Acımak - Reşat Nuri Güntekin | Kitap Yorumu

27 Kasım 2018 Salı

Kitabın Adı: Acımak
Yazarın Adı: Reşat Nuri Güntekin 
Yayınevi:İnkılap Yayınları 

“Acımak” adlı eseriyle dönemin Türk eğitim yaşantısına ışık tuttu.Kitapları filmlere ve dizilere uyarlanan Reşat Nuri Güntekin, akciğer kanseri teşhisi nedeniyle Londra’ya tedavi olmaya gitti; fakat 7 Aralık 1956 tarihinde vefat etti. Yazarın mezarı İstanbul, Üsküdar’daki Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi. Türk Edebiyatı’nda derin izler bırakan Klasik Edebiyatımızın usta yazarlarından Reşat Nuri Güntekin, ismiyle Türkiye’nin birçok bölgesindeki okul, tiyatro, sokak adlarında yaşamaya devam etmektedir.


MERHABALAR!
En son 6 Ekimde sizinle bir paylaşım yapmışım ve neredeyse Kasım ayını deviriyoruz.Tabii yeni iş,staj ve dersler derken sizinle ilgilenemedim.Resmen öksüz bıraktım blogumu,canım blogum.Tabii ki hepiniz,her bir okuyucum benim için ayrı yerlere sahip.Demem o ki sizi düşünmeden tek bir günüm geçmedi.Yeni bir seriye başlarken,bir film izlerken,kütüphaneye gittiğimde ve bir kitap bitirdiğim de aklımda hep sizler vardınız.

Kütüphane demekle iyi ettim çünkü bu kitabı da yazın -evet taaa yazın- kütüphaneden alıp okudum.İlk başlarda okumaya pek hevesli değildim,fakat goodreadste "okuyorum" olarak eklediğimde Gözde görüp hemen yorum attı "çok seveceksin eminim,ben de sevdim" gibi bir cümle kurmuştu sanırsam.Ben de Gözde'nin kitap zevkine çok güvenirim,onun tavsiyesiyle okuduğum kitaplar genelde bayağı beğendiğim kitaplardır,o yüzden direkt kitaba daldım.Daldım ama 130 sayfalık incecik bir kitap Acımak,bu vesileyle de çok ama çok çabuk bitti.

Konusundan biraz bahsetmek gerekirse; öğretmenlik yapan Zehra Hanım'a bulunduğu ilçe de bir kişi tarafından babasının ölmekte olduğu,çok zor durumda olduğu ve onu görmek isteyip istemediği soruluyor.Zehra öğretmen küçükken hep annesi ve anannesi vesilesiyle babasından nefret edilerek büyümüş bu yüzden de babasını görmek ne kelime babası olduğunu bile inkar ediyor.Tabii etrafındaki  çok saygıdeğer diğer kitap kahramanlarımız Zehra öğretmene yaptığının yanlış olduğunu ve de gidip babasını son bir kez de olsa görmesini en azından aklındaki düşünceleri söylemesini tembihliyor ve sayın okuyucular kitabımız da bu noktada başlıyor.

Ah ah! Ne güzel bir romandı.İncecik,öz be öz ve de akıcı.Bir okuyucunun tüm hayalini kurduğu özelliklere sahipti; akıcı bir dil,düşündüren fakat net bir şekilde anlatılmış bir hikaye ve bittikten sonra kitabın okuyucunun ruhunda bıraktığı his.
Övmeme gerek olmamasına rağmen kitabı övmek,yüceltmek istiyorum.Çünkü Reşat Nuri dönemine göre -bu arada ben yenilenmiş Türkçe versiyonunu okudum- harikalar yaratmayı,kişilik tahsillerini,karakterlerin iç dünyasını bize çok başarılı şekilde aktarmış.

Eh diyeceklerim bu kadardı.Ki zaten anlattıkça anlattım.Uzun süre kitaplardan bahsetmeyince,bloga bir şey yazmayınca böyleler oluyor,napalım.Bir de yazıyı bitirmeden Gözde'nin yorumuna bakmanızı da öneririm.

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE!

  Sevgiler,
Ecrin
Beni buralarda da bulabilirsiniz;

 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS