazmam gereken bir kitapla karşınızdayım.Ciddiyim resmen neredeyse kasımın sonu aralığın başında okudum bu kitabı ve gördüğünüz üzere düşüncelerimi sizinle daha paylaşma fırsatı bulamadım.Kendime biraz sinir olmuyor değilim.Çünkü ne zaman güzel bir roman okusam kitabın yorumunu bloguma paylaşmakta geç kalıyorum,ondan sonra da yavaş yavaş kitaptaki olaylar aklımdan silinmeye başlıyor ve size düşüncelerimle,duygularımı tamamiyle yansıtamıyorum.

  Umudumu kaybetmeyeyim ve yoruma başlayayım!
  *Kitaptan size spoiler vermeden nasıl bahsederim,konusunu nasıl açıklarım bilemiyorum.
O yüzden spoilersız anlatabildiğim kadar anlatmaya çalışacağım.

  Kitabımız bir otelde defterine hikayeler yazan Parker Santé'nin gümüş saçlı bir kızı görmesiyle ve onun çantasındaki parayı fark etmesiyle başlıyor.Kabul edelim gerçekten garip bir başlangıç,bir roman için,fakat güzel bir başlangıç.Ardından esas çocuğumuz gidip kızımızın çantasından parayı çalıyor ve kitap tam da burada ilginçleşmeye başlıyor.Şu ana kadar kitabın normal kitaplar gibi olduğunu düşünmüş olabilirsiniz ama kitabın sonlarına doğru inanın bana fantastik bir hava kazanıyor.Gümüş saçlı kızımız Zelda Fitzgerald farklı savunmalar yapıyor.Ah! Bu kitaptan spoiler vermeden bahsetmek çok zor gerçekten.

  Benim kitapla ilgili düşüncelerime gelirsek; açıkçası başlarda okurken bayağı zorlandım.Bir kaç kere bırakmak istedim,hatta bir kere bıraktım sonra yorumların baskısıyla tekrar okumaya başladım.Tamam kitabın güzel olduğunu kabul ediyorum,sadece abartıldığı kadar güzel olduğunu kabul etmiyorum."Her şey için teşekkürler"i bitirdikten sonra aradan günler geçmesine rağmen aklımdan "vay be ne muhteşem kitaptı!" gibi bir düşünce geçmiyor daha doğrusu aklımdan geçen düşünce; "eh güzeldi ya" tarzı bir düşünce.
 
  Şimdi bana diyeceksin ki "o zaman neden bu yorumu yazıyorsun?".Çünkü eğer bu kitapla ilgili yorumları okuduysan,okuduysanız bir tarz düşünce yapısını görmüşsünüzdür.Benim size kazandırmak istediğim kendi bakış açım.

  Felsefe yapmaya başladığıma göre kitapla ilgili düşüncelerim son bulmuş demektir.O yüzden;

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS